Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, Çanakkale’de önemli bir soruna dikkat çekerek, “Çanakkale'de trafiğe kayıtlı taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 339.418.  Bu rakamın 128.422’si otomobil. 2025 yılı Ocak ayında motorlu kara taşıtı 317 bin adet seviyesindeyken bir yıl içinde artan araç sayısı da 22.418. Bu oluşan yoğunluk gerginliğe sebep oluyor. Çanakkale’ye gelen bürokratlardan emekli olanlarından %60-70 civarında ilimize yerleşiyor. İnsanlar iş yapmak için Çanakkale’ye gelmek istiyor. Gelecekler de, çünkü bu coğrafyayı kimse kimseye bırakmaz. Buna hazırlıklı olmamız lazım. Maalesef Dünya’nın en pahalı otoparkı Çanakkale’de. Yolları otopark olarak kullanıyoruz” dedi.

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası 2026 yılı Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde yapıldı. Meclis açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay; “Bugün Kepez Belediye Başkanımız Sayın Birol Arslan aramızda, kendilerine katılımları için çok teşekkür ediyoruz.

Meclis toplantımızın öncesinde gerçekleşen ‘Değişen Dünyada Türkiye’ paneli, içinde bulunduğumuz dönemin sadece zorluklarını değil, aynı zamanda fırsatlarını da gözler önüne serdi. Kapsamlı sunumları dolayısı ile Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölüm Başkanı Sayın Prof. Dr. İbrahim Ünalmış hocamıza teşekkür ediyorum. Gerçekten de dünyamız; belirsizliklerin, dönüşümlerin ve yeni denge arayışlarının yoğunlaştığı bir ekonomik ve stratejik kırılma döneminden geçiyor. Alıştığımız ticaret yolları değişiyor, üretim modelleri dijitalleşmeyle yeniden tanımlanıyor ve güç dengeleri çok kutuplu bir yapıya evriliyor. Küresel ölçekte; dijitalleşme, yeşil dönüşüm, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi ve jeopolitik değişimler artık kalıcı başlıklar haline geldi. Bu yeni dengelerde ayakta kalmak için sadece mevcut yapılarla devam etmek yetmiyor; yeniden konumlanmak, stratejik alanlarda yatırımı artırmak gerekiyor. İşte bu yüzden, bugünkü panelimizdeki o derinlikli bakış açısı, bugünü anlamanın yanı sıra yarını inşa etmek için de çok kıymetliydi. Katkı sağlayan herkese tekrar teşekkürler…

Peki, bu devasa dönüşüm fırtınasında Türkiye nerede duruyor? Hiç kuşkusuz, bu stratejik fırtınanın tam merkezinde… Coğrafi konumumuz, üretim kabiliyetimiz, girişimci ruhumuz ve genç nüfusumuz bize önemli bir stratejik avantaj sağlıyor. Ancak bu tek başına yeterli olmaz; doğru politikalar, sürdürülebilir yatırımlar ve güçlü iş birlikleriyle bunu desteklemek zorundayız. Bugün Türkiye için asıl mesele; kısa vadeli dalgalanmalara odaklanmak değil, orta ve uzun vadeli bir kalkınma hikayesini kararlılıkla inşa etmek olmalı. Sanayide verimlilik, ihracatta katma değer, enerjide dönüşüm ve dijital altyapı bu hikayenin temel başlıklarıdır.

