Dünyanın gözü bir süredir Amerikan seçimlerinde. Resmi olmayan kaynaklara göre Biden seçimi kazandı. Pek çok ülke Joe Biden’ı zaferi için kutlarken Türk - Amerikan ilişkilerinin ne olacağı, ekonomiye ne gibi yansımaları olacağı merak konusu. Uzun yıllar Amerika’da gazetecilik yapan bir süredir Bozcaada’da ikamet eden 40 yıllık deneyimli gazeteci ve aynı zamanda akademisyen Prof. Dr. Haluk Şahin Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleşen başkanlık seçimini değerlendirdi.
Joe Biden’ın seçim zaferinden sonra Türkiye ile Amerika’nın ilişkilerinin ne olacağı hakkında değerlendirmelerde bulunan Prof Dr Haluk Şahin, ‘’Amerika çok güçlü bir devlet. Eskisi gibi iki süper devletten oluşmuyor dünyanın yapısı ama Amerika hala çok güçlü her bakımdan Türkiye ile ilişkileri önem taşıyan bir ülke. Biz hala bir NATO ülkesiyiz. Amerika’da NATO’nun bir parçası, NATO’nun en büyük ortağı. O bakımdan rahmetli İsmet Paşa’nın da söylediği gibi, ayıyla yatağa girmek biraz tehlikeli bir şeydir. Ve bir başkası da der ki eğer ayı ile dansa kalkarsanız o dansın ne zaman biteceğini ayı karar verir, sen karar veremezsin. Yani bu süper güçlerle ilişki kurarken bir taraftan onu bir hasımlık ilişkisine dönüştürmemek gerekir. Çünkü uzun vadede kaybedersiniz. İkincisi belirli bir mesafe de bırakmanız gerekir. Şimdi Türkiye Trump döneminde bizim cumhurbaşkanımızla Amerikan cumhurbaşkanı arasındaki kişisel yakınlık dolayısıyla bazı gerginlikler yaşasa da bu gerginlikleri bu iki kişi arasındaki özel elektrikten yararlanarak çözmeyi başardı. Maalesef Biden’la işin başında böyle bir noktada değiliz. Türkiye bence çok büyük bir hata yaptı. Biden’ın bundan 10 ay önce bir gazetecinin sorusuna verdiği cevabı sanki yeni vermiş gibi gündeme getirdi ve Biden’a karşı bir takım yazılar yazılmasına özellikle iktidar yanlısı medya tarafından ve Biden’a karşı tavır alınmasına yol açtı. Çünkü öyle zannediyorum ki Ankara’da pek çok kimse Donald Trump’ın kazanacağını tahmin etmekteydi. Fakat şunu diyeyim yani şimdi kartlar yeniden karılacak, ne olursa olsun, eski husumetler ne olursa olsun. Ne Türkiye kolayca vazgeçilebilecek bir ülke ne de Amerika bizim için kolayca vazgeçilebilecek bir süper güç. Yani bizim Amerika ile mutlaka kendi çıkarlarımıza da uygun yeni bir ilişki tarzı bulmamız gerekiyor’’dedi.
‘’DIŞ POLİTİKADA BÖYLE DOSTLUKLARDAN ZİYADE ÇIKARLAR GEÇERLİDİR’’
Türkiye ile Amerika’nın eski ilişkileri üzerine konuşan ‘’Trump Amerika’nın iç politikası açısından da kaygan bir sabun gibiydi. Yani tam bir şey derken onun tam tersini yapabiliyordu. Dengesiz, aşırı narsist, kendisini çok seven, kendisinden başka hemen hemen kimseyi pek sevmeyen bir insandı. Fakat bizim cumhurbaşkanımızla Trump arasında özel bir ilişki vardı. Bu özel ilişkinin bir nedeni ikisinin de damatlarının, bu gün haberlerde olan damat var ya ikisinin damatlarının arasında özel bir dostluk olduğu yönündeki haberlerde New York Times mesela bu konuda uzun bir haber yayınlamıştı. Onun ötesinde bizim cumhurbaşkanımızla Trump iletişim açısından birbirilerine benziyorlardı. O benzerlik dolayısıyla birbirlerini takdir de ediyorlardı. Zaten şöyle bakmak lazım, dış politikada böyle dostluklardan ziyade çıkarlar geçerlidir’’ şeklinde konuştu.
