Polisimize Şartsız Destek Olmalıyız

Son günlerde Emniyet camiasından gelen haberler mutlaka hepimizin canını sıkmakta.

450 0

Akın Salkın

Akın Salkın

Son günlerde Emniyet camiasından gelen haberler mutlaka hepimizin canını sıkmakta. Geçtiğimiz hafta Çanakkale’nin güler yüzlü trafik polisi Engin Özkan’ın intiharı tanıyan tanımayan herkesi derinden üzdü. Bende bu üzüntüyle, bu konuyla ilgili bir şeyler yazmak istedim. Daha doğrusu Yargıtay tarafından kapatılan Emniyet-Sen ve Emniyet Müdürlüğünün bu konular hakkında söylediklerini yazmak isterim!
Emniyet -Sen Genel Başkanı Faruk Sezer "Ne yazık ki 2021 yılında bizim tespit edebildiğimiz 100 meslektaşımız canına kıymak suretiyle hayatını kaybetti." Emniyet mensuplarının mesai saatlerinin uzunluğu idari ve yıllık izinlerin kullanamadıklarını söyleyen Sezer ''Emniyet teşkilatı çalışanları yıllık izinlerini aylar öncesinden bildirmiş olmalarına rağmen kullanamazlar. Polisler bayram tatillerinden den faydalanmak için ya senelik iznini kullanacak ya da o tatilden faydalanamayacak. Bütün devlet memurları tatil yaparken siz daha fazla çalışacaksınız. O zaman bayram tatilinin parasını ver ya da yıl içinde kullandırtır. Bu bir mobbingdir. Kişinin öz hakkın olan idari ve de yıllık iznini gasp ediyor. Bu izin vermeme hali keyfidir. Mobing illa fiziksel şiddet değildir. Bu da psikolojik şiddettir. Hakkını isteyen polisler de sürgün tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Ya da il içi tayini polislerin üzerinde sopa olarak kullanılabiliyor. Bu ne demek, sizin kurulu bir düzeninizin bozulması… İşte o zaman soruyorsunuz, hakkımı arayıp yerimden mi olayım yoksa susup yerimde mi kalayım? Yani canından vazgeçme bir anda olmuyor, o bardağın son damlası artık. Çalışma şartları, ekonomik şartları düzeltmek lazım. Evet, göreve gideceğiz ama bana bunun parasını vereceksin. Sorun yokmuş gibi davranıyorlar ama sorunlar bitmiyor.''
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çözüm üretmediğini ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nde rehberlik ve psikolojik danışma ve sağlık birimlerinin de ''fişleme merkezleri'' olduğunu söyleyen Sezer. ''Bir birim kuruldu, destekler verilmeye başlandı. Fakat burada konuştuğunuzda, derdinizi anlattığınızda, anlatılanlar gizli kalmıyor. Hasta doktor gizliliği ihlal ediliyor. Siz odadan çıktığınız an, anlattıklarınızla ilgili rapor hazırlanır. Ve ilgili makama yani polisin bağlı olduğu il emniyet müdürlüğüne sunulur. O nedenle yaşanan intiharlarda kolaylıkla maddi, alevi, psikolojik ve gönül ilişkisi sorunları vardı deniliyor. Bu tespitleri rehberlik ve psikolojik danışma ve sağlık birimlerinde yapılan görüşmelerden biliyorlar. En acı kısmı da bu. Bu merkezlerden destek alan polis arkadaşlarımız, iş yaşamında yaşadıkları şiddeti ve baskıyı anlatıyor ya da görev sırasında insanüstü çalıştırılma sonucunda nasıl yıprandığını anlatıyor hatta bunun aile ilişkilerine nasıl yansıdığından bahsediyor ama sizin isminizin karşısına ailevi sorunları var diye not düşülüyor. Hâlbuki anlatılan bu