Türkiye ekonomisi, bu zorlayıcı dönemde dayanıklılığını korumaya devam ediyor. Resmî verilere göre TÜİK’in açıkladığı enflasyon, Ocak 2026’da yıllık bazda hâlâ yüksek seviyelerde seyretse de bir miktar gerileme eğilimi gösteriyor. Dezenflasyon sürecinin belirginleşmesiyle birlikte Merkez Bankası'nın faiz indirim döngüsüne girmiş olması, yatırım iştahımızın yeniden canlanması adına kritik bir dönemeç oluşturuyor. Büyüme tarafında ise uluslararası kuruluşların tahminlerine göre Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3 civarında bir büyüme seviyesini koruyacak şekilde öngörülüyor. Uluslararası kuruluşların 2026 yılı için büyüme tahmini ise yüzde 3,4 ile 4,2 arasında değişiyor. Bazı kurumlar bu tahmini biraz daha yukarı çekti. Bu öngörüler, genel ekonomik aktivitenin süreceğine dair inancın göstergesi.   Buradan çıkaracağımız sonuç şu: Yakın dönemde fiyat istikrarı arayışımız sürerken, büyüme performansı da sürdürülebilirlik çizgisinde devam edecek. Bu dengeyi koruyabilmek hem politika yapıcılar için hem de iş dünyası için kritik. Bununla birlikte, 2026’da Ülkemizin COP31’e ev sahipliği yapacak olması, sanayimizin 'yeşil pasaport' alma zorunluluğunu bir kez daha hatırlatıyor. Sınırda Karbon Düzenlemesi’ni bir risk olarak görmekten ziyade, doğru yönetmemiz gereken bir rekabet avantajıdır. Bu süreçte Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenlemesi artık ajandalarımızın en üst sırasına çıkmalıdır.

Türkiye ekonomisindeki bu genel tabloyu ve makro hedefleri konuşurken; asıl başarının, bu hedeflerin yerelde ne kadar karşılık bulduğuyla ölçüleceğine inanıyorum. İşte tam bu noktada odağımızı, evimize, yani Çanakkalemize çevirmemiz gerekiyor. Çanakkale; iki kıtayı birleştiren eşsiz coğrafi konumuyla, güçlü tarım potansiyeliyle, gelişen sanayisi ve ticaretiyle, turizmdeki çeşitlenme fırsatlarıyla Ülkemizin öncü kentlerinden biri. Ancak bugün hepimizin önünde duran ve yanıtlaması gereken asıl soru şudur: “Biz bu muazzam potansiyeli, sadece kâğıt üzerinde bir avantaj olmaktan çıkarıp, nasıl sürdürülebilir bir ekonomik performansa dönüştürürüz?” Tarımda verimlilik ve yüksek katma değerli ürün üretimi, sanayide teknoloji odaklı büyüme, lojistik ve dijital altyapı yatırımları… Bunların her biri, sadece Çanakkale’nin yerel refahını artırmakla kalmayacak; aynı zamanda Türkiye ekonomisinin küresel rekabet gücüne çok kritik bir omuz verecektir.

 

Üretim kapasitemizi artırırken, ticareti de bu sürecin lokomotifi yapmalıyız. Sadece üretmek yetmez; dijital kanalları kullanarak dünyaya açılmalı, Çanakkale’nin ticari marka değerini yükseltmeliyiz. Türkiye’nin kalkınma hikayesi, Çanakkale gibi potansiyeli yüksek şehirlerin bu hikâyeye ne kadar güçlü dahil olduğuyla yazılacaktır.

 

Değişen dünya bize bir kez daha gösteriyor ki; beklemek değil, hazırlıklı olmak; tepki vermek değil, öngörmek başarıyı getirir. Biz; iş dünyamız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve akademik camiamızla birlikte Türkiye’nin ve Çanakkale’nin ekonomik gücünü büyütmeye devam edeceğiz.”

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu ise şöyle konuştu; “Sizleri şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına saygıyla selamlarken Şubat ayı Meclis toplantımızın Odamız, üyelerimiz ve şehrimiz için hayırlı olmasını,  geleceğimize ışık tutacak görüş ve önerilerimizle  katkı sunacağımız bir toplantı olmasını diliyorum.

 

Biraz önce Prof. Dr. Sayın İbrahim Ünalmış hocamızı dinledik. Değişen Dünyada Türkiye’ye vurgu yaptı. Öncelikle Meclis Başkanımız Osman Bey’e bizi değerli hocamızla buluşturduğu için, İbrahim Bey’e de değerli sunumları için teşekkür ediyorum. Konuyu o kadar detaylı anlattı ki soracak soru bulamadık. Çok kıymetli Kepez Belediye Başkanımız değerli dostum Birol Bey ve saygıdeğer hanımefendi aramızda, sizlere de hoş geldiniz diyorum. Bugün gündem yoğun, onun için biraz kısa konuşmayı tercih ediyorum.