Seçim öncesi anketlerde Trump’ın oy yüzdesinin fazla çıkmasına rağmen seçim sonuçlarının anketlerle aynı doğrultuda sonuçlanmadığını söyleyen Şahin, ‘’Amerikan seçmeninin bileşimine baktığımız zaman onların arasında yüzde 30 dolayında evanjelist denen çok sıkı dindar Protestanlar var. Bunlar Trump’ı o zamanda desteklemişlerdi şimdi daha da fazla desteklediler. Çünkü Trump onların istedikleri yönde bir takım adımlar attı. Örneğin Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına rıza gösterdi. Onun dışında kendi söylemiyle onları sürekli olarak desteklediğini ilan etti. Din istismarı yaptı. Amerika’da da belli ölçülerde din istismarı yapılmıştı geçmişte ben Amerikan politikasını ve tarihini çok yakından incelemiş bilen bir insan olarak. Trump’ın söylemi Amerika için dahi aşırı bir söylemdi. Bize yabancı olan bir söylem değil yani bir Protestan klişesinin önüne gitti elinde İncil’le fotoğraf çekildi ama sonradan İncil’i ters tuttuğu ortaya çıktı. Bunlar maalesef politikacıların özellikle popülist politikacıların uyguladıkları seçim yöntemlerinden bazıları. Eleştirilmeye değer konular, bizim gibi laik bir ülkenin vatandaşları açısından’’ ifadelerini kullandı.
İSRAİL TRUMP SEÇİLSEYDİ TRUMP’I DA TEBRİK EDECEKTİ
Biden seçimi kazandıktan Türkiye’de ilk kutlayan Cumhuriyet Halk Partisi başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Türk demokratları ise henüz Biden’ı kutlamadı. Şahin, ‘’İlişkiler iyi gitmesi arzu edilir. Tabi burada 2 tane büyük tehlike var. Bunlardan bir tanesi Amerika’nın geleneksel bir politika olarak orta doğuda petrol bölgelerinin yakınlarında bir erde bağımsız bir Kürt devleti olmasını arzu ediyor olması. Bunun kökleri çok eskilere gidiyor. Yani deniyor ki bu bölgede Arap olmayan İsrail’e düşman olmayacak olan bir devletin bulunması Amerika’nın çıkarlarınadır. Bu başkanlar değişir bu hep orada kalır. Trump zamanında Trump geleneksel politikaları uygulamadığı için o dosya rafa kaldırılmıştı ama şömineye atılmamıştı. Birinci soru biden o çok tehlikeli dosyayı indirmek gibi bir gaflete düşer mi? Birincisi bu. İkinci, onun aleyhine pek çok şey söylendi Türkiye’de özellikle dış işleri ve yönetim cumhurbaşkanlığı düzeyinde, acaba bunlar belli kırgınlıklar yarattı mı Biden bu kırgınları itibara alacak kadar acemi bir politikacı mı? Tabi Biden’ın özelliği çok tecrübeli bir politikacı olması. 30 seneden fazla senatoda kalmış sonra 2 dönem Obama’nın başkan yardımcılığını yapmış. Öyle zannediyorum ki iki tarafta şöyle düşünecek geçmişi geride bırakalım, geçmişe mazi derler. Biz iki önemli devletiz ikimizde birbirimize muhtacız gelin oturalım bir anlaşama zemini bulalım. İsrail Trump seçilseydi, Trump’ı da tebrik edecekti. Çünkü İsrail’le Amerika arasındaki ilişki öyle başkanların değişmesi ile değişecek bir şey değil. Amerika İsrail’e kendi sponsoru olduğu bir oyuncu olarak görüyor Ortadoğu’da. o çok şaşırtıcı değil, Almanya’nınki de çok şaşırtıcı değil. Çünkü Trump geldikten sonra Avrupa ile Amerika arasındaki ilişkiler açıldı ve Merkel daha seçimden önce tercihlerinin kim olduğunu dışarıya vurmuştu. Ben bizim cumhurbaşkanımızın ve ya yüksek yetkililerin de zamanla Biden’ı kutlayacakları kanaatindeyim dün dündür bugün bugündür. Ve ülkelerin çıkarları neyse onun yapılması gerekir’’ dedi.
