Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü'nden emekli olan Prof. Dr. Doğan Perinçek, artçıların devam ettiğini hatırlatarak, "Tehlikenin geçtiğini düşünüyorum. Halkımız kesinlikle hasarlı evlere girmemeli. 4-5 büyüklükteki bir artçı hasarlı evleri yıkabilir." dedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Süha Özden de aynı görüşü paylaşarak 5,3–5,4 büyüklüğündeki artçıların sürebileceğini söyledi.
 
 
Önceki gün Ege Denizi’nde meydana gelen deprem, birçok ilde hissedildi. Şiddetli deprem nedeni ile panikle sokağa dökülen vatandaşlar depremlerin devam edip etmeyeceği konusunu merak ediyor. Deprem uzmanları ise artçıların devam edeceğini bunun ise enerji boşalması açısından iyi bir şey olduğunu söylediler.
 
Prof. Dr. Doğan Perinçek depremin merkezinin daha çok Midilli adasının güneyinde olduğunu belirterek, muhtemel olarak burada hasarın daha fazla olabileceğini söyledi. Midilli Adası'nda ve İzmir civarında Kuzey-Gney doğrultusunda uzanan bir fay sisteminin olduğunu söyleyen Perinçek, depremde bu fay sisteminin hareketlendiğini kaydetti. Perinçek, hareketlenen bu fay sisteminin Edremit Körfezi'ndeki veya Ayvacık’taki depremlerden farklı olduğunun altını çizerek, “Ege Bölgesi'nin ve Kuzey Anadolu fayının deprem sistemleri farklı.  Ayvacık, Ezine, Çan, Biga ve Yenice civarındaki fayların meydana gelen depremden etkilenmeyeceğinin altını çizen Perinçek, eğer oralarda bir deprem olacaksa, Biga- Çan çevresinde olabilir. Çok önceden beri burada bir deprem olabileceğini söylüyoruz. Bu fay sisteminin oralarla ilgisi yok” dedi.
 
ARTÇILARIN DEVAM ETMESİ İYİ
 
Artçı sarsıntıların devam edeceğini ve bu artçıların devam etmesinin iyi olduğunu kaydeden Perinçek, “Depremden bu yana artçıların sayısı 100’ü geçti. Yoğunluk oldukça fazla. Bu faylar Çan, Biga civarını etkilemiyor ama İzmir civarındaki kuzey-güney faylarını tetikleyebilir. Tetikleme bugün olmayabilir ama bir ay veya bundan sonraki dönemde olabilir” dedi. Artçılar devam ettikçe burada biriken enerjinin boşaldığını bunun da daha şiddetli depremlerin önüne geçtiğini belirten Perinçek,  Kayalarda bir gerilme oluşuyor. Gerilme demek enerjinin birikmesi demek. Deprem olduğunda bu enerji boşalıyor. Artçılar ne kadar çok olursa enerji boşalması o kadar fazla oluyor. Kayalarda biriken gerilme fay düzlemi boyunca oluşan enerji birikimi depremlerle boşalıyor. Ayvacık civarında 2 bin tane deprem oldu. 2 bin deprem olmayıp da 10 tane deprem olsaydı o zaman depremin şiddeti çok daha büyük ve enerji boşalması bu iki depremle olacaktı. Geçen ay Çan-Ekili civarında bir deprem olmuştu. Arkasından çok az sayıda artçı oldu. En fazla 20 tane oldu ve oradaki depremler sustu. Bu beni endişelendiriyor. Ezine tarafından gelen ve Dikili civarında biten bir fayımız var. Orada az sayıda deprem oldu. O fay Çan’a sıçrıyor, Çan’dan kuzeydoğuya doğru devam ediyor. O yüzden az deprem olmasından dolayı orada bir enerjinin olduğunu düşünüyorum. Çan ve Biga’da deprem olursa bunun Midilli’deki deprem ile bir ilgisi yok” dedi. Vatandaşlara uyarılarda da bulunan Perinçek, uzun vadede evlerini sağlam yapmaları gerektiğini kısa vadede ise depremde hasar görmüş evlere vatandaşların girmemesi gerektiğinin altını çizdi.
 
 
ARTÇILARA KARŞI UYARDI
 
Ege Denizi'nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Süha Özden, vatandaşları artçı sarsıntılara karşı uyardı. Özden, artçıların birkaç gün sürebileceğini, fakat hiçbir zaman ana şok kadar olmayacağını söyledi.
 
Prof. Dr. Süha Özden, “Midilli Adası'nın güneyi ile Karaburun Yarımadası'nın hemen kuzeyinde yer alan bir alanda meydana geldi. Deprem biraz uzun sürdü. Yaklaşık 15 saniye, 20 saniyeye yakın bir süre aldı. Deprem sırasında gelen sismik dalgalar Batı Anadolu’daki birçok şehirde hissedildi. Özellikle yakın olan Çanakkale, İzmir ve zeminin daha kötü olduğu yerlerde açıkçası uzakta da olsa hissedildi deprem. Tabi bu depremle ilgili şunu söyleyebiliriz. Özellikle son 15 yıllık, 20 yıllık sürece baktığınız zaman Batı Anadolu’nun genelinde ve Ege Denizi içerisinde güneyinde bu tür depremlerle karşılaşıyoruz. Bugünkü olan deprem de doğu-batı doğrultulu bir normal fay üzerinde meydana gelmiştir” dedi. “Depremden sonra bir takım artçı depremler olacaktır” diyen Prof. Dr. Özden, “Bu tabi Ayvacık’ta meydana gelen deprem fırtınası, silsilesi gibi değil. Burada özellikle 6’dan büyük deprem meydana geldiği için enerji açığa çıktı net olarak. Bir kırılma meydana geldi ve dolayısıyla enerji açığa çıktı. Depremin olduğu merkezin doğusunda ya da batısında, kuzeyinde ya da güneyinde bir takım faylar var. Birçok kişi tabi ki bu endişeyi taşıyor. Acaba tetikleme mekanizması şeklinde bunlar da olabilir mi diye. Bunu söylemek mümkün değil. Yani öngörümüz olamaz bununla ilgili, çok zor gerçekten. Ancak şu bir gerçek ki, bu türden depremler çok dar zaman aralığında değil ama geniş zaman aralığında Batı Anadolu’yu ve Kuzey Ege’yi, Güney Ege'yi etkileyen depremler. Olacaktır, olabilir bu türden depremler. Bu depremden sonra 4.9 ilki olmak üzere artçı depremler başladı. Bu birkaç gün devam edebilir. Süresini tahmin etmemiz mümkün değil. Büyüklükleri bu ana depreme hiçbir zaman ulaşmayacak büyüklükte olacaklardır. 5.3’ü, 5,4’ü bulabilir ama hiçbir zaman o ana şok kadar olmayacaktır” diye konuştu.  Yapılardaki sorunlara dikkat çeken Prof. Dr. Özden, “Tabi bizim özellikle sorunumuz yer üstündeki yapılarımız, kültürel eserlerimiz. Maalesef bugün yine depremden sonra ekranlara yansıdı. Bacaların duvarlarının çökmeleri şeklinde. Özellikle bizde en temel sorun yapı, yapısal sorunlarımız var. 6.2 de önemli bir deprem. Denizde olmuş olması, birazcık bizden uzak olması bir şans olarak değerlendirilebilir. Ama bu her zaman böyle olmuyor. Bu nedenle de temkinli olmamız ve yapısal hasarları mutlak süreç içerisinde çözmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
Simge Özden