 

ÜRETMEYE MECBURUZ!

 

Hocamızın söylediklerinin özetini, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk  yıllar önce söylemiş; “Üretmeye Mecburuz” diye.  Biz de bu yazıyı Odamızın cephesine yazdık.  Evet üretmeye mecburuz. Çünkü üretmeden tüketen toplumların sonu belli. Ama nasıl üreteceğiz? Veriler başka, göstergeler başka.

 

Bugün Yönetim Kurulu toplantımızda bütün komitelerimizin kararlarını detaylı bir şekilde inceledik. Finansmana erişim, iş gücüne erişim gibi konular çok büyük sorunlar. Ama motivasyonumuzu güçlü tutacağız.

 

Sayın Meclis Üyeleri,

Çanakkalemizin sosyal dinamikleri  hakkında önemli ipuçları veren birkaç istatistiki veri paylaşmak istiyorum. 2025 yılında İlimizde konut satışı bir önceki yıla göre %11 artış göstererek 14.068 adet olarak gerçekleşmiş. Bunların 5.246 adedi ilk konut satışı. Yıllık olarak 14 bin konutun el değiştirmesi yatırım için de olsa yerleşim için de olsa  ilimize olan talebin ve güvenin devam ettiğinin bir göstergesidir.

 

BURASI KARADENİZ DEĞİL. DAĞ BİTİP DENİZ BAŞLAMIYOR!

 

Pandemi Çanakkale'yi; Türkiye'yi ve tüm Dünya’yı olumsuz etkiledi. Ama bir yerde Çanakkale hem doğasıyla, hem boğazıyla, hem de köprü yatırımıyla pozitif ayrıştı. Çanakkale'ye talep arttı. Şimdi ben Birol Başkandan bir şey rica edeceğim. Birazdan araç istatistiklerini de söyleyeceğim. Müteahhit arkadaşlarımız diyor ki biz Bağdat Caddesi'nde ev yapmıyoruz kat karşılığı oranları %44-45'ler de. Burası Karadeniz değil. Dağ bitip deniz başlamıyor. Yeni ve yüzyıla yakışır konut alanları, gıda alanları yapılmalı. Gıdacı üyelerimiz gıda sitesi yapalım diyor. Yer var ama izin yok. Beraber yol yürüyebiliriz. Desteğini de hep hissettiğimizden dolayı size teşekkür ediyorum. Bu konuda hep birlikte çalışmaya hazırız Birol Başkanım. Kepez’in nüfusu 40 bine yaklaşmıştır. Türkiye’de 922 İlçenin birçoğundan daha büyük bir belde. Hazır kendini korurken Çanakkale’ye yakışır bir yeri inşa etmek hepimizin elinde diye düşünüyorum.

DÜNYA’NIN EN PAHALI OTOPARKI ÇANAKKALE’DE

 

Konuttan bahsettim şimdi araca gelelim. TÜİK tarafından açıklanan 2025 Motorlu Kara Taşıtları verilerine göre, Çanakkale'de trafiğe kayıtlı taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 339.418.  Bu rakamın 128.422’si otomobil. 2025 yılı Ocak ayında motorlu kara taşıtı 317 bin adet seviyesindeyken bir yıl içinde artan araç sayısı da 22.418. Bu oluşan yoğunluk gerginliğe sebep oluyor. Çanakkale’ye gelen bürokratlardan emekli olanlarından %60-70 civarında ilimize yerleşiyor. İnsanlar iş yapmak için Çanakkale’ye gelmek istiyor. Gelecekler de, çünkü bu coğrafyayı kimse kimseye bırakmaz. Buna hazırlıklı olmamız lazım. Maalesef Dünya’nın en pahalı otoparkı Çanakkale’de. Yolları otopark olarak kullanıyoruz. Benim işim eleştirmek değil, siyaset hiç değil. Kepez’i yönetiyorsun. Bu konuda gerekli çalışmaların yapılmasını, hazırlıklı olunmasını istiyoruz.

