Gündem

Assos Antik Kenti Yakınında Jeotermale Yargıdan İzne tepki

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, dünya mirası Assos Antik Kenti’ne yakın bir bölgede planlanan jeotermal kaynak arama projesine ilişkin mahkeme kararına sert tepki gösterdi.

Dernek, Bakrom AŞ tarafından Büyükhusun köyünde açılmak istenen jeotermal proje için verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali talebiyle açılan davanın reddedildiğini duyurdu.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, söz konusu projeye karşı yöre halkıyla birlikte 2018 yılından bu yana mücadele edildiği belirtildi. İlk ÇED sürecinin 2018 yılında başlatıldığı, 2019’da verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının açılan dava sonucunda, bilirkişi raporları doğrultusunda iptal edildiği hatırlatıldı. Ancak şirketin 2022 yılında yeniden ÇED süreci başlattığı, bu kez 2024’te “ÇED Olumlu” kararı verildiği ve bunun da Assos Dostları grubundan 148 davacı tarafından yargıya taşındığı ifade edildi.

İkinci dava kapsamında yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinde de raporların davacılar lehine çıktığı, bilirkişilerin projeye ilişkin “Bu proje bu yörede uygulanamaz, ÇED Raporu uygun değildir” yönünde görüş bildirdiği aktarıldı. Buna rağmen mahkeme heyetinin, bilirkişi raporlarına itibar etmeyerek davayı reddettiği belirtildi.

Açıklamada, mahkemenin kararını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 198 ve 282. maddelerine dayandırdığına dikkat çekilerek, hâkimin bilirkişi görüşünü serbestçe değerlendirme yetkisini kullanarak raporların aksine hüküm kurduğu vurgulandı. Dernek, bu duruma “Hakimler bilirkişilerden daha uzmanmış” sözleriyle tepki gösterdi.

Yüksek yargılama giderlerinin de hak aramanın önünde ciddi bir engel haline geldiği ifade edilen açıklamada, davanın reddiyle birlikte yaklaşık 130 bin TL’yi bulan bilirkişi ücretleri, yol masrafları ve karşı taraf avukatlık ücretinin davacılardan talep edildiği bildirildi.

Dernek, karara karşı 15 gün içinde Danıştay nezdinde itiraz edeceklerini açıkladı. Açıklamada, dava dilekçesi ve bilirkişi raporlarında yer alan temel itiraz noktaları da kamuoyuyla paylaşıldı. Bunlar arasında proje alanının zeytinliklere yalnızca 254 metre mesafede olması ve bunun 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’na aykırılık teşkil etmesi, alanın UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Assos Antik Kenti’ne 3,65 kilometre, I. derece arkeolojik sit alanı olan Büyükhusun Dolmen Bölgesi’ne ise 720 metre mesafede bulunması öne çıktı.

Ayrıca proje alanından dere geçmesi nedeniyle hidrojeolojik yapının zarar göreceği, flora-fauna raporunun eksik ve hatalı olduğu, çevre mühendisliği açısından alınması gereken önlemlerin yeterince açıklanmadığı, alanın birinci derece deprem bölgesinde yer aldığı ve bölgedeki mevcut jeotermal ve rüzgâr enerji santrallerinin kümülatif etkilerinin değerlendirilmediği vurgulandı.

Açıklamada Bakrom AŞ’nin enerji üretimi alanında faaliyet gösterdiği, Yılsan Holding iştiraki olduğu ve bölgede faaliyet yürüten İDA Jeotermal Enerji Santrali’nin sahibi Yerka AŞ ile bağlantılı olduğu bilgilerine de yer verildi. Büyük Ova Yasası kapsamında korunması gereken Tuzla Ovası’nda hâlihazırda dört jeotermal enerji santralinin faaliyet gösterdiği, yeni projeler ve kapasite artışlarının da gündemde olduğu ifade edildi.

Dernek, Assos ve çevresindeki zeytinliklerin, tarım ve turizm gelirlerinin, doğal ve kültürel mirasın zarar göreceğini savunarak mücadeleden vazgeçmeyeceklerini duyurdu.

Atakan Alkış