Zirve ekibi üyeleri ve misafirleri, sabah saat 9.00’da feribota binerek Kilitbahir köyüne geçti. Burada köy içinde geçerek Çay bahçesinin olduğu yerde ısınma hareketleri yaptıktan sonra yürüyüşe geçti. Köy içindeki tarihi ve doğanın birleştiği taş kaplı sokaklardan geçerek yukarıya tırmandı. Yukarı çıktıkça boğaz ve Çanakkale manzarası daha da güzel görünmeye başlandı. Ekip, rampayı çıkarak seyir terasının olduğu yere geldi. Burada bir süre dinlendi, manzaranın tadını çıkardı ve hatıra fotoğrafları çektirdikten sonra yürüyüşüne devam etti. Manzaranın en güzel göründüğü sırt boyunca ekip yürüyerek Yıldız Tabyası’na geldi.

TABYA YIKILMIŞ DURUMDA

Tabya, Kilitbahir Köyü’nün üst kısmındaki sırt bölgesinde, ormanlık alanda yer alıyor. 19. yüzyıl sonlarında, Çanakkale Boğazı savunma hattının bir parçası olarak inşa edilmiş. Boğaz savunmasında kara yönünden gelebilecek saldırılara karşı ileri gözetleme ve haberleşme noktası olarak görev yapmış. Cumhuriyet döneminde (özellikle 1950’lerden sonra), tabya alanına askerî telsiz ve haberleşme sistemi tesisleri kurulmuş. Bu yüzden bölgede “telsiz odaları” ve betonarme ek yapılar uzun yıllar bulunmaktaydı.

Günümüzde yapı büyük oranda yıkılmış ve orman içinde kalmış. Kalıntı duvarları ve bazı tünel girişleri hâlâ görülebilmekte. Tesisin bulunduğu alan artık harabe hâlinde ve askeri kullanımda değildir.

Yürüyüş ekibi burada bir süre kalıntıları inceledikten sonra deniz kenarında bulunan Havuzlar Şehitliği’ne doğru ilerledi. Bu sırada kısa bir yağmur yağışından sonra güneş açtı ve hava yürüyüşe çok daha verimli hale geldi. Orman içinde yürürken mantar, kaplumbağa, çiçekler ve doğanın güzelliklerine şahitlik etti.

Havuzlar mevkinde bulunan tesiste ekip, öğle yemeği molası verdi. Buradaki dinlenmenin ardından deniz kenarında kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra döndüğü ortadan tekrar yukarı çıktı ve seyir terasının olduğu yerde Kilitbahir köyüne indi. Kilitbahir Kalesi üst kısmında bulunan köy çay bahçesinde çay molasının ardından ekip, güzel bir yürüyüşün ardından vapura binerek Çanakkale’ye geri döndü.

Mehmet Güler