 

6 Şubat asrın felaketinin 3. Yıldönümünü geçen hafta  herkes “unutmadık unutmayacağız”  vurgularıyla mesajlar vererek andı, üzüntüsünü paylaştı. Biz 3 yıldır gündemimizden düşürmüyoruz. Depreme ne kadar hazırlıklıyız. Bu konuya da değinmek istiyorum. Biz buraya uzmanları da çağırdık. Sadece depremin yıl dönümde hatırlamakla olmuyor. Biz bu konu ile ilgili ne yaptık ne yapmamız gerekiyor? Biz Oda olarak kimin ile hangi çalışma yapılacaksa hazırız.

 

ÜRETECEĞİZ, ÜRETTİĞİMİZİ SATACAĞIZ!

 

Ruhsatı verelim. Sonra gidelim cezayı keselim. Böyle bir şey yok. Yangın yönetmeliği için geçen ay uzman getirdik. Yatırımcı, yatırıma otel yapmak için başlıyor. Mevzuat belli, yönetmelik belli. Bunun bir inşaat süresi var. Yatırımın da bir süresi var. Bu sürede mevzuat değişiyor. Otelci, turizmci üyelerimizin sorunu var. Anıtlar Kurulu’na bağlı yangın merdiveni. Bugün Yönetim Kurulu toplantısında yarım saatten fazla bu konuyu konuştuk. Fiziken bunun uygulanma ihtimali yok. Bu yatırımcı zamanında burayı otel olarak yapmış. Şimdi yangın merdiveninin şeklinin değiştirilmesi isteniyor. Ne yapacak, yatırımcı binayı mı yıkacak? Yıksa da Anıtlar Kurulu buna müsaade etmiyor. Çanakkale'deki toplam kaliteli otel yatak sayısı ortalama bir kruvaziyer gemisinden daha az. Yani biz turizm kenti değiliz, turizm kenti adayıyız. Buraya turist çekmek istiyorsak hocamın sunumunda gördük. Hizmet sektörü üstte.  Biz Türkiye'den, Dünya’dan insanları çekmek istiyorsak restoranımız, otelcimiz, esnafımız para kazansın istiyorsak bir şeyler yapmamız lazım. İlimizde bir tane 5 yıldızlı otelimiz vardı. İkincisi, üçüncüsü geldi. Bunların sayısının 4-5 olması lazım. Bunlar olursa bir kongre şehri olursun. Turizminde 20'den fazla çeşidi var. Afyon'u gözünüzün önüne getirin. Dörtyol hiçbir şey yok kıracın ortası, sadece termal su var. Ama şirketler toplantı yapıyor, kamular toplantı yapıyor. Bu da bir sokaktaki simitçiden tut bakkalına kadar alışveriş olanağı sağlıyor. Üreteceğiz, ürettiğimizi satacağız. Biz şehrimizi tanıtmaya uğraştıkça ki Odamızın görevlerinin en başında bu geliyor. Bu şehri kötü imajıyla gösteren bir grup var. Geçen ay mercimek çorbasının fiyatından bahsettim. Mercimeği kaç liraya aldığın belli. Diyorlar ki; “kiralar yüksek. Ne yapmamız lazım?” Birol Başkanım, yeni yerler açmamız lazım. Yeni yerler açılınca kiralar düşecek, kiralar düşünce gelen misafirlerimizi daha uyguna hem misafir edeceğiz hem de şehrimize gelir sağlayacağız.

