Sağlık

"Salgının Bitmesi İçin Toplumun %60’ının Bağışık Olması Gerekir"

İlimizde Korona virüs konusunda önemli açıklamalar ve uyarılar yaparak vatandaşa bilgi veren Prof. Dr. Alper Şener, aşı olduğunu ifade ederek, aşı için  ‘’Önemli olan yeterli veri olmadan bile doğru strateji uygulamak’’ diye konuştu.


İlimizde Korona virüs konusunda önemli açıklamalar ve uyarılar yaparak vatandaşa bilgi veren Prof. Dr. Alper Şener, aşı olduğunu ifade ederek, aşı için  ‘’Önemli olan yeterli veri olmadan bile doğru strateji uygulamak’’ diye konuştu.
Çin’in Wuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan ve ülkemizde 22 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan korona virüs can almaya devam ediyor. Korona virüs hakkında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener , aşı olduğunu belirterek, aşı hakkında önemli bilgiler paylaştı.
‘’ALERJİK REAKSİYON GÖRÜLENLER, İKİNCİ DOZU ALMAMALI’’
mRNA aşısı' ile bilgi aktaran Dr. Şener, American College of Allergy, Asthma, and Immunology (ACAAI)'nin ortak görüşünü belirtti. Şener, ‘’Aşılar bilinen alerji olaylarından en az sorumlu ürünlerdir. Ancak bu aşıların yine de uygulanma sonrası 15-20 dk hastanın izlenmesi önerilir. İlk dozda herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon görülenler, ikinci dozu almamalı. İlaç, gıda, böcek, lateks alerjisi olanlarda reaksiyon riskinin topluma göre yüksek olduğunu düşünüyoruz. Geçmişte herhangi bir eski teknoloji ile üretilen aşıya karşı alerjik reaksiyon öyküsü olanlarda risk durumunu bilmiyoruz. Yarar, zarar durumuna göre hekim tarafından karar verilmelidir’’ dedi.
‘’SALGININ BİTMESİ İÇİN TOPLUMUN %60’ININ BAĞIŞIK OLMASI GEREKİR’’
Aşı kararsızlığını da değerlendiren Şener, ‘’Bir ülkede salgının bitmesi için toplumun %60-72'sinin doğal veya aşı ile bağışık olması gerekir. DSÖ 2019 yılında ilk defa aşı karşıtlığını Dünyanın en önemli ilk 10 sağlık probleminden biri ilan etti. Ondokuz ülke ve dünyanın yaklaşık %55'ini (nüfus olarak) kapsayan çalışmada %72 aşı olurum, %14 karar vermedim ama büyük ihtimalle olurum, %14 kesinlikle olmam demiş.
Nüfusa göre aşı olurum oranı en fazla Çin'de (%90), kesinlikle olmam Rusya'da (%55).Kesinlikle olmam diyenlerde en sık cevaplar; Yan etkilerinden korkuyorum, Sağlık profesyonellerinden yeterli ve tutarlı bilgi alamadım, Etkisine inanmıyorum, Faz çalışmaları çok hızlı oldu, güvenmiyorum, Hastalık riskimi düşük görüyorum, Genel olarak aşıya karşıyım…
İlginç olan aşının yapılmaya başlanması ile olmam diyenler azalmış. Bu oran hala ABD'de tek soruya yanıt ile olurum %58 vs olmam %42. Sağlık çalışanlarında bile %63 olurum çıkmış. Aşı seçimini ne etkiler diye sormuşlar en az etkili FDA onayı çıkmış. En çok etkileyen; etkinliğin %90 olması ve beş yılın üzerinde koruması… Olası yan etkiler tercihte orta etkili’’ dedi.
AŞI YÜZDE 91 ETKİLİ
Aşıların etkinlikleri ülkeden ülkeye farklı sonuçlar vermekte oluğunu biliniyor. Brezilya’dan gelen Sinovac verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şener, ‘’Aşı % 78 etkinlikte… Bizde %91.25’di ( ön raporda). Altmış yaş üstündeki uygulamalarda etkinlikte bir değişim yok. Sağlık personeline uygunan Faz3 makale olarakta basıldı; beklenen dışında bir sürpriz yok. Bizdeki çalışmada son rapora daha var; 10bin tamamlanmış, kalmış 3bin’’ şeklinde konuştu. 
