Gündem

Limni'nin Çanakkale Savaşlarındaki Kritik Rolü

Çanakkale ile Limni Adası arasında son dönemde başlatılan karşılıklı feribot seferleri, kentin gündemine yeni bir turizm alternatifi kazandırmanın ötesinde, adanın Çanakkale Savaşları sırasındaki kritik tarihi rolünü de yeniden gün yüzüne çıkardı.

Ege sularında iki yakayı birbirine bağlayan yeni ulaşım ağı, geçmişin derin izlerini de taşıyor. Son dönemde Çanakkale ve Limni arasında başlayan feribot seferleri, adayı bölge halkı için popüler bir seyahat noktası haline getirdi. Ancak Limni'nin Çanakkale için taşıdığı anlam, deniz, kum ve güneşin çok daha ötesine uzanıyor. Ege'nin bu sakin adası, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Çanakkale Boğazı'na yönelik harekatların merkez üssü önemli bir tarihi mirasa sahip.

Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri'nin Çanakkale Boğazı'na yönelik saldırılarında ana askeri üs olarak kullandığı Limni Adası, Osmanlı İmparatorluğu'nun fiilen sonunu getiren Mondros Ateşkes Antlaşması'na ev sahipliği yaptı. Savaş meydanında aşılamayan boğazlar, bu adada atılan imzalarla işgal donanmalarına açılırken; Limni bugün hala o dönemin izlerini taşıyan Anzak mezarlıklarını topraklarında barındırıyor.

Ege Denizi'nin kuzeyinde yer alan Limni Adası, Birinci Dünya Savaşı yıllarında tarih sahnesinde kritik bir rol üstlendi. Stratejik konumu nedeniyle İtilaf Devletleri tarafından Çanakkale Boğazı'nı ele geçirmek ve nihayetinde İstanbul'u işgal etmek amacıyla ana askeri harekat merkezi olarak kullanıldı. Adanın bu askeri işlevi, sadece lojistik bir destek noktası ve asker sevkiyat alanı olmakla kalmadı; aynı zamanda bir imparatorluğun çöküş sürecini başlatan tarihi bir anlaşmanın da mekanı oldu.

Agamemnon zırhlısındaki tarihi kırılma

Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Anadolu topraklarının tam kapsamlı işgaline kapı aralayan en karanlık belgelerden biri olarak tarihe geçti. Yunanistan sınırları içindeki Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda demirli bulunan İngilizlere ait Agamemnon zırhlısında gerçekleşen görüşmeler sonucunda varılan mutabakat, son derece ağır şartlar barındırıyordu. Osmanlı İmparatorluğu'nu temsilen Bahriye Nazırı Rauf Bey ile İtilaf Devletleri adına İngiliz Amiral Calthorpe'un imzaladığı metnin en yıkıcı kısmı ise meşhur 7. maddeydi. Bu kritik madde, İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durumun ortaya çıkması bahanesiyle, istedikleri her stratejik noktayı mazeretsiz işgal etme hakkı tanıyordu. Böylece Anadolu'nun dört bir yanının düşman tarafından fiili olarak ele geçirilmesi için gereken hukuki zemin tek bir maddeyle hazırlanmış oldu.

Savaş meydanından masaya

Mondros'ta alınan bu kararların sonuçlarından biri de Çanakkale cephesinde yaşananlardı. Bilindiği üzere 18 Mart 1915'te İtilaf donanmasının boğazı geçme girişimi, kahraman Türk askerinin göğsünü siper etmesiyle durdurulmuştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının destansı direnişiyle aylar süren kara savaşlarında düşmana geçit verilmemiş, askeri bir deha ile tarihe altın harflerle geçen bir direniş sergilenmişti. Ancak cephede tırnak kazıyarak kazanılan bu muazzam zaferin sonuçları, Limni Adası'nda kurulan diplomatik masada kaybedildi. Mondros limanında atılan o mutabakat imzalarının ardından, devasa savaş gemileriyle ve top atışlarıyla geçilemeyen Çanakkale Boğazı herhangi bir direniş gösterilmeden İtilaf donanması tarafından aşılarak,  İstanbul Boğazı'na demir atıldı ve başkentin ve vatan topraklarının fiili işgalini doğrudan başlatmış oldu.

Limni topraklarındaki Anzak mezarlığı

Limni Adası'nın Birinci Dünya Savaşı'ndaki işlevi askeri harekatların planlanması ve anlaşmaların imzalanmasıyla sınırlı kalmadı. Gelibolu Yarımadası'na yönelik başlatılan büyük kara harekatında adaya önceden konuşlandırılan Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Hintli askerler, cepheye doğrudan Mondros Limanı'ndan sevk ediliyordu. Aylarca süren şiddetli kara savaşlarında yaralanan binlerce İtilaf askeri, tedavi edilmek üzere tekrar adadaki sahra hastanelerine getirildi. Ancak bu askerlerin önemli bir kısmı aldıkları ağır yaralar ve dönemin tıbbi yetersizlikleri nedeniyle kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bugün Limni Adası sınırları içindeki Mondros kasabası ve Portianu (Portianos) köyü yakınlarında bulunan Mondros Müttefik Mezarlığı, bu kayıpların son istirahatgahı konumunda. İçerisinde 148 Avustralyalı ve 76 Yeni Zelandalı Anzak askerinin kabrini barındıran bu tarihi mezarlık, her yıl Gelibolu'daki törenlerle eş zamanlı olarak düzenlenen anma programlarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Atakan Alkış