Yine, Ahmet Ağaoğlu'ndan... 'Köylü yüzüme bakarak elini kalbinin üzerine koydu: 'Çünkü gönül kalmadı, gönülsüz iş olmaz efendi. '

Yine, Ahmet Ağaoğlu'ndan...
"Köylü yüzüme bakarak elini kalbinin üzerine koydu:
"Çünkü gönül kalmadı, gönülsüz iş olmaz efendi. "
" Ne demek istiyorsun ihtiyar? "
İhtiyar güldü :
" Anlamıyorsun. Demek istiyorum ki bizim buramızda gönül yerine taş vardır. Taş üzerinde ot, ağaç biter mi?
" Bitmez! "
" Gönülsüz de iş olmaz. Köylü, sen, ben, hepimiz gönül yerine taş taşıyoruz. Taş ise saçak tutmaz, kök salmaz ve ağaç çıkarmaz. Bu böyleyken yani gönül yerine taş dururken senin, benim, herkesin yaptıklarımız abestir, beyhudedir, tutmaz, olmaz. "
" Köylü'nün bu acı sözleri beni Yıldırım gibi çarptı. Bir şule dimağımın ta içlerine kadar işleyerek önümden sanki bir zulmet perdesini kaldırdı. İhtiyarı Yurt hakkında söylediği sözlerin çerçevesini genişlettim. Yurt' u hayalimde  büyüte  büyüte memleket haline koydum ve orada kendimi, arkadaşlarımı, bizden evvelkileri ve onlardan evvelkileri araştırdım. Yaptıklarımızı teferuatına kadar gözden geçirdim ve anladım ki hepimiz kara taş üzerinde  işlemişiz . "
******
" Asıl işlenecek bir o gönülmüş. Halbuki biz bunu bilmediğimizden onu ihmal etmişiz. "
******
Şimdi, televizyonlarda gördüğümüz tartışmaları yapanların gönülleri var mı? Bu toprakların insanları bir birine gönül bağı kuruyorlar mı?
Siyasetin esir aldığı dimağlar gönülsüz çalışıyorsa bunun ülkeye ne faydası var?
Çevreyi kirleten tüm kuruluşların bu ülkeye gönül bağı ne kadar?
Her yıl en az 900 000 kişiye iş bulmak zorundasınız, diye beyanda bulunduğum, politikacının, "bu adamda ne diyor?" diye yüzüme anlamsız bakmasını nasıl izah
edeceğiz?
Çürümüşlüğün her alanda olduğu bir vetirede insanlarımızın sahte tavırlar içinde olmasını nasıl izah edeceğiz?
Ülkemizi yöneteceğini  iddia eden iki kutuplu yapının bu ülkeye ve insanlarına gönül bağı ne kadardır?
Bu gönlü taşlaşmış kişileri gördükçe, bir imkan olsa da bunlardan nasıl kurtuluruz? Bir kurtuluş reçetemiz olsa da onu uygulasak  ve bu gönlü taşlaşmışlardan kurtulsak, diye düşünmeden edemiyoruz...
Türk Milleti, bir gönül seferberliğini bekliyor, derim.
Bu kaos günlerinde, geleceğinin ne olacağını kestiremeyen ve kaygı içinde olan insanlarımıza bir umut ışığı olabilsek, ne güzel olurdu...
******
Gönül, şimdilerde benim en güzel sözcüğüm...
******
Gönül!
******
Gönülden selamlar...