İSVEÇ SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINDAN VAZGEÇTİ
Salgının başında sürü bağışıklığını destekleyen İşveç’te aşılamanın başladığını belirten Şener, ‘’İsrail inanılmaz hızlı gidiyor. Nüfusun %18’ini aşıladı.  mRNA aşıları belirgin ön planda, Hala “...yav Çin kendi aşısını kullanmıyor” diyenlere gözlük lazım.  İyi bakın derim’’ dedi.
‘’ÖNEMLİ OLAN YETERLİ VERİ OLMADAN BİLE DOĞRU STRATEJİ UYGULAMAK’’
Aşı Uygulaması ile ilgili sorular üzerine kişisel görüşlerini aktaran Dr. Şener, ‘Altmış yaş üstüne güvenilir ve etkin mi?’ sorusuna yanıt vererek, ‘’Çalışmalar 18-59 yaş aralığı olduğu için her iki durum içinde veri yetersi ama etkinlik açısından şunu biliyoruz; hastalığı ağır geçiren 60 yaş üstünde antikor yanıtı gençlere göre daha yüksek (40-60 yaş). Güvenilirlik çalışmalarında yaş sınırı standart olduğu için bu yol izleniyor. Çalışmaların güven aralığı buna uygun. Aşılar arası uzatılıyor - 14 yerine 28 gün ara ile yapılacak ( inaktif aşı) veya dozu azaltılması konuşuluyor ( mRNA için) bu doğru mu? Faz çalışmalarından farklı doz ve aralıklar çok sık olmaz AMA, özel durumlar özel kararlar gerektirir-BU kararlar rastgele alınmıyor; Faz3 çalışma verilerinden çıkan sonuçlar ve saha şartlarına göre kararlar alınıyor; bence makul...Önemli olan yeterli veri olmadan bile doğru strateji uygulamak! Çünkü hala salgın ile mücadele ediyoruz’’ diye ifade etti.
İSVEÇ’TEN ÖRNEK VERDİ
Dünyadan örnekler veren Alper Şener, İsveç’te okullar ile ilgili bir literatürde yer alan bir makaler ile ilgili şunları söyledi; ‘’Malum İsveç okul öncesini ve okulları hiç kapatmayan nadir ülkelerden.  Çocuklarda ve öğretmenlerde Korona deneyimleri önemli, Mart -Haziran 2020 deneyimleri.  Ölüm oranı(1-16 yaş arasında) 65/1,9 milyondan 69/1,9 milyon olmuş. Hepsinde ikincil ve ciddi yandaş hastalık var. Yoğun bakım yatış 0,77/100bin ( 15 çocuk); 1 -6 yaş arası 0.54/ 100bin ( 4 çocuk ); 7 -16 yaş arası 0.90/ 100bin ( 11 çocuk). Toplam 20 öğretmen yoğun bakıma yatmış (103bin öğretmen) ama ilginçtir bu oran aynı dönemde ki sağlık çalışanı oranı ile aynı. Kişisel görüşüm; Biraz yanlı bir makale. Ülkede en az görüldüğü dönemi neden bildiriyorsunuz? Diye sorardım ben olsam’’ şeklinde konuştu.
BERZİLYA VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ
Brezilya’dan bildirilen Sinovac ile ilgili etkinlik karmaşası aşıyı korumada klinik sınıflara göre ayırmalarından kaynaklanıyor’’ diyen Şener, ‘’%100 etkili ve yoğun bakıma yatışta  ve ağır enfeksiyonda ve ölümden korunmada %77,96 etkili ve hastaneye yatışta ve hafif orta enfeksiyondan korunmada  %50,38 etkili. Hafif enfeksiyondan korunmada çok alışılmadık bir sınıflama kafa karıştırmış görünüyor’’ dedi.
KAFKAS IRKINDA AZ GÖRÜLÜYOR
Covid 19 hakkında yeni ve güncel bilgileri vermeye devam eden Şener, ‘Nitrikoksit' hakkında konuştu; ‘’İlk olarak önemi kalp damar hastalıklarında bulundu ve 1998 yılında nobel ödülü aldı. Şimdi koronada bir umut olabilir mi? iNO-inhale formu ileri dönemde AC'de olumlu etkisi var (%65) diyen çalışmalar çıkmaya başladı, etkisi yok diyen olsa da!
