Çanakkale ELDER KDM bir basın açıklaması düzenleyerek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasını talep ederek, Covid-19 salgını sürecinde en çok kadınların etkilendiğini ve ev içi şiddet ile kadın cinayetlerinde artış gözlemlendiğini belirtti.
Çanakkale Kadın El Emeği Derneği Kadın Dayanışma Merkezi (ELDER KDM) Morabbin Parkı’nda Kadınlar günü dolayısıyla bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasına birçok dernek üyesi katılırken Dernek Başkanı Fatma Erdoğan, açıklama yaptı. Erdoğan açıklamasında, “8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York şehrinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları isteğiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak, polislerin işçileri fabrikaya kilitlemesi, arkasından da çıkan yangında kurulan barikatlardan kaçamayarak 129 kadın işçinin yanarak ölmesiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak anılmaya başlandı. Bu vesileyle yangında ölen 129 kadını ve dünyada cinayete kurban edilen bütün kadınları saygıyla anıyoruz” dedi.
‘’ÜLKEMİZDE TOPLUMSAL CİNSİYET AYRIMCILIĞI AİLE İÇİNDE BAŞLAYARAK TOPLUMUN HER ALANINDA VAR OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR’’
Erdoğan, “8 Mart dünya kadınlarının taleplerini birlikte daha gür haykırdığı, kendilerini toplumda eşit bir birey olarak yok sayan çağ dışı zihniyetlere karşı çıktığı, kadını sömüren, aşağılayan, yok eden sistem ve zihniyetlere karşı mücadele verdiği gündür. Ülkemizde toplumsal cinsiyet ayrımcılığı aile içinde başlayarak, toplumun her alanında var olmaya devam etmektedir. Ülkemizde nüfusun yarısını teşkil eden kadınlarımız, yaşamın her alanında varken karar alma organlarında, istihdamda, eğitimde, politikada aynı oranda temsil edilememektedir. Bunun yanında kadına ve çocuklara yönelik şiddet, cinsel istismar sistematik bir şekilde devam etmektedir. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği problemi, ekonomik ve toplumsal hayatın eşitlik ilkesi kapsamında düzenlenmesi ile mümkündür. Kadınları toplumsal hayat dışına itmeye çalışan cinsiyetçi ve ayrımcı politikalardan ve uygulamalardan vazgeçilmelidir. Tüm dünyada ve ülkemizde küresel olarak yaşanmakta olan Covid-19 salgını sürecinde en çok kadınlar etkilenmiş, ev içi şiddet ve kadın cinayetlerinde artış gözlemlenmiştir. Covid-19 salgını süresince kadınların sağlık hizmetlerine ulaşımda zorlandıkları, yoksullaştıkları, ücretsiz bakım emeği yüklerinin daha da arttığı, ev içinde salgından önce var olan şiddetin devam ettiği bilinmektedir. Bu süreçte eğitim-öğretim hizmetlerinin aksaması, yoksulluğun artması gibi unsurların ilerleyen zamanlarda kız çocuklarının eğitim hayatından alınmasına sebep olmasından da endişe duymaktayız” dedi.
‘’BİZLER ÖLDÜREN SEVGİ İSTEMİYORUZ’’
“Günde en az üç kadın kocası, sevgilisi, babası, kardeşi ve hatta oğlu tarafından öldürülüyor. Öldürülme gerekçeleri sevgi. Bizler öldüren sevgi istemiyoruz’’ diyen Dernek Başkanı Erdoğan açıklamasının devamında ‘’Bizler, var olan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasalarımızın uygulanmasını talep ediyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bütün vekillere sesleniyoruz.
TBMM İstanbul Sözleşmesi ile ilgili acilen toplansın, İstanbul Sözleşmesinin gereği yapılsın ve önleyici, caydırıcı tedbirler alınsın. Biz kadınlar dünyanın diğer yarısıyız. Egemenlerin lütuflarını değil, haklarımızı istiyoruz. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz”
Hülya Öz