Ahmed Arif ‘in 30. Ölüm Yıldönümü

 Hitabetteki zarafete bakılırsa zor günler geçirilmiş, ‘’Yetinmek cehennemin öbür adıdır’’ diyor ya Ahmed Arif ne güzel tasvir ediyor Leyla Erbil’e olan aşkını.

3872 0

Burcu Kaygısız

Burcu Kaygısız

 Hitabetteki zarafete bakılırsa zor günler geçirilmiş, ‘’Yetinmek cehennemin öbür adıdır’’ diyor ya Ahmed Arif ne güzel tasvir ediyor Leyla Erbil’e olan aşkını. Aşk dolu, hasret dolu, Sitem dolu, kaygı dolu mektuplar yıllarca yıllarca hiç bıkmadan usanmadan küsmeden unutmadan yazılan mektuplar.
Leyla Zalım Leyla!
‘’Binlerce yıl bahar içre ömrünü sürsün;
Seni doğuran ana ...’’
Ama senin mecburun olmak beni hiç mi hiç küçültmüyor, Aksine yüceltiyorsun, İNSAN ediyorsun, yaşatıyorsun… Diyor 1954 ‘te Mayıs’ın 5. De Bismil’de yazdığı mektupta Ahmed Arif… Leyla’dan da cevaplar geliyor mektuplara fakat nerede olduğu bilinmediği için yalnızca Ahmed Arif’in mektupları şahit tutuluyor, yarısı sevda yarısı tutku, yarısı karanlık, yarısı sancılı bu karşılıksız aşka…
Leyla Erbil de şair ve yazar Ahmed Arif gibi, Ahmed Arif karşılıksız bir aşkla tutulmuş Leyla’ya… Ve hislerini öyle güzel anlatmış ki edebiyat tarihine ışık niteliğinde Leylim Leylim kitabı ortaya çıkmış bu mektuplarla. Mektuplarda Leyla Erbil’in Ahmed Arif’e bir aşk beslemediğini çıkartmak yanlış olmaz, 31 Aralık 1956 da yazdığı mektupta Ahmed Arif ‘’Beni sevmediğini söylemek ne diye üzer seni? Bu da bir gerçek. Sevgiyi yaratmak gerek’’  diyor. Hem aşk hem dostluk dolu mektuplarda başından geçen tüm olayları derin derin Leyla’sına anlatan, bazen aşkını bazen dostluğunu vurgulayan, geç gelen mektuplar sebebiyle kırılganlığını ve Leyla Erbil’e olan hayranlığını her fırsatta dile getiren, övgü dolu mektuplar. Bir Sevgiliye yakarış şeklindedir genel durumu mektupların.
                Ahmed Arif öldükten sonra Leyle Erbil önceleri mektupları yayınlamayı kesinlikle istemiyor ve ‘’ben öldükten sonra ‘’ diyor. Ahmed Arif’in ailesini incitmekten ve bu aşkla gündeme gelerek oluşabilecek dedikodulardan çekiniyor. Ahmed Arif körkütük aşkla yazarken mektupları, Leyla Erbil’in dostluk sınırını zaten çizdiği her mektuptan anlaşıldığı için ‘’Tuhaf bir Erkek’’ adlı kitabının sonuna gelirken Leyla Erbil,  Ahmed Arif’in mektuplarını yayınlamaya karar veriyor. Ahmed Arif hayatta olsa bu tutku dolu mektupları gün yüzüne çıksın ister miydi diye sorgulamadan edemiyor insan.
Öyle derin öyle içten öyle samimi niyetlerle yazılmış mektuplar ki. İnsan okudukça bir dostun yarasını görür gibi buruklaşıyor çoğu zaman.
Ruhum,
Mısra çekiyorum,
Haberin olsun,
Çarşıların en büyük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde kardeş, çocuksu
Ah canımda o ölüm namussuzu,
Ahmed’ inin işi ilk rast gidiyor,
İlktir dost elinin hançersizliği,
Ağlıyor, Yeşil... (2 Ekim 1954)
 