Oral formu NOviricid (30mg sodium nitrite oral lozenge) FDA tarafından Faz IIb/IIIa'da onaylandı ve ayaktan hastalarda denenmeye başladı. Bizi de ilgilendiren bazı çalışmalarda çok ilginç sonuçlar var mesela Türklerinde yer aldığı Kafkas ırkında mortalitenin 2,8 kat az görülmesi NO'e bağlanmış?’’ ifadelerine yer verdi.
‘’VİRÜS 11 HAFTADA TÜM KITALARA YAYILMIŞ’’
Korona virüsün ilk nerede ortaya çıktığı hakkında görüş bildiren Şener, ‘’Salgının başından bir epidemiyolojik çalışma, Virüs 11 haftada tüm kıtalara yayılmış. Her ülkenin ilk ulaşılan vakalarına epidemiyolojik yaklaşımla analiz yapılmış. Nerdeyse %60'ında İtalya, Çin, İran seyahat öyküsü var...ve %27'sinde İtalya ilk planda...’’ dedi.
ÇİN’DE  KLİNİK ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
2021’in tedavi yarışı içinde geçeceğini söyleyen Şener, Çin’in tedavi konusunda da pek çok çalışmaları olduğunu belirtti. Geleneksel Çin Tıbbi (Tradional Chinese Medicine) artık batı dünyasına entegre oluyor... Aslında bu entegrasyonun en önemli delilini sıtmada buldukları Artemisin ile gösterdiler. Batı dünyasının kurallarına uyum sağlamaya başladıkça, domine edecekler gibi duruyor? Korona da tedavi ile ilgili çok ilginç etken maddelere imza atmaya başladılar. Bazıları çok ilginç;  Lianhua Qingwen capsules, invitro virüs replikasyonunu durduruyor ve geriye dönük hasta serilerinde iyileşmeye etkisi olumlu bulunmuş; patent ve onay almış Çin'de. Jinhua Qinggan granules, ACE2 reseptöre bağlanmayı önlediği gösterilmiş)-patent almış, klinik çalışması devam ediyor, Xuebijing injection, sitokin fırtınasında etkili olduğu gösterilmiş), patent ve onay almış Çin'de. 2021 tedavi yarışı ile geçecek gibi…’’ şeklinde ifade etti.
‘’TEK DOZDA BİLE 14 GÜN TAKİPTE YÜZDE 80 ETKİN’’
Şener, ‘’Yeni mutant , varyant Virüsün hızlı yayıldığı gösterildi. İngiltere toz duman.  faz 3’de sıkıntı yaşadıkları ama hızla temin edilen kendi aşılarını ( Oxford) da yapmaya başladılar. ABD’de aşılama istenilen hızla gitmiyor ve aynı mutant,  varyant virüs hızla orada da yayılıyor. Şimdi Moderna aşısını iki yerine hızlıca tek doz yapmayı tartışıyorlar; çünkü tek dozda bile 14 gün takipte yüzde 80 etkin’’ dedi.
AŞIDA İSRAİL VE ÇİN ÖNDE GİDİYOR
Korona aşılaması son hızla devam ediyor diyen Dr. Şener, ‘’İsrail yüzde oranda açık ara önde. Çin toplam dozda açık ara önde’’ açıklamasında bulundu.
‘’2021’DE YAYGIN AŞILAMALAR İLE NORMALE DÖNERİZ’’
Aşılar ile ilgili Yeni güzel haberler veren Dr, Şener, ‘’Moderna-NIH aşısı ( diğer mRNA ) Faz3 sonuçları açıklandı 30,420 kişilik. mRNA-1273 (100 µg) ve 28 gün ara ile...%94.1 semptomatik enfeksiyonu ve ağır hastalığı önlüyor. Novavax ( trimerik tüm S protein+ Matrix M1 adjuvan ) faz 1/2 sonuçları açıklandı ve Faz 3 başladı. Bu firma daha önce grip +Korona aşısı kombinasyonunu duyurmuştu( faz1’de) 2021’de yaygın aşılamalar ile normale döneriz.  2021 Kasım itibari ile de grip ve Korona aşı kombinasyonlarını konuşuruz gibi duruyor’’ diye konuştu.