 

Meclis Başkanımız ve Kale Grubu Başkan Vekili Osman Okyay DEİK 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda DEİK Türkiye – Brezilya İş Konseyi Başkanlığı görevine seçildi. Aynı Genel Kurulda Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay Hanımefendi de  DEİK Türkiye – Fas İş Konseyi Başkanlığına yeniden seçildi, ayrıca Ticari Diplomasi Ödülü’ne layık görüldü. Bizleri bir kez daha gururlandırdılar. Kendilerini tebrik ediyor; Ülkemize, iş dünyamıza ve Çanakkale’mize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Bir de Birol Başkanıma bir teşekkürüm var. bizim Meclis Şeref Üyemiz Osman Başkanımın kayınpederi, Zeynep hanımın da rahmetli babası Hacı İbrahim Bodur Amcamızın ismini bir caddeye vermişsiniz. Gerçekten sanayi için bu çok önemli ve gurur verici bir durum. Bu destek için de teşekkür ediyorum.

 

02 no’lu Meslek komitesinden S.S Gökköy Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yetkilisi Halil Akpınar Meclis üyemiz  devamsızlıktan dolayı Meclis Üyeliğinden çekilmiş olup, yerine Lapseki Bereket Tarım firması yetkilisi Mehmet Yakın Meclis Üyeliğine gelmiştir. Halil Bey’e teşekkür ediyor, Mehmet Bey’e de hoş geldiniz diyerek başarılar diliyorum.

 

Tüm üyelerimize bol bereketli kazançlar dilerken çalışmalarımıza katkı sunan siz değerli  Meclis ve Komite Üyelerimize teşekkür ediyorum. Görüş ve önerilerinizin, yol haritamızı belirlemede bizler için son derece kıymetli olduğunu tekrar ifade etmek  isterim.

 

Önümüzdeki hafta mübarek Ramazan ayı başlıyor. Konuşmama son verirken Ramazan ayının öncelikle kalplere iman, merhamet ve vicdan getirmesini, sağlık ve huzurla Bayrama eriştirmesini diliyorum. Saygılarımla, teşekkürlerimi sunuyorum.”

 

Meclis Toplantımızda konuşan Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan; “Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odamızın Sayın Meclis Başkanı, Sayın Yönetim Kurulu Başkanı, Kıymetli Meclis Üyeleri, Değerli iş dünyası temsilcileri ve basın mensupları,

Bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

 

Kepez’in mevcut durumu, öncelikleri ve gelecek vizyonu hakkında sizleri bilgilendirmek isterim. Hepinizin yakından bildiği üzere Kepez’imizin en temel ve öncelikli sorunu su meselesidir. Bu sorun yalnızca günlük yaşamı değil; ilçemizde faaliyet gösteren hastanemizi, üniversitemizi, kamu kurumlarımızı, konutlarımızı ve iş yerlerimizi doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla mesele, sadece altyapısal bir konu değil; ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik açısından da kritik bir başlıktır. Göreve geldiğimiz günden bu yana ilgili kurumlarla yürüttüğümüz yoğun temaslar ve teknik çalışmalar neticesinde, su sorununu yaz aylarına kadar kalıcı şekilde çözüme kavuşturmayı hedefliyoruz. Tarafıma yöneltilen soruların büyük çoğunluğu da bu konuya ilişkindir. Ben de her platformda, yaz dönemine kadar bu sorunu çözeceğimizi ve Kepez’in artık bu başlıkla anılmayacağını özellikle ifade ediyorum. Su sorunu, aynı zamanda imar çalışmalarımızın önündeki en büyük engel olmuştur. Sağlıklı bir altyapı zemini oluşturmadan planlı büyümeyi başlatmak mümkün değildir. Bu nedenle önceliğimizi su meselesine verdik. Yaz aylarında bu sorunu çözdükten sonra imar çalışmalarımıza hızla başlayacağız. Bu süreçte otopark ve park alanları başta olmak üzere sosyal donatı alanlarını en ince ayrıntısına kadar planlayacağız. Amacımız yalnızca Kepez’i büyütmek değil; planlı, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent dokusu oluşturmaktır.

 

Önümüzdeki dönemde Kepez’e kazandırmayı hedeflediğimiz projeler arasında bir yat limanı ve İzmir yolu aksı üzerinde konumlandırmayı planladığımız ticari bir merkez bulunmaktadır. Bu projelerle Kepez’i sadece konut ağırlıklı bir yerleşim alanı olmaktan çıkarıp, ekonomik hareketliliği yüksek, yatırım çeken ve istihdam üreten bir cazibe merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. İnanıyorum ki Kepez’in planlı ve güçlü gelişimi, Çanakkale merkez üzerindeki yükü de hafifletecek; şehrimizin bütüncül kalkınmasına katkı sağlayacaktır.

