Çağlayan, Atikhisar Barajı’nın yüzde 100 doluluğa ulaşmasının ardından savaklardan bırakılan suyun, etkili yağışlarla birleşerek Sarıçay’da taşkına yol açtığını belirtti. Yaşanan olayda bazı teknelerin battığını, iş yerlerinin zarar gördüğünü ve vatandaşların mağdur olduğunu ifade etti. Ayrıca Kepez Çayı’nda da benzer şekilde taşkın meydana geldiğini dile getirdi. Açıklamasında taşkın riskine karşı kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Çağlayan, dere yataklarında yapılaşmanın gözden geçirilmesi, düzenli temizlik ve ıslah çalışmalarının aksatılmaması gerektiğini söyledi. Baraj ve su yönetimi konusunda teknik ve uzun vadeli planlamanın zorunlu olduğunu vurgulayan Çağlayan, taşkın kontrol havuzları ve ek depolama alanları oluşturularak boşa akan suyun değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.


Çağlayan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Bu olaydan ders çıkarmalıyız. Bu taşkın bizlere bir gerçeği daha hatırlatmıştır: Afetler sadece doğa olayı değil, aynı zamanda planlama ve önlem meselesidir. Taşkın riski taşıyan bölgelerde yapılaşma ve kullanım yeniden gözden geçirilmelidir. Dere ve çay yataklarının düzenli temizliği ve ıslah çalışmaları aksatılmamalıdır. Baraj ve su yönetimi konusunda gerekli adımlar atılmalıdır. Çanakkale’mizin tek içme su kaynağını korurken, şehir merkezinde benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için kalıcı ve teknik çözümler üretmek zorundayız. Bu kapsamda; taşkın kontrol havuzları ve ek depolama alanları oluşturularak boşa akan sular değerlendirilmelidir. Sarıçay ve Kepez Çayı için taşkın önleme ve ıslah projeleri hızlandırılmalıdır. Su yönetimi konusunda DSİ, belediye ve ilgili kurumlar koordineli bir kriz planı oluşturmalıdır. Kuraklık dönemleri fırsata çevrilerek baraj havzasında dip çamuru temizliği yapılmalı, gerekli görülen alanlarda derinleştirme çalışmaları ile aktif depolama hacmi artırılmalıdır. Baraj gölünde periyodik bakım ve teknik kapasite analizleri yapılarak su tutma kapasitesini artıracak projeler planlanmalıdır. Boşa akan suyu depolayabilen, taşkını önleyebilen ve suyu stratejik yöneten bir sistem kurulmalıdır. İklim değişikliği gerçeği ortadayken artık günübirlik değil, uzun vadeli planlama şarttır. Günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla hareket edilmelidir. Bu yaşananlar kimse için bir polemik konusu değil, sorumluluk çağrısıdır. Gerekli önlemleri zamanında almayan, denetimleri ihmal eden ve planlamayı erteleyen anlayış artık terk edilmelidir. Çanakkale’nin suyu da güvenliği de ihmale gelmez. Bugün gereğini yapmayanlar, yarın yaşanacak mağduriyetlerin sorumluluğunu da üstlenmek zorunda kalacaktır. Yaşamış olduğumuz taşkından zarar gören tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaşanan mağduriyetlerin en kısa sürede giderilmesini temenni ediyorum. Geçmiş olsun Çanakkale.”

Bünyamin Nami Tonka