Koza AŞ tarafından yürütülen altın madeni faaliyetlerinin Atikhisar Havzası’nda çevresel riskler oluşturduğunu belirterek, “Bu baraj sadece bir su kaynağı değil; çocuklarımızın geleceği, toprağımızın bereketi, yaşam hakkımızdır. Dünyanın hiçbir yerinde bir kentin tek içme su kaynağının dibinde böyle bir madencilik faaliyetine izin verilmez. Altın için suyumuzu riske atamayız, maden için geleceğimizi feda edemeyiz” dedi.
Açıklamasında olası çevresel tahribatın bedelinin doğrudan Çanakkale halkına yansıyacağını ifade eden Çağlayan, “Bu risk bile başlı başına yeterlidir. Yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz: Çanakkale’nin tek içme su kaynağı üzerinde hiçbir ticari faaliyet, kamu yararının önüne geçemez” ifadelerini kullandı.
Çağlayan, tüm Çanakkalelilere, sivil toplum kuruluşlarına ve çevre örgütlerine çağrı yaparak, Atikhisar Barajı’na ve Çanakkale’nin geleceğine sahip çıkılması gerektiğini belirtti. “Bu mesele siyaset üstüdür, bu mesele yaşam meselesidir. Unutmayalım: Su varsa hayat vardır” diyen Çağlayan, barajın korunması için kamuoyunun bilinçli ve duyarlı olmasını istedi.
Yetkililerin, hem çevre hem de insan sağlığı açısından alınacak önlemleri acilen gündeme alması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, Atikhisar Havzası’nda yürütülen madencilik faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Atakan Alkış