Çanakkale'de sanatı geniş kitlelerle buluşturan Uluslararası Çanakkale Bienali, bu yıl kentin nabzının attığı noktaları merkeze alıyor. 10. kez sanatseverlerle buluşan bienal, eserleri klasik kapalı alanlarla sınırlamak yerine şehrin nefes aldığı, günlük rutinlerin yaşandığı alanlara yerleştiriyor. Bu kapsamlı yayılma stratejisiyle, sanatın toplumun her kesimiyle anlık ve doğrudan temas kurması amaçlanıyor.
Bienalin alternatif sergi rotasında, Çanakkale'nin denizle kurduğu köklü bağın en canlı ve hareketli noktalarından biri olan Balıkhane dikkat çekiyor. Balıkhanenin günlük telaşı, sanat eserleriyle harmanlanarak farklı bir atmosfere bürünecek. Şehrin ticari kalbinin attığı çarşı içinde konumlanan ve kültürel belleğin önemli izlerini taşıyan Mavi Ev ise, tarihi dokusuyla sergiye ev sahipliği yapacak bir diğer durak olarak belirlendi.
Kamusal alana yeni dokunuş
Sanatı sokağa taşıma vizyonunun bir yansıması olarak, şehrin en yoğun toplanma alanlarından biri olan Cuma Pazarı'na komşu bir park da etkinlik rotasına dahil edildi. Bu park alanı sadece geçici bir sergiye ev sahipliği yapmakla kalmayıp, kente kazandırılan yeni bir kamusal sanat eserinin de kalıcı merkezi olacak. Bölge sakinleri ve pazara gelen vatandaşlar, günlük koşturmacalarının tam ortasında sanatla iç içe olma fırsatı yakalayacak.
Sanayiden sanata uzanan köprü
Geleneksel mekan algısını kıran en dikkat çekici noktalardan biri de ASTİM sanayi bölgesi oldu. Yeni kuşak sanatçıların ve tasarımcıların yaratıcı enerjilerini bir araya getiren bir kümelenme alanı olan ASTİM, bienalin yenilikçi yüzünü temsil edecek. Endüstriyel alanların sanatsal üretimle buluştuğu bu bölge, katılımcılara üretimin ve sanatın nasıl bir arada var olabileceğine dair farklı bir perspektif sunacak.
Hasan Sami Er