Çanakkale'de Eğitim Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim İş, Birleşik Kamu İş ve KESK şubeleri, eğitim kurumlarında tırmanan şiddet vakalarına karşı ortak bir eylem düzenledi. Truva Atı önünde toplanan eğitimciler, Şanlıurfa Siverek ve İstanbul Çekmeköy'de yaşanan silahlı saldırıları hatırlatarak, okulların sahipsiz bırakıldığını vurguladı. Eylemde, "Güvenli okul güvenli gelecek" ve "Şiddete karşı omuz omuza" sloganları atıldı.

 

"Bu Bir Sistem Sorunudur"

Sendikalar adına yapılan ortak açıklamada, Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan son saldırının münferit bir olay olmadığı ifade edildi. Eğitimin sistematik biçimde değersizleştirilmesinin şiddeti körüklediği belirtilen açıklamada, Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından benzer olayların sürmesinin bir "sistem sorunu" olduğu dile getirildi. Okulların bilim ve aydınlanma yuvası olması gerekirken, can güvenliği endişesinin yaşandığı alanlara dönüştüğü kaydedildi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Bugün burada sadece bir açıklama yapmak için değil, hesap sormak için bulunuyoruz! Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırı, sıradan bir şiddet olayı değildir. Bu saldırı; eğitimin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençlerin geleceksizliğe itildiğinin ve okulların bilinçli şekilde sahipsiz bırakıldığının açık göstergesidir. Henüz kısa bir süre önce İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısı hâlâ tazeyken, benzer bir vahşetin yeniden yaşanması tesadüf değil; açık bir sistem sorunudur. Bugün eğitim sistemi gençlere umut vermiyor. Gençlerimiz geleceğe güvenle bakamıyor, hayal kuramıyor. Çünkü bu düzen, onları yaşamla buluşturmak yerine çaresizliğe, öfkeye veya yalnızlığa sürüklüyor. Ve o biriken öfke, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak karşımıza çıkıyor!

 

“Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünmektedir”

“Soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl bu kadar güvensiz hale geldi? Bilimin, aklın ve aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu yaşananlar bir çöküştür! Bu, eğitimde güvenlik politikalarının iflasıdır! Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın sonucudur! Yaşanan saldırıda öğrenciler, öğretmenler ve kamu görevlileri yaralanmıştır. Bu tablo artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar, eğitim yuvası olmaktan çıkarak şiddetin gölgesinde bırakılmıştır. Biz eğitim sendikaları olarak yıllardır uyarıyoruz. Ancak bu uyarılar görmezden gelinmiştir. Ne etkin bir güvenlik politikası oluşturulmuş ne rehberlik ve psikolojik destek sistemleri güçlendirilmiş ne de eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanmıştır. Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünmektedir. Bugün öğrenciler okula giderken eve sağ salim dönüp dönemeyeceğini sorgulamaktadır. Bu kabul edilemez! Bu tablonun sorumluları bellidir: Eğitimi bilimsel, laik ve kamusal temellerden uzaklaştıranlar, okulları piyasacı ve ideolojik anlayışlara teslim edenler, sorumluluk almayanlardır!”

 

Öğretmenler taleplerini sıraladı

“Buradan açıkça ilan ediyoruz: Okullarda güvenlik bir tercih değil, devletin asli görevidir! Rehberlik hizmetleri göstermelik değil, yaşamsal bir ihtiyaçtır! Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz! Eğer bir öğrencinin ya da bir öğretmenin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları açıktır!

Bizler sadece eleştirmiyoruz; çözüm de üretiyoruz. Taleplerimiz nettir:

•Okullarda revir ve sağlık personeli bulunmalıdır.

•Kadrolu güvenlik görevlileri görevlendirilmeli, giriş-çıkışlar denetim altına alınmalıdır.

•Yeterli sayıda temizlik personeli sağlanmalıdır.

•Tüm öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sunulmalıdır.

•Her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atanmalıdır.

•Psikososyal destek sistemleri güçlendirilmelidir.

•Sosyal hizmetler ile okullar arasında güçlü bir bağ kurulmalıdır.

•Öğretmenler üzerindeki idari baskılara son verilmelidir.

•Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni derslikler açılmalıdır.

•Sanat ve spor faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır.

•Tüm okullar güvenlik ve fiziki standartlara uygun hale getirilmelidir.”

 

 

 

“Önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek”

“Bunlar lütuf değil, en temel haklardır! Bir kez daha söylüyoruz: Okulları güvensiz bırakanlar bu sorumluluktan kaçamaz! Biz buradayız. Takipçisiyiz. Ve bu mücadeleden asla geri adım atmayacağız! Gelin, artık yeter diyelim! Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için birlikte mücadele edelim! Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve umutsuzluktan birlikte kurtaralım! Eğitim sendikaları olarak buradayız! Susmayacağız! Alışmayacağız! Normalleştirmeyeceğiz! Eğitimde şiddete karşı gerçek ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek!”

Atakan Alkış