Geçtiğimiz günlerde  Kandilli Rasathanesi verilerine göre merkez üssü Manisa’nın Kırkağaç ilçesi olan 5.1 şiddetinde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 9 kilometre olarak ölçüldü. Çanakkale’de  de hissedilen deprem kentte paniğe neden oldu.  Meydana gelen depremin ardından en büyüğü 3.8 olan birçok artçı deprem meydana geldi. Yaşanan depremin ardından ÇOMÜ Emekli Jeoloji Profesörü Doğan Perinçek, depremin Çanakkale’ye olan etkisine ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
 
BU FAYLAR AYRI BİR SİSTEMİN FAYLARI
ÇOMÜ Emekli Jeoloji Profesörü Doğan Perinçek, Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde meydan gelen depremlerin Çanakkale’yi etkilemeyeceğini söyleyerek, “ Bu faylar ayrı bir sistemin fayları. Bunlar Ege bölgesindeki normal faylar. Bizim Çanakkale’yi etkileyen faylarımız; Kuzey Anadolu Fayı’nın kolları. Bir tanesi Saros Körfezi’nden geçiyor kuzeyde. Diğeri de güneyimizden Karabiga, Çan, Bayramiç hattından geçiyor. Bir güneydeki de Gönen-Yenice ile Gönen- Edremit Körfezi. Bu üç tane saydığım fay  Kuzey Anadolu Fayı’nın ana kolu ve yan kolu. Manisa’daki depremler  tümüyle farklı bir fay sistem. Doğrudan bir tetikleme olmaz. Dolayısıyla ben Çanakkale civarındaki fayların tetikleneceğini sanmıyorum. Çok uzun zamandır uyarıyorum. Bizim için Karabiga, Çan, Bayramiç’te 2 tane fay segmenti var. Bunlar zaten tetiklenmeye ihtiyacı olmadan da her an harekete geçecek faylar. Burada 272 yıldır, bu segmentler de deprem olmuyor. Bu kadar geç bir zaman sonra enerji çok birikti. Çok küçük depremler oluyor. Benim endişem burası. Her hangi bir şekilde tetiklenme olmadan Karabiga-Çan, Çan-Bayramiç fay segmentleri  her an harekete geçebilir” ifadelerini kullandı.
BAZI SENELER FAYLARIN AKTİFLİĞİ YAVAŞLIYOR, BAZI SENELER ARTIYOR
Son günlerde artan depremlerle ilgili konuşan Doğan Perinçek, “ Bazı yıllarda çok az deprem oluyor. Bazı yıllarda ise çok daha az depremler meydana geliyor. Bu normal bir şey. Örneğin geçtiğimiz yıllarda, tam tarih hatırlamıyorum, bütün yıl boyunca  4 bin 500 tane deprem oldu tüm Türkiye’de. Oysa ki bizim Çanakkale, Gülpınar depremi var. Sadece orada 2-3 ayda 4 bin 500 deprem oldu. Demek istediğimi şu; bazı seneler fayların aktifliği yavaşlıyor, bazı seneler artıyor. Biz şuanda onlardan birini yaşıyoruz. 2017’de çok sayıda deprem olmuştu. 2018,2019’da biraz düştü. Bu sene Ocak ayı ile yine yükselmeye başladı. Bütün yıl boyunca belki de geçen senenin deprem sayısını geçeceğiz.  Zaman zaman depremlerin az olması, zaman zaman çok olması normal bir şey. Bu ne demek; depremin az olduğu yıllarda enerji birikiyor, depremin çok olduğu yıllarda bunlar boşalıyor. Enerjinin birikmesiyle ilgili bir şey” şeklinde konuştu.
ALÜVYON ÜZERİNE İNŞAAT İZNİ VERMEYİN
Çanakkale zeminin yüzde 75’i alüvyon üzerinde olduğunu söyleyen Perinçek, “ Biz alüvyon üzerine inşaat izni vermeye devam ediyoruz. Şuanda Çanakkale merkezinin olduğu alan Çan’a doğru alüvyon olarak devam ediyor.  Benim lokal belediyeden ister Çanakkale olsun, ister Kepez olsun talebim şu; Geçen hafta Kepez’de bir çalıştay oldu. Bu konuda ben seminer verdim. 2 tane konuşmam oldu. Bunların biri depremle ilgiliydi. Sürekli orada da uyardım alüvyon üzerine inşaat izni vermeyin. Daha sağlam zeminler var hem Kepez için, hem de Çanakkale için. Örneğin Esenler ve Karacaören’e doğru olan alan. Yapılaşmanın o yönde gelişmesini teşvik etmek lazım. Alüvyon üzerine bina izni verdiğimizde hem tarım alanını kaybediyoruz, hem de sağlam olmayan zeminin üzerine bina yapıyoruz. Alüvyon üzerine mecbur kalırsanız bina yaparsınız.  Ama ben şuan öyle bir mecburiyet hissetmiyorum. O zamanda alüvyon zemine göre inşaat yapmanız lazım. Binayı yine alüvyonun üzerinde yaparsanız maliyet artar, tarım alanını kaybedersiniz. Depremde alüvyon zeminde depremin hasar verme oranı artıyor. Depremin büyüklüğü başka bir şey, şiddeti başka bir şey. Şiddeti hasar yapma gücü artıyor demek. Alüvyon üzerinde bu artış var. Sağlam zemin üzerinde böyle bir artış söz konusu değil” dedi.
