Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Şener, sosyal medya hesabından normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Açık alanlar güvenilir. Bence park, bahçe, sahil gezilebilir olmalı. Çünkü hareketsiz kalmanın başka sağlık sorunlarına da sebep olduğunu unutmayalım. Piknik alanları-Sahil ve plajlar için düzenleme yapmak lazım. Mesafe 1.5-2 metre olmalı. Yapılamadığı yerde perde gibi bariyer. Güneşlenmek iyidir, D vitamini. Bir süreliğine kır düğünü modası olacak gibi. Bunlara uyum sağladığımız sürece sağlıklı ve kovid-19’suz günler çok yakın” dedi.
Koronavirüs ile mücadelede normalleşme sürecinin başladığı dönemlerde, iyileşen hasta saysısı artamaya devam ederken, pozitif yeni vaka sayısı düşmeye devam ediyor. Sosyal medya hesabından virüsün çıktığı ilk günden beri önemli bilgiler paylaşan ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Şener, bilgilendirmelerine devam ediyor.
SAĞLIK SİSTEMİNİN SAĞLAMLIĞI TEST EDİLDİ, ONAYLANDI
Yeni normal hakkında bilgi veren Şener, “Yeni normal seçenekleri; Sadece 15 genomu olan bir virüsün dünyayı bu kadar değiştirmesi mümkün mü? Kimse bu salgının 6 yıl yada 60 yıl iz bırakacağını söyleyemez ama değişimler var. Mesela Öğrenme hızı çok değişti; ortalama bir çalışmanın 17 yıl sistemde ilgi çektiğini biliriz. Bu dönemde süre haftalara indi. Standartların değeri ortaya çıktı. Klinik yaklaşımlar veya klinik özerklik artık pek mümkün değil gibi çünkü sonuçları kötü. Sağlık alanında iş gücünün korunmasının önemi ortaya çıktı. Fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı bir iş gücü olmadan, mükemmel sağlık hizmeti mümkün değildir. Sanal sağlık hizmeti neden olmasın? TELETIP ilk başta Hipokrat’tan beri yüz yüze hasta gören hekimlere çok tuhaf geldi ama bunun mümkün ve gerekli olduğunu gördük. Salgın, Halk Sağlığı anlamında tehditlerine hazırlığın zayıf olduğunu gösterdi...(ABD için) Sağlık alanında eşitsizliği bize gösterdi; Chicago’da nüfusun yüzde 30’u Afro- Amerikalı ama ölümlerin yüzde 68’ini oluşturuyor. Wisconsin’de nüfusun yüzde 6’sı Afro- Amerikalı ama ölümlerin yüzde 50’sini oluşturuyorlar. ABD ve küresel olarak en önemli sorun; artık sağlam- cömert -adaletli bir sosyal güvenlik sistemi gereklidir. Bu insan sağlığı ve refahı için şimdiye kadar yapılabilecek herhangi bir aşı veya mucize ilaçtan daha fazlasını başaracaktır. Sağlık hizmetini alanlarda- sıradan vatandaşta bilinçlenme gerçekleşmeden; şüphe hep olacaktır ve buda belirlenen önlemlere uyumu azaltmaktadır. Her şeyden de önemlisi ABD’de sağlık alanında refah ve erişim fırsatlarının adil ve eşit bir şekilde yeniden dağıtılmasının zamanı değil midir? Bu virüs ve sıradakiler buna bir yanıt bekliyor? Sağlık sisteminin sağlamlığı test edildi, onaylandı” dedi.