‘’CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN TAKTİĞİNE BENZİYOR’’
Şahin,‘’Kampanya boyunca Trump, hem biden hakkında, hem demokratlar hakkında hem ülkedeki çeşitli azınlıklar hakkında çok ağır, kavga çıkaracak laflar söylerken Biden kavgaya asla girmiyordu. Bu biraz yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisinin taktiğine benziyor. Bu dört yıl içerisinde Amerika Trump’tan yoruldu. Her gün bazen günde 20 tane falan tweet atttığı oluyordu. Ve tweetlerin çoğu saldırgan tweetlerdi. Bunlar Amerikaların alışkın olduğu bir şeyler değildi’’ ifadelerinde bulundu.
Prof Dr Haluk Şahin’in Johnson Mektubu adlı kitabında konu edindiği Amerika ile Türkiye ile arasında olan ilk gerilime dikkat çekerek, ‘’Johnson mektubundan sonra ikinci bir Johnson mektubu yazılamaz. Orda bir eşik aşıldı. O ana kadar Türkiye ile Amerika arasında tarafların birbirini karşılıklı olarak eleştirmesi bile kabul edilemezdi. Bu mektuptan sonra çok gergin dönemler yaşandı. Türkiye o eski Türkiye değil. Ama bugün liranın düştüğü durum sadece ekonomik bir takım nedenler le mi açıklanabilir. Bunun arkasında dünyanın belirli siyasal çevrelerinin Türkiye’ye karşı takındığı tavrın yarattı olumuz psikolojik etkileri yok mudur? Amerika ile dikleşerek, Amerika’ya meydan okuyarak kazanılabilecek çok fazla puanda kalmadı ben Türkiye’nin hele şu ok kırılgan ekonomik dönemde artık yeni kavga cephesi açmasının çok yararlı olmayacağı kanısındayım. Türkiye’nin artık yeni dostlara ihtiyacı var. Daha doğrusu eski dostlarla yeni dostluklar kurmaya ihtiyacı var’’ şeklinde belirtti.
‘’DÜNYANIN EN FAZLA DEĞER KAYBEDEN PARASI MAALESEF BİZİM LİRAMIZ’’
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı istifa mektubuna da değinerek, Türkiye ekonomisi ve Amerika ilişkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, ‘’Bilmiyorum öyle direkt bir ilişki kurulabilir mi ama doların dün 8.56’ya kadar çıktığını düşünecek olursak başka bir gerekçe aramaya gerek yok. Dünyanın en fazla değer kaybeden parası maalesef bizim liramız. Bu bizim açımızdan çok üzücü bir şey. Benim emekli aylığımı dolara çevirdiğim zaman bir Amerikalı arkadaşıma söyleyemem utancımdan. O bakımdan bizim mutlaka paramızı koruyup kollamamız lazım. Tabi burada olayı karıştıran konu berat Albayrak ile sayın cumhurbaşkanı arasındaki hısımlık. Bir açıklama gelmesi lazım. Bütün Türkiye bu açıklamayı bekliyor’’ dedi.
Arzu Baladur