 

Sözlerimi tamamlarken şunu özellikle vurgulamak isterim:

Kepez güçlenirse Çanakkale güçlenir.

Çanakkale güçlenirse Türkiye güçlenir.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor, hepinize iyi günler diliyorum.” dedi.

 

Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan’a konuşmalarının ardından, Meclis Başkanı Osman Okyay ve Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu tarafından hediye takdiminde bulunuldu.

 

Meclis konuşmalarının ardından bir önceki toplantı tutanağı okunarak onaylandı.

 

Hesapları İnceleme Komisyonu Üyesi Ali Karaman tarafından, Hesapları İnceleme Komisyonu’nun 2026 Ocak ayı mizanı ile ilgili rapor okundu ve 2026 Ocak ayı mizanının tetkik ve onayı yapıldı.

 

TOBB’nin yeni nace kodları ile ilgili çalışması üzerine Odamızca yapılan çalışma Mecliste görüşülerek onaylandı.

 

Muhasebe Sorumlusu Kemal Yücel tarafından sunulan azami fiyat tarife talepleri Mecliste görüşülerek onaylandı.

 

Gündeme gelecek diğer konuların görüşülmesi maddesinde;

 

Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Aydeğer; Konferansta konuşmalarını gerçekleştiren İbrahim Ünalmış’ın “Değişen Dünyada Türkiye” başlıklı sunumunun son derece faydalı ve ufuk açıcı olduğunu ifade ederek, böylesine nitelikli bir ismin Odamız üyeleriyle buluşturulmasına vesile olan Meclis Başkanı Osman Okyay’a teşekkürlerini sundu. Yangın Yönetmeliği’ne ilişkin sürecin devam ettiğini hatırlatarak belediyeler tarafından farklı dönemlerde verilen imar ve yapı ruhsatları ile mevcut itfaiye mevzuatı arasında uygulama farklılıkları oluştuğunu belirtti. İmar izninin verildiği tarihte yürürlükte olan hükümler ile bugün geçerli olan yönetmelik hükümleri arasındaki değişiklikler nedeniyle işletmelere uygunsuzluk bildirimleri yapıldığını, bu durumun uygulamada bir koordinasyon eksikliğine yol açtığını ifade etti. Söz konusu uygunsuzlukların giderilmesi için tanınan sürenin 31 Mayıs 2026 tarihinde sona ereceğini vurgulayarak sürecin bütüncül ve çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti.

 

Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; “Değişen Dünyada Türkiye” konulu konferansın Odamız vizyonuna değer kattığını belirterek programın gerçekleştirilmesine katkı sunan Meclis Başkanı Osman Okyay’a teşekkürlerini iletti. Çanakkale’nin mevcut durumda bir turizm kenti değil, turizm kenti adayı konumunda olduğunu vurgulayarak kentimizin toplam yatak kapasitesinin bir kruvaziyer gemisinin taşıdığı yolcu sayısından dahi daha düşük seviyede olduğuna dikkat çekerek turizm altyapısının güçlendirilmesinin stratejik bir öncelik olduğunu ifade etti. Ruhsat sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise konunun son derece kritik olduğunu belirterek hususun bugün gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında ele alındığını ve gelişmelerin ivedilikle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne iletileceğini bildirdi. Ruhsat iptali söz konusu olduğunda işletmelerin müşteri kabul edemeyeceğini, bunun da doğrudan ekonomik kayıp ve itibar riski oluşturacağını vurgulayarak sürecin sektörün sürdürülebilirliği açısından hassasiyetle takip edildiğini ifade etti.

