Harun Yöndem kardeşim çok güzel bir yazıyı kaleme almış fotoğrafları ile beraber. Bende bu güzel görselleri ve yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Harun Yöndem kardeşim çok güzel bir yazıyı kaleme almış fotoğrafları ile beraber. Bende bu güzel görselleri ve yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
 
Burası Doğu Karadeniz'de denize en yakın dağ diye bilinir.
Ekim sonundan itibaren bembeyaz karla kaplanır, ilkbahar sonuna dek bu görüntü sürer.
Yörede bütün türküler adeta bu dağ üzerinedir. Sanki bu dağ yöre için Tanrı dağıdır. Ayrıca Ağasar dereleri de sıkça yer alır türkülerde.
Sis dağı güz sonuna doğru açık havada yaklaşık yüz kilometre uzaktaki Ordu Perşembe'den de görülürdü. Yatılı öğrenci olarak bulunduğum bu beldede okulun bahçesinden doğuya doğru baktığımda gördüğüm bu manzara bana memleketimi yakınlaştırır, yüreğime su serperdi. Benzer duyguları bir uçak yolculuğunda da yaşadım, hatta öyle ki o yolculukta doğduğum evi bile gördüm.
Ressam Hamit Görele  kızının adını Tonya koymuş. Ona göre yazın açık havada buradan Kırım görünürmüş. Ben orası Sis dağıdır, diye düşündüm. Aynı gözlemi yapmak isterdim ama kısmet olmadı.
Kış günleri yaklaşırken arkadaşlar Sis dağından karlı görüntüler paylaşıyor. Ben de Otçu Göçü şenliğinde çektiğim fotoğrafları paylaşayım istedim.
Ya türküler derseniz, işte çocukluğumdan hatırladıkladım:
Sis dağı beri bakar
Suyu bulanuk akar
İki gözümün teki
Daima ona bakar
Sis dağının başında
Evim olsa dururum
Polis dabancam olsa
Gız gocanı vururum
Sis dağının başına
Dolu yağayu dolu
Gız adına dulansın
Babamın güççük oğlu
Bu yıl da erimiyu
Sis dağının garları
Bir de fındık olmazsa
N'apacuk bekârları
Bu da Ağasar'dan olsun.
Hayda gidelim hayda
Ağasar'a tütüne
Habu sevdaluk beni
Yakdı bütün bütüne
Memlekete özlemle...
 
HARUN YÖNDEM