 
ANİMASYONLAR BÜTÜN TELEVİZYONLARDA KAMU SPOTU ŞEKLİNDE SÜREKLİ GÖSTERİLSİN
Depremi hazırlık konusunda bir önerisi olduğundu söyleyerek, “Deprem olduğunda biz animasyonlarla, deprem öncesi, sonrası ve sırasında neler yapacağımızı televizyonlarda defalarca izledik. Ben diyorum ki; devlet bir karar alsın. Saat 20.45 ile 20.55 arasında veya 20.45 ile 20.50 arasında 5 dakika bu animasyonlar bütün televizyonlarda kamu spotu şeklinde sürekli gösterilsin. Özel televizyonları belki zorlamazsınız ama devlet televizyonlarında 5 dakika, deprem öncesi, sırasında ve sonrasında neler yapılmalı ile ilgili bu animasyonları göstersek çok daha iyi olur. Bizim çocuklar büyüklerden daha dikkatli çocukların uyku saati 21.00 civarında. Onlar uyumadan önce 5 dakika animasyon göstereceksiniz.  Çok basit bir şey. 5 dakikada bir sürü şey yapabiliriz. Madem Türkiye genelinde yeterli deprem eğitimi yapamıyoruz, bu şekilde insanları uyarır, belki hafızalarda kalır” diye konuştu.
FAYLAR HİÇ UYUMUYOR AMA BİZ UYUYORUZ
Yaşanan büyük depremlerin ardından insanların yaşadıklarından ders alması gerektiğini söyleyen Perinçek, yaşanan olayların çabuk unutulduğuna değindi. Perinçek, “Fay zonu hiçbir şekilde uyumuyor. Fay zaman zaman hafif hareket ediyor, küçük depremler yaratıyor. Bazen de enerji çok biriktiği için büyük deprem yaratıyor Elazığ’da olduğu gibi. Fay sürekli hareketlidir. Bazı zaman yavaş yavaş, bazı zaman hızlı hızlı daha güçlü olarak. Orta Anadolu Fayı her yıl 9 milimetre batıya doğru gidiyor. İşte bu 9 milimetre 10 senede 90 milimetre yapar. Yüz yıl boyunca bu hareket devam ediyor. Herhangi bir deprem olmuyor. Enerji birikince  100 yıl sonra Elazığ’daki gibi büyük bir deprem yaşıyoruz. Faylar hiç uyumuyor ama biz uyuyoruz.  Deprem oluyor uyanıyoruz. 3 gün sonra tekrar uykuya dalıyoruz. Hem insanlar olarak, hem devlet olarak uyuyoruz. Sonra bir daha deprem oluyor bir daha uyanıyoruz. Uyuyan fay değil biziz. Her depremden sonra sosyal medyadan birçok mesaj geliyor. Onlara üşenmeden tek tek cevap veriyorum. Ondan sonra depremden bir hafta sonra bakıyorum ki hepsi yok olmuş” dedi.
BEN MÜNECCİM, KAHİN DEĞİLİM
Yaptığı deprem tahminlerini nasıl yaptığına değinin ÇOMÜ Emekli Jeoloji Profesörü Doğan Perinçek, “2014 Gökçeada depreminden 2 hafta önce ben bir uyarıda bulunmuştum. Zamanı söylemedim ama Marmara’da ve  Saros’da da 1 ay içerisinde 3 tane 3’ten büyük deprem meydana geldi. Bu beni endişelendirdi. Endişemi bildirdim. Bunu bildirdikten 2 hafta sonra deprem oldu. Bu hala sosyal medyada kayıtlı. 27 Aralık’ta Elazığ’da bir tane deprem oldu 4.9. O depremden sonra yine uyarılarda bulundum. Ben müneccim, kahin değilim. İstatistik olarak geçmişte nerede, ne zaman deprem olmuş, birde AFAD ve Boğaziçi’nin haritalarını sürekli izliyorum. Oradan bu sonuçları çıkarıyorum. Bu iki tane deneyimden sonra bu Karabiga-Çan, Çan-Bayramiç segmenti konusunda bütün gazetelerin uyarması lazım. Bunlardan bir tanesi yarın veya 5 yıl sonra büyük bir deprem yaratacak. Çanakkale ve köyleri hazır değil. Çan köyleri hazır değil. AFAD’ın görevi gidip oralarda eğitim vermek. En basit, ucuz bir şey bu. Bu eğitimi hakkıyla yaparsak, önemli oranda can kaybını azaltırız. Bir yere bir inşaat yaparken dikkat etmemiz lazım. Zemin ne kadar sağlam, zemine göre temel atıyor muyuz?” şeklinde konuştu.                
Arzu Baldur