Gündem

Yine ilk Çanakkale’de görüldü: Müsilaj kabusu geri mi dönüyor?

Geçen yıl Mart ayında ilk olarak Çanakkale’de başlayan ve Haziran ayında tüm Marmara denizini kaplayan müsilaj kabusunun ilk belirtileri yine ortaya çıktı.

Balıkçıların kamerasına takılan öbek öbek yüzen müsilaj birikintileri “Müsilaj kabusu geri mi dönüyor” korkusu oluşturmaya başladı. Denizi kirlettikleri için müsilaja neden oldukları belirtilen Çanakkale’deki deniz kıyısındaki fabrikalarla ilgili şimdiye kadar bir önlem alınmadığı da belirtiliyor.  
 
Deniz salyası olarak bilinen müsilaj ilk olarak geçen yıl Mart ayında Çanakkale’de başladı. Daha önceki yıllarda da küçük göbekler halinde çıkan bu jel tabaka, geçen yıl yine kendisini göstermişti. Kısa süre sonra yok olup gideceği beklerken Çanakkale’den Marmara’ya yayıldı. Marmara Denizi çevresindeki Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova, Kocaeli, İstanbul ve Tekirdağ’da büyük sorunlara yol açtı. Çevre felaketi olarak kayıtlara geçen ve dünyada bir çok ülkede haber konusu olan müsilaj, yaz aylarında hem balık sektörünü hem de turizm sektörünü çok etkilemişti. Jel tabakası Marmara’dan sonra Ege ve İstanbul boğazına kadar ilerledi. Bu felaketin önüne geçmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu 7 ilde temizleme çalışması da başlattı. Haziran aynın sonlarına doğru bu jel tabakası daha sonra deniz dibine çekildi.
 
YİNE KENDİNİ GÖSTERDİ
 
Tekne ile zaman zaman balık avına çıkan Cevatpaşa Mahalle Muhtarı ve Kent Konseyi Başkanı Evren Kızoğlu, sosyla medya hesabından Çanakkale Boğazı’nda öbek öbek yüzen müsilaj birikintilerini paylaştı. Müsilajı videoya kaydeden Muhtar Kızoğlu, önlemlerin arttırılması, geçtiğimi yıl alınan kararların denetiminin sıklaştırılması gerektiğini de aktardı. 
Kızoğlu,  deniz yüzeyinde tespit ettiği müsilaj ile ilgili çektiği bir video ile ilgili şunları söyledi; “12 Şubat 2022 geçtiğimiz haftalarda su içerisindeki bulanıklık olarak gözlemlediğimiz müsilaj bu hafta öbekler oluşturmaya başladı.  Geçtiğimiz sene bizi çok üzmüştü.  Marmara Denizi bizim denizimiz ve tüm sınırları ile bize ait. Onun yok olma tehlikeli ile karşı karşıya olduğumuz söylenmişti. Bakanlığımız adımlar atmıştı, Marmara Belediyeler Birliği bu konuda toplantılar düzenlemişti ve İngiltere ile Marmara Koruma Eylem Planı adı altında kaleme alınan tedbirler vardı.  Bunların denetimlerinin bir an önce sıklaştırması gerektiği ortada. Yani ileri biyolojik arıtma tesisleri aktif kullanılmalı, arıtılan sular, arıtılmış olsa dahi bertaraf edilmesi noktasında derin deşarja tabi tutulmamalı.  Bu konuda yetkililerin sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor, denetimlerini sıklaştırması gerekiyor.  Geçtiğimiz hafta böyle öbekleşme yoktu, sadece bulanıklık şekli içerisindeydi.  Bu hafta ise Müsilaj öbek öbek oluşmuş durumda”
 
Geçtiğimiz hafta, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı,1982 yılından beri denizlerdeki su sıcaklığının artış trendinde olduğunu söylemiş,  “Marmara Denizi, Akdeniz'den daha kuzeyde olmasına karşın daha sıcak durumda. Marmara Denizi’nde arıtmadan denize bıraktığımız atıkların marifetini görüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

ÖNLEM ALINMADI.
Marmara Denizi çevresindeki fabrikaların bu kirliliğe en büyük neden olduğu belirtiliyor. Çanakkale’de de deniz kenarındaki birçok fabrikanın denizleri kirlettiği uzun zamandır konuşuluyor.
Marmara Denizi çevresinde çok sayıda fabrika yer alıyor. Özellikle Kocaeli bölgesindeki alanın tamamı fabrikalarla kaplı. Çanakkale’de de Marmara denizi kıyısında birçok fabrika yer alıyor. Hem Çanakkale Merkez hem de Lapseki’den Karabiga’ya kadarki sahil şeridinde birçok fabrikalar yer alıyor. Bu fabrikalar da yıllardır hem atıklarını denize atıyor hem de deniz suyunu soğutmada kullanıyor. Bunların da denizi kirlettiği belirtiliyor. Bu sorun nedeniyle müsilajın Çanakkale’de başladığı iddia ediliyor. Bu soruna rağmen bu fabrikalarla ilgili bir önlem alınmaması ise ayrıca dikkat çekiyor.
 
Dilek Akşen