Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, akaryakıttaki yüksek artış, çiftçiyi zor durumda bıraktığını ve bu şartlar altında çiftçinin ayakta kalma şansının kaldığını söyledi. Ünver, yakıtın yüzde 100 desteklenmesi gerektiğini savundu.

Geçtiğimiz yıl kuraklık ve don olayları nedeniyle birçok üründe verim kaybı yaşayan çiftçiler, sezon boyunca yaşadıkları sıkıntıları sık sık dile getirmişti. Özellikle su kaynaklarının azalması ve iklimsel riskler, tarımsal üretimi olumsuz etkileyen en önemli faktörler arasında yer aldı.

Bu yıl ise tablo tersine döndü. Yağışların bol olmasıyla birlikte Çanakkale genelinde barajların büyük ölçüde dolduğu, yer altı su seviyelerinin de yükseldiği ifade ediliyor. Bu durum, yeni sezon öncesinde üreticilerde umut oluşturdu. Çiftçiler, bahar dönemiyle birlikte ekim ve üretimde daha verimli bir yıl geçirmeyi bekliyor.

Ancak üreticilerin umutla girdiği yeni sezonda bu kez de maliyet baskısı öne çıktı. Son dönemde art arda gelen akaryakıt zamları, tarımsal üretimde kullanılan traktör, sulama sistemleri ve nakliye giderlerini doğrudan etkiledi. Artan yakıt fiyatları, üreticilerin maliyet hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu.

Çiftçiler, özellikle tarlada yapılan her işlemde akaryakıtın temel gider kalemlerinden biri olduğunu belirterek, yükselen fiyatların üretim planlarını zorlaştırdığını ifade ediyor. Bazı üreticiler, verim beklentisinin yüksek olmasına rağmen maliyetlerin bu avantajı gölgeleyebileceğini dile getiriyor.

Bölgedeki üretici temsilcileri ise tarımın sürdürülebilirliği için girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle gübre, yem ve yakıt fiyatlarındaki artışın çiftçinin kazancını doğrudan etkilediği vurgulanıyor.

Çanakkale’de tarım sezonu umut ve endişenin aynı anda yaşandığı bir döneme girerken, üreticiler hem bereketli bir yıl hem de maliyetlerin dengelenmesini bekliyor.

Artan Maliyetler Çiftçiyi Zorluyor

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver, yükselen üretim maliyetlerinin çiftçiyi ciddi şekilde zorladığını belirterek, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için desteklerin artırılması gerektiğini söyledi.

Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklığın ardından bu yıl ise aşırı yağışların etkili olduğunu hatırlatan Ünver, “Her şeyin normali makbuldür. Tarihin en kurak yılını yaşadık, şimdi ise aşırı yağışlarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Yağışlar nedeniyle ekim döneminde çiftçilerin tarlalara giremediğini vurgulayan Ünver, özellikle mart ve nisan aylarında yapılması gereken dikimlerin geciktiğini, bunun da üretim planlarını doğrudan etkilediğini belirtti.

Üretim maliyetlerindeki artışa da dikkat çeken Ünver, mazotun çiftçi için en temel gider kalemi olduğunu ifade ederek, “Mazot hem tarlaya giriş çıkışı hem de ürünün pazara ulaştırılması açısından kritik. Gübre, ilaç, fide ve sulama ekipmanları ciddi şekilde arttı. Fidelerde 5 katına varan yükselişler var” dedi.

Artan maliyetler nedeniyle çiftçinin zorlandığını söyleyen Ünver, Avrupa’daki uygulamalara benzer şekilde tarımsal üretimde kullanılan mazotun yüzde 100 desteklenmesi gerektiğini savundu.

“Çiftçi bu yükün altında kalkamaz. Üretimin devamı için mazotta güçlü bir destek şart” diyen Ünver, aksi halde ekim ve üretimde ciddi düşüşler yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Atakan Alkış