 ‘’AŞIDA KORUYUCULUK ÖNEMLİ’’
Asıl önemli olanı “Aşı da koruyuculuk çok önemli’’ diyerek belirten Dr Şener, ‘’Güvenilirlik ikiye ayrılır; birincisi erken yan etki bir de uzun dönem yan etki. Erken yan etkilerini aşıların faz çalışmalarında görürüz. 3-6 ay arasında görülür. Ama uzun dönem güvenirlik anlamında baktığımızda 3,5 ve 10 yıllık periyotta görülür. 10 yılda yan etkisi görülmeyen aşılar, örneğin tetanoz aşısı bilindik aşıdır. Onun devamında influenza aşısı, yan etkisi en düşük aşıdır ama bağışıklık istenilen düzeyde değildir. Bu iki ucu keskin bıçak. Bağışıklığı yüksek sağlarken yan etkileri de yükseltebilirsiniz. mRNA aşısından da bu yüzden korkuluyor’’ dedi
‘’ÖLÜMLERİ ENGELLEMENİN TEK YOLU DA AŞI’’
Aşının uygulanmasının belirli koşullarda gerçekleşmesini ifade eden Şener, ‘’Asfaltta arazi aracı sürmek gibi düşünmek lazım. Arazi aracının yeri arazidir. Normalde asfaltta kullanacağınız aracı arazide kullanırsanız bir hasar oluşturursunuz. Aracı kullanım endikasyonu çok önemli. Aşıyı da aynı şekilde düşünmek lazım; doğru yerde, doğru grupta, doğru dozda, doğru sürede uygulayıp izlemek gerekiyor. Bu bütün doğruları bir araya getirmek her zaman mümkün değil. Çünkü hala devam eden bir salgın var hala günde ortalama 200 kişi ölüyor. Bu ölümleri engellemenin tek yolu da aşı. Yasaklarla sokağa çıkmayla maskelerle mesafelerle bunu yeterince önleyemediğimizi gördük. Salgının başından beri her gün 100 civarında vatandaşımız ölüyor. Türkiye genelinde. Bunu bir an önce azaltmanın tek yolu aşıysa hangisine ulaşırsak bizim için en iyisi o’’ şeklinde ifade etti.
‘’AŞILANMIŞ HER BİR KİŞİ AŞILANMAMIŞ 3 KİŞİYİ KORUYACAK’’
 ‘’ Açıkçası Türkiye şartlarında aşısız bir normal hayata dönmek pek mümkün gibi görünmüyor’’ diyen Dr. Şener, ‘’Aşılamayı yaygınlaştırmadan, maskeyi mesafeyi ortadan kaldırmamız mümkün görünmüyor. Bizim hangi aşı daha iyi hangisi faz çalışması yapıldı yapılmadı tartışmalarından bir an önce uzaklaşıp sahada çalışmamız lazım. Sahada çalışmak derken neyi kast ediyoruz; aşının yaygınlaşması için çalışmaktan bahsediyoruz. İnsanları kafa karışıklığına sevk etmemiz lazım. kafa karışıklığını ortaya çıkaracak değil, ortak paydada buluşacak mesajlar vermemiz lazım. Ortak paydada buluşacağımız mesaj ne burada Türkiye’ye bir aşı geliyor, bu aşının etkinliği ve güvenilirliği gösterilmiş.  Bunun diğer kısmını biz  bilimsel anlamda tartışabiliriz saatlerce, günlerce, yıllarca… Ama bunu tartışırken de bir yandan da Türkiye’de her gün şöyle bir gerçek var;  sanki bir yolcu uçağı düşmüş gibi…
Her gün bir yolcu uçağı düştüğü zaman tartışır mısınız acaba uçakların kanadını kırmızıya mı boyasak, maviye mi boyasak? Düşünmeyiz. Dolayısıyla asıl amacımız uçakların güvenli inmesini sağlamak. Bu güvenli inmeyi de sağlayacak olan şey aşının yaygınlaşması ve olabildiğince çok kişinin aşılanması. Çünkü olabildiğince çok kişinin aşılanmasıyla aşılanmış her bir kişi aşılanmamış 3 kişiyi koruyacak. Dolayısıyla aşılama karmaşasından çıkıp aşılanacak gruba odaklanmak lazım. Bu aşının yaygınlaşması için hepimizin çalışması lazım’’ dedi.
Arzu Baladur