Rapor bilimsellikten uzak
Çanakkale Kent Konseyi Genel Kurulu’nda görüşülen çevre raporu tartışma konusu oldu. Bilimsellikle alakası olmayan ve birçok eksiği bulunan raporun sadece Kirazlı’daki madeni ele alıp eleştirmesi tartışmaya neden oldu. Çanakkale Çevre ve Doğa Dernekleri Federasyonu Başkanı Bünyamin Nami Tonka, raporun eksiklerini ve eklenmeyenleri tek tek kurulda açıkladı.
Kent Konseyi genel kurulunun gündemi yine madencilik ve Kirazlı’da devam eden altın madeni arama çalışmaları oldu. Burada çevre ile ilgili sunum yapıldı. Sunumda ele alınan rapor ise tartışma konusu oldu. Aynı zamanda Kent Konseyi yönetiminde bulunan Çanakkale Çevre ve Doğa Dernekleri Federasyonu Başkanı Bünyamin Nami Tonka, raporu ağır bir dille eleştirdi. Raporun Çanakkale genelindeki çevre sorunlarından ziyade sadece Kirazlı’da yapılan maden arama çalışmaları ile ilgili olduğunu ve bilimsellikten de uzak olduğunu ifade etti.
Tonka, raporun, bilimsellikten uzak olduğunu, yüzey araştırmaları açısından arkeolojik değerler sayılırken yanlış bilgi verildiğini, Çanakkale 'de 167 tane antik kent olduğunu, bu raporda sunulan bilginin yanlış olduğunu söyledi. Raporun, çevre etkileri açısından, toksikolojik özellikler açısından boş olduğunu da belirten Tonka rapordaki yanlışları ve doğrusunu şöyle ele aldı; “
Ayrıca, Ormancılar derneğinin açıklamasıyla arazide, ÇED Raporuna göre 13500,Tema'ya göre 195 000,ve Ormancılar Derneğine göre 350 000 ağaç kesilmiştir.
Orman Baş Müdürlüğü'nün ifadesine göre yaklaşık 1 100 000 metreküp ağaç kesildiğini, maden sahasında kesilen ağacın 20 000 metreküp olduğunu söylemişti... Yani Orman Teşkilatı şu an da kesimlere devam ediyor ve şimdiye kadar kesilen ağaç miktarı, maden sahasının 55 katı büyüklüğünde olduğu görülmektedir... O zaman, Ormancılar derneğinin ifadesine göre, Çanakkale ' de kesilen ağaç 19 500 000 kadar olmaktadır...
En iyi ihtimalle 15 milyon - 16 milyon aralığındadır.
Devletimiz, büyük bir kampanya yaparak 11 000 000 ağaç dikme çalışması yapmıştır... Dikilen ağaç sayısı Ormancılar Derneğinin sayısının neredeyse yarısı kadardır... Bu düşündürücü bir rakamdır... Ezbere ağaç rakamı vermemek gerekir...
Endemik bitki açısından sadece maden sahasında var, başka yerde yok gibi bir intiba doğmuştur. Bu endemik bitki araması, mesela, Yukarı Şapçı ve Aşağı Şapçı köyleri arasında yüzey araştırması yapılsaydı hangi sonuçlara ulaşılırdı... Bunları da düşünmek gerek...
Yani başka yerlerde yüzey araştırması yapılmadığı görülmektedir. Yani rapor bu anlamda da bilimsellikten uzaktır...
Yine, maden sahasının çevresindeki beş köyün içme suları ağır metel içermektedir. Bu yörede, Alzaymer ve Parkinson hastalıkları var mıdır? Ayrıca, bu yörenin su tahlilleri yapılmış mıdır? Bu yörede, son 10 yılda ölümlerin sebepleri incelenmiş midir? Bu konuda rapor bomboştur...
Raporda, Lapseki - Şahinli altın madeni faaldir.Siyanür kullanmaktadır... Bu altın Madeni de, Atikhisar su toplama havzasında çok yakındır... Bu maden için hangi protestolar yapılmıştır... Bu maden için hiçbir sözümüz yoktur... Türkiye'de 450 000 ton siyanür kullanılıyor... Bunun 20 000 tonu madencilikte kullanılıyor. Diğer 430 000 ton nerelerde kullanılıyor, bu konularda bir çalışma yapılmamış...
Yine, madenler sayılırken FETÖ' nün iki Madeni de var ve bunlar, Sarıçay' ın içinde, Serçeler Köyü çevresinde... Bu madenler niçin raporda yoktur... Bu madenler, şu an TMSF'de bulunuyor... Raporda, Fetö'nün madenlerini yazılmaması... Kasıtlı mıdır? Bir, korumak amacı mı var? Anlamakta zorlanmaktayım...
Yine, Jeoloji Mühendisleri Odası' nın raporu hiç görülmemiş... Ayrıca, Maden Mühendisleri Odası'nın raporu hiç görülmemiş...
Tarım meselesinde en son 2013 yılında bir rapor yazılmış... Daha sonra, bir çalışma yapılmamış...
YANİ, RAPOR BOMBOŞ VE BİLİMSELLİĞİ ÖNCELEMEYEN BİR YAPIYA SAHİP
En çok üzüldüğüm konu, en son 9. Beş Yıllık Kalkınma Planı incelenmiş, aradan 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı geçmiş, bu yıl da 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı na göre, devlet 2023 yılı sonuna kadar yapacaklarını yazmış... Bu planın 499 ve devamı maddeleri Madenler üzerinedir... Burada, maden mevzuatının basitleştirileceği, teşvikler verileceğini, 2023 yılına kadar GSMH'nin 0,85' ini sağlayan madenciliğin, 1,25 seviyesi çıkarılacağı ifade edilmektedir... Yani, madencilik sektörüne. %50'ye varan bir destek artışı gözlenmektedir... Bu konularda da rapor boştur... 9.Beş Yıllık Kalkınma Planından 11. Beş Yıllık Kalkınma Planına gelinememiştir...
Yine, tarım politikaları açısından tarım arazilerinin ranta açılmasında, Ezine, Kepez, Çanakkale, Lapseki, Biga belediyeleri açısından riskler vardır... Bu belediyelere tarım arazilerini kurtarmak için görüşlerimiz iletilmiş midir? Bundan da bu raporda bilgi yoktur...
AĞIR KOKU VAR
Çanakkale ' de Kepez' den, Eski Müze'ye kadar ağır bir koku vardır... Biz suyu önemsiyoruz ama, hava kalitemizi hiç düşünmüyoruz... Şehrimiz kokulu şehir oldu... Başka konular da var.
Rapor, bilimsel bilgiyi öncelemeyen bir rapordur... Daha önce Çevre Meclisi'nde söylediğim noksanlıklar da dikkate alınmamış. Bu rapor çok zayıf bir rapordur.”
GÖKHAN: KOKUNUN SEBEBİ LODOS
Raporun okunduğu ve ele alındığı toplantıda yer alan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, bu konuların gündeme gelmesinden memnun olduğunu belirterek, koku konusunun lodos havalarda, kıyıya vuran yosunlardan kaynaklandığını ifade etti. Aspestli borular konusunda Sosyal Konutlar bölgesinde yüzde 2'lik bir bölümde olduğunu belirten Başkan Gökhan, “Bunu Çevre Bakanlığı'nın yaptırdığını, Aspest' in hava yoluyla bulaşacağını ve kanser yapacağını, aspestli boruların sağlığa zararının olmadığını ifade etti.
Daha sonra rapor oylandı.
Bünyamin Nami Tonka