‘’İlktir Dost elinin hançersizliği… ‘’ mektuplarında dostlarıyla ilgili birçok sitemde bulunan Ahmed Arif ‘in çoğu zaman yalnızlık çektiğine şahit oluyoruz.
‘’Hasretinden Prangalar Eskittim’’ şiirinin ilk dizesi olan “Seni, anlatabilmek seni” 2 Mayıs 1956 tarihli mektubunda yaşadığı sıkıntılara rağmen Leylâ Erbil’in kendisine uzanan dost elinin, var olmasının verdiği kudrete hitaben dökülmüştür. Ve anlaşıldığı üzere Leyla Erbil’e yazdığı mektuplar aynı zamanda bir dosta iç döküştür. Hem de aşkına karşılık vermemiş ve dahi mektuplaşmaların yapıldığı tarihlerde Leyla Erbil 2. Evliliğini bile yapmıştır. Hatta ‘’Suskun’’ şiiri Leyla Erbil’e düğün hediyesidir.
Sevgili, dost, yar, arkadaş… Hepsi. En çok ta ilk de Leylasın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben Cehennem çarklarından kurtuldum. Üşüyorum kapama gözlerini…
Mektuplaşmalar 1954’te başlayıp 1957 ve en son mektup 1977 de yazılıyor. Ve Leyla Erbil mektupları yayınlama kararı alıp, gizli kapılardan, kilitli sandıklardan, sırrı-ı müphem olmaktan çıkarıp Ahmed Arif’ten dökülen kelimelerin başka dudaklarda başka yüreklerde hatta başka ciğerlerde can bulmasına müsaade etmiş olsa da kitabı görmeden yaşama veda etmiştir.
1977 de yazılan son mektupta şöyle der Ahmed Arif Leyli’sine,
Leylim,
İngiltere’ye gittiğini gazetede okudum. Bu nedenle dönüş zamanını bilmediğimden sana teşekkürde geciktim. ‘’Eski sevgili’’ yi roman boyutlarında ele alabilirdin. Gene de çok güzel. Adını bana danışsaydın ‘’Eski’’ Yerine ‘’ölümsüz’’ ya da ‘’Sonsuz’’ olmasını isterdim. Uygunu yakışığı budur çünkü. Neyse bu konuda fırsat bulunca konuşuruz. Yahut yazışırız….
               
                Aşkın sonsuz uçurumlarına kendini bırakmış içinden geldiği gibi sevmiş gerçek duygulara derin anlamlar yüklemiş, gururu, benlik duygularını bir kenara atmış. İçinde büyüttüğü sevdayı el üstünde tutmuş, koynunda uyutmuş, hayaliyle mutlu olmuş. Hayatına kahırdan motifler işlemiş Ahmed Arif.
21 Nisan 1927 ‘de Diyarbakır ‘da Hanpeçek’te Yağcı sokakta 7 no.lu evde doğan, asıl ismi Ahmed Önal olan. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümünde okumuştur, kendine has tarzı ile edebiyat dünyasında önemli bir yer almıştır ve 2 Haziran 1991’de dünyaya gözlerini kapamıştır. Hasretinden Prangalar Eskittim adlı kitabın yazarı ve birçok şiirin şairidir. Aşkın sevdanın dostluğun ve bunların yanında iç burkan yalnızlığın en yakın şahididir belki de. Hasretle saygıyla sevgiyle…
Günümüz Leyla’larına ve günümüz Ahmed’lerine ithafen.
 
    Rüya, bütün çektiğimiz.
   Rüya kahrım, rüya zindan.
   Nasıl da yılları buldu,
   Bir mısra boyu maceram...
   Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
   Bilmezler nasıl sevdik,
 
   İki yitik hasret,
   İki parça can.
   Çatladı yüreği çakmaktaşının,
   Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
   Çağlardır boğulmuş bir su...
   Ağıyor yeşil.
                                                                                                                                                                                            Burcu KAYGISIZ
 


Etiketler; #burcu kaygısız
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatma 537 - 03.06.2021 17:23:12
Her kadın bir kitap şahe olmuş yine tebrikler Burcumm