 

Yönetim Kurulu Başkanı Murat Aydoğdu; Konuşmacıya ve programın gerçekleştirilmesine katkı sunan Meclis Başkanı Osman Okyay’a teşekkürlerini iletti. Benzer nitelikte organizasyonların Odamız çatısı altında farklı temalarla sürdürülmesini arzu ettiklerini ifade ederek ilerleyen dönemde de Meclis Başkanımızın destekleriyle alanında yetkin isimleri üyelerimizle buluşturmaya devam etmek istediklerini belirtti. Ayrıca, Meclis Başkanı Osman Okyay’ın DEİK’te üstlendiği görevin Odamız ve ilimiz adına önemli bir temsil sorumluluğu taşıdığını vurgulayarak kendisini tebrik etti. Bu yeni görev vesilesiyle, Brezilya’ya yönelik Odamız organizasyonunda bir iş gezisi planlanabileceğini, kurulacak temasların ikili ticari ilişkilerin geliştirilmesine ve üyelerimizin yeni pazarlara erişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

 

Meclis Başkanı Osman Okyay; Brezilya’nın hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından oldukça büyük ve federal yapıya sahip bir ülke olduğunu, yönetim modelinin Amerika Birleşik Devletleri’ni andırdığını ifade etti. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi noktasında yatırım odaklı bir perspektifle hareket edilmesi gerektiğini belirterek Brezilya ile tek bir temas noktası üzerinden sağlıklı bir iletişim kurmanın zor olduğunu, bu nedenle öncelikle hedef sektörlerin netleştirilmesi ve ilgili eyaletlerdeki ticaret ve sanayi odalarıyla doğrudan iş birlikleri tesis edilmesinin daha rasyonel bir yaklaşım olacağını vurguladı.

 

Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Aydeğer; Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın savunma sanayine olası etkileri hakkında değerlendirme talebinde bulunarak, bu gelişmenin bölgesel ve küresel ölçekte nasıl bir yansıma oluşturabileceğine ilişkin görüşleri sordu.

 

Meclis Başkanı Osman Okyay; Türkiye’nin savunma sanayii ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasına girmesinin stratejik bir başarı olduğunu belirtti. İspanya’ya jet eğitim uçağı satışının gerçekleştirilmesinin de bu ivmenin somut göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, savunma sanayiinde elde edilen bu konumun Ülkemizin teknolojik kapasitesi ve uluslararası rekabet gücü açısından son derece kıymetli bir gelişme olduğunu vurguladı.

 

Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çelik; Brezilya başlığı altında yürütülen değerlendirmelerden hareketle konuyu turizm perspektifine taşımak istediğini ifade etti. Geçmiş yıllarda Avustralya ve Yeni Zelanda’dan Çanakkale’ye yoğun ziyaretçi akışı olduğunu hatırlatarak son dönemde bu hareketliliğin belirgin şekilde azaldığını, “kanayan yara” ifadesiyle de bu kaybı kastettiğini belirtti. Çanakkale’nin özellikle tarih turizmi bakımından bu iki ülke nezdinde güçlü bir algıya sahip olduğunu vurgulayarak destinasyonun yeniden etkin biçimde anlatılması, doğru tanıtım kanallarının kullanılması ve ilgili tur operatörleriyle sistematik iş birlikleri kurulması halinde söz konusu pazarlarda eski ivmenin yeniden yakalanabileceğini ifade etti. Bu doğrultuda, hedef odaklı bir tanıtım ve temas stratejisinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.

 

Meclis Başkanı Osman Okyay; Avustralya ve Yeni Zelanda pazarlarının özellikle tarih turizmi bağlamında Çanakkale için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, bu ülkelerle ilişkilerin yalnızca duygusal ve tarihsel bağ üzerinden değil, profesyonel tanıtım ve sürdürülebilir pazarlama stratejileri çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti. Hedef pazara yönelik somut veri analizi yapılmasının, tur operatörleri ve sektör temsilcileriyle eşgüdümlü bir yol haritası oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, Odamızın bu süreçte koordinasyon ve temas noktası rolünü üstlenebileceğini vurguladı.

 

Meclis Toplantısı Şubat Ayında doğum günü olan Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin okunmasıyla son buldu.

Kaynak: ÇTSO