UYUM SAĞLADIĞIMIZ SÜRECE SAĞLIKLI VE KOVİD-19’SUZ GÜNLER ÇOK YAKIN
Normalleşme sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri yineleyen Şener, “Maske bir bariyerdir, geçirgenliğinde bu kadar takıntıya gerek yok. Geçirgenlik-FFP3 (N99) veya FFP2 (N95) olup olmaması sadece sağlık personelinin 1 metreden yakın işlem yapacağı zaman önerilir. Yani normalde hastanede bile hastaya yakın işlem yapmıyorsak cerrahi maske takıyoruz. Nano maske/ bez maske- tek dezavantajı burun bandı olmaması. Yıkanabilmesi avantaj. Cerrahi maske- burun bandı var, tek kullanımlık- ıslandığı anda değişmeli- kolonya vs ile dezenfekte olmaz...yıkanmaz. Sosyal mesafe/ fiziksel mesafe durağan durumda 1.5-2metredir, hareket anında 3m’de tutmakta yarar var. Açık alanlar güvenilir. Bence park, bahçe, sahil gezilebilir olmalı. Çünkü hareketsiz kalmanın başka sağlık sorunlarına da sebep olduğunu unutmayalım. Piknik alanları-Sahil ve plajlar için düzenleme yapmak lazım. Mesafe 1.5-2 metre olmalı. Yapılamadığı yerde perde gibi bariyer. Güneşlenmek iyidir, D vitamini. Bir süreliğine kır düğünü modası olacak gibi. Bunlara uyum sağladığımız sürece sağlıklı ve kovid-19’suz günler çok yakın” diye konuştu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alper Şener, açıklamalarını şöyle sonlandırdı: “Kovid-19, insanlara doğadan geçmiş ve insanlar arasında damlacık yolu ile bulaşan bir virüstür. Aslında her kış döneminde gördüğümüz bir virüs olan korona ailesinin sıradan bir üyesi iken, geçirdiği değişim ile ölümcül ve daha bulaşıcı bir hal almıştır. Kuluçka dönemi ortalama (2-27 gün) 14 gündür. Bu bulaş sonrası önce boğaza yerleşen virüs; ateş, halsizlik, boğaz ağrısı yapar. Sonrasında akciğerde yaygın zatürre yaparak solunum sıkıntısı ve kuru öksürük ile kendini belli eder. Damlacık yolunda aksırma, hapşırma veya konuşma anında ağzınızdan çıkan virüs damlaları karşınızdaki kişiye ağız yolu ile geçer. Yakın mesafede konuşmak ve yüz yüze temasta bulaş ihtimali artar. Güvenli sosyal mesafe 2 metredir. Ayrıca cansız yüzeye bulaşan solunum sekresyonu fark edilmeden alınarak el-ağız teması ile alınması da sık olur. Bu grupta özellikle gün içinde sık el-ağız sirkülasyonu olan sigara içicileri özel bir risk grubudur. Bunu önlemek içinde aralıklı el yıkama veya bir dezenfektan ile el hijyeni yapmak önerilir. Öksürürken, hapşırırken ağzımızı kapatmak ve maske kullanımı diğer önemli bulaşı önleyen etkili yöntemlerdir. ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde hasta tedavileri ve tedavi süreçleri nasıl ilerlemektedir? Ne tip tedaviler uygulanmaktadır? Hastanemiz İl Pandemi Hastanesi ilan edildiği 23.03.2020 tarihinden beri tüm ilde bu hastaların takip ve tedavisini üstlenmektedir. Acil servise başvuran veya başka kurumlardan sevk edilen hastalar üç farklı kategoride takip ve tedavi edilmektedir. Birinci grupta genel durumları daha iyi, kısmi akciğer tutulumu olanlar, ikinci grupta genel durumu stabil olmayan, ileri derecede akciğer tutulumu olan ama solunum desteğine ihtiyaç duyulmayanlar takip/tedavi edilmektedir. Üçüncü grupta yatan hastalar ise yoğun bakım desteğine ihtiyacı olup, solunum destek ünitesine bağlanan hastalardır. Hastanemizde bu hastaların ihtiyacı olan her türlü tetkik ve tedavi yapılabilmektedir. Tanı için PCR testi ve BT ile görüntüleme yapılmaktadır. Tedavi aşamasında Sağlık Bakanlığı Rehberleri doğrultusunda ilaç tedavisi ve takipleri yapılmaktadır. Plazma tedavisi de uygulanan ileri düzey tedavilerden biridir”
Mustafa Yalçın