BOZCAADA

İsmini söylerken bile içimin bir hoş olduğu, hayatımda çok önemli bir yer alan eşsiz bir yer Bozcaada !...

218 0

TUBA DEMİRTAŞ

TUBA DEMİRTAŞ

İsmini söylerken bile içimin bir hoş olduğu, hayatımda çok önemli bir yer alan eşsiz bir yer Bozcaada !...
Bu yazımda da bir süredir, gidemediğim çok özlediğim Bozcaada’yı anlatmak istedim sizlere dilimin döndüğünce. Önce biraz tarihine deyinelim ; Antik çağda Leukophrys ,Yunan mitolojisinde ise Tenedos olarak bilinir Bozcaada. Konum olarak ise Çanakkale Boğazının çıkışına konumlanmış olması nedeniyle ada’nın her dönem coğrafi açıdan stratejik bir önemi vardı. Bozcaada’nın tarih boyunca çeşitli uygarlıkların himayesi altına girmesine sebep olmuştur. Bozcada Homeros’un Troya Savaşını anlatan “İlyada Destanında da Tenedos adı ile geçmektedir. 16. Yüzyılda Piri Reisin haritalarında ilk kez bugünkü ismi belirtilmiştir.
Bu eşsiz ada’nın nüfusu aslında 3000 den azdır fakat resmi tatiller yaz tatilleri bu nüfusun 10 binlere kadar çıktığını göstermektedir. Aynı zamanda ada da ve geyikli civarında çekilen filmler sayesinde ismini , eşsiz güzelliğini duymayan kalmadı gibi…
Ve büyük şehirlerin karmaşasından kaçıp buraya yerleşmek isteyen insanlarında sayısı her geçen gün artmakta.  500 yılı aşkın süredir burada yaşayan Rum nüfusu da oldukça düştü. Adanın tek toplu yerleşim yeri olan merkezi eski mimari dokusunu korumuş olup, zamanında ortadan geçen bir dere ile Rum ve Türk mahallesi olarak ikiye ;Türk mahalleleri tek katlı taş , iki katlı cumbalı evlerden, kıvrımlı sokaklardan, ufak tefek meydanlardan oluşmaktadır. Rum mahallesi ise geçirdiği büyük yangından sonra tekrarlanan mimarisiyle güzel ve bakımlı evleri, birbirini dik kesen sokaklarıyla oldukça düzenli gözüküyor. Mahallenin tam ortasında ise bir kilise ve saat kulesi yer alıyor. Adanın sokaklarını birkaç saat içinde dolaşmanız mümkün fakat tabi ki bir defa gezmek yetmez ; her gezdiğinizde farklı bir ayrıntı yakalamanız kaçınılmaz.
Aslında herkes yazın ortasında Adaya gelmeyi tercih ediyor fakat ben insan kalabalığının henüz başlamadığı haziran aylarında veya kalabalığın çekildiği, denizin daha da sıcak olduğu eylül ayında daha çok seviyorum. Şimdi bak böyle sınıflandırınca kendime kızdım Bozcaada’nın her mevsimi, her anı ayrı tatları barındırır. Bu yüzden tadına doyamadığım nadide bir yerdir benim için…
  Akdeniz iklimine sahip fakat boğazın tam çıkışında yer almasından dolayı kuzey rüzgarlarını bolca alır. Bu durum nem oranının düşük olmasına ve böylece iyi üzüm yetişmesine olanak sağlıyor. İyi üzüm de Ada şarabına eşsiz bir tat katıyor. Bu meşhur şarapların yapıldığı üzüm bağlarını gezip görebilmemiz için Türkiye de tek bağ yolu buradadır. Sulu bahçe mevkiinde bulunan bu 1 km lik keyifli yolda yürümenizi tavsiye ederim.
Adaya ilk adım attığınızda sizi karşılayan sağ tarafınızdaki ihtişamlı Bozcaada kalesi Bağ bozumu etkinliklerine de ev sahipliği yapmaktadır. Yani ziyaret edilmesi gereken en önemli yerlerden birisi de kaledir. 20 – 25 sene önce daha sık sık gitme imkanımızın olduğu zamanlarda tek bar olarak varlığını sürdüren Salhane bar da kalenin tam karşısında bulunmaktadır.
Gündüzleri Bozcada’nın vazgeçilmez bir diğer yanı tertemiz berrak denizi, koyları ve kuytu plajları inanın anlatılmaz yaşanır. Altın rengi  incecik kumları, turkuaz rengi pırıl pırıl denizi …
Sıra sahilde bulunan birbirinden güzel balıkları, mezeleri, rakısı ve şarabıyla ünlü restoranlarda !...
Tabi ki bu restoranlara gün batımında oturacaksınız hafif hafif güneş batmaya yüz tutmuşken koyacaksın rakını, söyleyeceksin balığını, mezeni başlayacaksın adanın muhteşem manzarası eşliğinde arkadaş sohbetlerine genin ilerleyen saatlerine kadar. Keyifli sohbetler …
     
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.