Çanakkale ve çevresinin doğal zenginliklerini sosyal medya paylaşımlarıyla tanıtan Orman Yüksek Mühendisi Mehmet Akkan, mağaraya dair yaptığı kapsamlı anlatımla doğaseverlerin ve bilim meraklılarının ilgisini çekti.

Akkan, mağaraların insanlar ve yaban hayvanları için binlerce yıldır barınma ve yaşam alanı olduğunu belirterek, “Yapışık Kayalar Mağarası, Kazdağları-Biga Yarımadası’nın görülmeye ve bilinmeye değer zenginliklerinden biridir” dedi.

Mağaralar; yüzeyle bağlantısı olan, gün ışığı kaybolacak derinliğe ve en az bir insanın sürünerek girebileceği genişlik ve yüksekliğe sahip yeraltı boşlukları olarak tanımlanıyor. Bu oluşumları inceleyen bilim dalına speleoloji deniyor. Gün ışığının kaybolmadığı boşluklar ise “kovuk” olarak adlandırılıyor.

Karstik oluşum ve fay breşi kökeni

Yapışık Kayalar Mağarası, karstik bir mağara niteliği taşıyor. Kireçtaşı, dolomit, mermer, jips, tuz, kalsit, çimentolu konglomera ve kumtaşı gibi erimeye uygun karbonatlı ve sülfatlı kayaçların yeraltı suları tarafından eritilip aşındırılmasıyla karstik mağaralar oluşuyor.

Mağaradaki kayaçların içindeki parçalar köşeli ve kenarlı yapısıyla breş (açısal çakıltaşı) özelliği gösteriyor. Bu, yakın çevreden kopmuş kaya parçalarının kısa mesafede taşınıp çökelmesiyle meydana gelen bir oluşuma işaret ediyor. Parçalar fazla aşınma fırsatı bulmadığı için köşeli kalıyor. Kayaç içindeki boşlukları kalsit, kil veya silis doldurarak bağlayıcı görevi görüyor; bu süreç “çimento” etkisiyle kayacın sertleşmesini sağlıyor.

Akkan, bu tür oluşumların genellikle üç şekilde geliştiğini aktarıyor: Fay zonları boyunca kırılan kayaçların birikmesiyle. Dağ eteklerinde yamaç döküntüsü (talyus) şeklinde. Eski çöküntü havzalarında kısa taşınımlı tortul birikimler olarak. Yapışık Kayalar Mağarası da bu jeolojik süreçlerin bir sonucu olarak fay breşi kökenli bir yapıya sahip.

Mağara, Çanakkale-Balıkesir il sınırında, Gönen ilçesi Ortaoba Köyü Dedealan Tepe mevkiinde bulunuyor. Kazdağları’nın eşsiz doğal zenginlikleriyle birlikte değerlendirilmesi gereken bu alan, hem doğa turizmi hem de bilimsel araştırmalar açısından büyük potansiyel taşıyor.

“Kazdağları hayat verir”

Paylaşımını “Kazdağları hayat verir, yaşatır ve herkese iyi gelir” sözleriyle tamamlayan Mehmet Akkan, bölgenin hem doğal hem de kültürel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Kazdağları’nın bu gizli hazinesi, hem doğaseverler hem de jeoloji meraklıları için keşfedilmeyi bekleyen bir doğa harikası olma özelliğini sürdürüyor.

Mine Yel