Prof. Dr. Odabaşı, keşfedilen türlerin tamamının daha önce tanımlanmamış ve yalnızca bu coğrafyaya özgü canlılar olduğunu belirtti.
Türkiye’nin 25 farklı tatlı su havzasında araştırmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Odabaşı ve ekibi, özellikle Kaz Dağları ve Çanakkale çevresindeki su kaynaklarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Odabaşı, ağırlıklı olarak tatlı su ekosistemlerinde yaşayan salyangoz türleri üzerine çalıştıklarını ifade ederek, bu canlıların ekosistem sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
“BİYOÇEŞİTLİLİĞİN EN NET GÖSTERGESİ”
20 yılı aşkın süredir Anadolu’nun farklı bölgelerinde araştırmalar yaptıklarını dile getiren Prof. Dr. Odabaşı, “Anadolu coğrafyası, iklimsel ve jeolojik çeşitliliği sayesinde çok zengin bir biyoçeşitliliğe sahip. Yaptığımız çalışmalar sonucunda, özellikle Kaz Dağları ve Çanakkale bölgesi başta olmak üzere toplam 29 yeni endemik türün taksonomik tanımını gerçekleştirdik. Bu türlerin tamamı bilim dünyası için yeni” dedi.
“KİRLİLİĞİN ERKEN HABERCİSİ”
Çalışılan canlıların yumuşakçalar (Mollusca) grubuna ait gastropodlar, yani salyangozlar olduğunu belirten Odabaşı, bu türlerin ekosistemde “gösterge canlı” olarak değerlendirildiğini söyledi. Odabaşı, “Bu canlılar genellikle fark edilmeyen, suyun içinde gözden uzak alanlarda yaşayan türlerdir. Ancak ekosistemde üstlendikleri roller hayati öneme sahiptir. Çevresel kirliliğin erken tespiti açısından önemli veriler sunarlar ve ekosistem sağlığının korunmasında kilit rol oynarlar” diye konuştu.
“EN TEMİZ SU KAYNAKLARINDA ÇALIŞIYORUZ”
Araştırmaların genellikle yüksek rakımlı akarsular ve kaynak sularında yapıldığını aktaran Prof. Dr. Odabaşı, saha çalışmalarının ardından titiz bir laboratuvar sürecinin başladığını ifade etti. Odabaşı, “Toplanan örnekler laboratuvarda detaylı şekilde inceleniyor. Birçok morfolojik kriter değerlendirilerek literatürdeki benzer türlerle karşılaştırmalar yapılıyor. Hiçbir türe benzemediği kesinleştiğinde, o canlı yeni bir tür olarak bilim dünyasına kazandırılıyor” dedi.
Hasan Sami Er