değil. İş yaşamında yaşanan o sıkıntılara dair anlatılanlar not düşülmüyor. Madem bu polislerin psikolojik, ekonomik, ailevi ya da başka sorunları olduğunu biliyorsunuz neden bunlara dair bir çözüm bulmuyorsunuz? Neden polisler canına kıymadan önce önlem almıyorsunuz?'' diyen Sezer’in açıklamaların yanına, Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Akcan’ın da açıklamalarını yazmak zorunda olduğumu hissettim. "Polis intiharları meslek grupları içerisinde en riskli grup. Nedeni de meslekle beraber ortamda silah bulunması. İkincisi de meslek kendi içinde zaten toplumun en problemli, en yasa dışı grupla uğraşıyor. Belli bir noktadan sonra meslek ve kişilik örtüşmesi oluşabiliyor. Ve her şeyde kuşkucu ve şüpheci araştırmacı bir yaklaşım sergileyebiliyorlar. Bu günlük yaşamını etkilediğinde önce evlilikleri bozuluyor. Diğer insanlarla iletişimde kopukluk oluyor. Üçüncüsü sosyal anlamda kendini saklama eğilimi oluyor. Dördüncü öfke problemleri çıkabiliyor, ruhsal problemler çıkıyor. Bunlarla boğuşurken destek alması lazım. Ama bizim ülkemizde yasalarda polislerin psikolojik destek alması yok. Zorunlu değil. Ve kayda geçtiğinizde bu sefer silahlı olarak mesleğini icra edip edemeyeceği sorgulanıyor. O nedenle saklama eğilimi ön planda oluyor ya da özelde takip ediliyor. Sonuç olarak tedavi edilemediği ve destek alamadığı için hem depresyon hem de meslekten kaynaklanan ciddi soruşturmalarda çok çabuk intihar eğilimleri olabiliyor. '' diyen Akcan. Emniyet içinde verilen psikolojik desteklerin tarafsız olduğu anlamı çıkarılamayacağını da sözlerine ekliyor.
İç İşleri Bakanlığından hiçbir açıklama gelmemesini şaşkınlıkla görmekle birlikte Emniyet Genel Müdürlüğünün açıklaması da şöyle; “Tekrar ifade etmek isteriz ki tüm personelimizi her yıl en az bir defa psikolojik değerlendirmeye tabi tutma uygulaması başlatılmıştır. Ruh sağlığı ile ilgili takibi ve tedavisi gereken personelimiz desteklenmekte, maaşında ve özlük haklarında herhangi bir kısıtlama yapılmadan iyileşebilmesi için tüm imkânlar sağlanmaktadır. Teşkilatımızdaki tüm rehberlik ve psikolojik destek uygulamalarının daha etkin ve kapsamlı takibi amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatı bünyesinde Rehberlik ve Psikolojik Danışma Şube Müdürlüğü kurulmuştur. 2020 ve 2021 yıllarında yapılan yoğun alımlarla teşkilatımızdaki psikolog sayısı arttırılmıştır. Hedefimiz, bin personele en az bir psikolog sayısına ulaşmaktır. Üniversitelerimizin Psikoloji, Psikiyatri ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümlerinden öğretim üyelerinin tavsiyeleri ve danışmanlığıyla 2021 yılı başında ’Öğren-Fark Et-Yardım Et Projesi’ başlatılmıştır. Bu proje ile personelimizin psikolojik iyilik halini arttırmak, rehberlik ve psikolojik destek uygulamaları hakkında bilinç oluşmasını sağlamak, rehberlik ve psikolojik destek birimlerinde yürütülen hizmetlerin sonuçlarını ölçülebilir hale getirmek, polisimizin aile ve iş yaşantısına, sosyal çevre uyumuna ve ilişkilerine, stresi yönetebilmesine ve iletişim becerilerine pozitif yönde katkı sağlamak amaçlanmıştır. Teşkilat olarak bu
konu üzerinde hassasiyetle durulmakta ve çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Bu kadar zor şartlarda çalışan bu kişilere bizler en azından biraz daha anlayışlı, yapıcı ve yardımcı olursak belki bir nebze olsun faydamız dokunur.
 


Etiketler; #akın salkın
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.