MHP Çanakkale İl Başkanı Hakan Pınar, “Çanakkaleli değerli hemşerilerime diyorum ki elinde asker polis ve vatandaş kanı olan PKK destekçisi bu derneğin ve yerli işbirlikçilerinin katılacağı eğitim seminerini boykot edin ki artık HDP sevdalısı Ülgür Gökhanlı günlerin çok yakında biteceğinin habercisi olsun bu tavrınız” dedi.
Çanakkale Kent Konseyi Başkanı Engin Kandemir ise yapmış olduğu açıklamada, Alman vakıflarının ülkede ayrımcı faaliyetlerde bulunduklarını hatırlatarak, terör örgütü PKK'ya destek verdiklerini unutturmamak gerektiğini belirtti. Alman vakıflarının olduğu hiçbir etkinliği desteklemediklerinin altını çizen Kandemir, “Belediye’nin bu girişimini kınıyorum” dedi.
MHP Belediye Meclis Üyesi Recep Cahit Özer de, “Türkiyemizin çok hassas döneminde ve 15 Temmuz FETÖ'cu darbenin yıldönümünde, devletimizin düşmanları nazi artıklarını Çanakkale’de eğitim semineri diye ağırlamak isteğinizin, HDP barajı geçti diye verilen pilavla bir benzerliği var mıdır, yok mudur?” şeklinde soru sorarak tepkisini dile getirdi.
Avrupa'da PKK ve DHKP-C, FETÖ gibi terör örgütlerine maddi kaynak sağladığı ve hamiliğini yaptığı bilinen Almanya, vakıfları vasıtasıyla ülkenin her yanında resmi olarak faaliyet gösteriyor. Bunlardan biri olan ve Türkiye’de uzun yıllar faaliyette olan Konrad Adenauer Vakfı, bu aralar kentin gündemine oturdu. Çanakkale Belediyesi’nin Alman Konrad Adenauer Stiftung Derneği ile ortaklaşa seminer düzenleyecek olması ve Çanakkale’nin buna ev sahipliği edecek olması büyük tepki çekti.
Ülkemizde özellikle terör örgütlerine ve basına yaptığı maddi destekler ile dikkatleri çeken Alman vakıflar arasında bilinen Konrad Adenauer ile belediyenin ortaklaşa seminer yapacak olması, kent gündeminde bomba etkisi yaratarak tepkilere neden oldu. Bergama'da altın madeninin engellenmesi için yapılan eylemlerin arkasında da bu vakfın olduğunun iddia edildiği bilinirken, son dönemlerde maden arama çalışmalarının kentin gündeminde olması da akıllarda soru işaretleri bırakıyor.
Ülkede kaos ortamına zemin hazırlayan ve birçok olayın perde arkasında rol alan Alman vakıflarının, Gezi olaylarında, PKK terör örgütünün hendek eylemlerinde, Artvin-Cerattepe olaylarında da rol oynadığı hep konuşuldu. Bu tip faaliyetlerde bulunduğu bilinen Alman vakıflarından olan Alman Konrad Adenauer Stiftung Derneği’nin Çanakkale’ye neden el attığı konusunda birçok iddialar ortaya atılıyor. Çanakkale Belediyesi tarafından kente davet edilen dernek, tartışma konusu yaratırken, davetin zamanlaması da ayrı bir tartışma konusu yaratıyor. 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin yıldönümüne denk gelen davet ile ne amaçlandığı merak ediliyor. Kent siyasetinde ve gündeminde amacı merak edilen ve cevapsız kalan iddialarda akıllara ilk gelen ‘HDP için baraj pilavı’ olunca, böyle bir davetin de büyük tepkilere neden olması kaçınılmaz oluyor.
PINAR: DERNEK ADETA BND’NİN LEGAL UZANTISI
Alman Konrad Adenauer Stiftung Derneği’nin Çanakkale Belediyesi tarafından kente davet edilmesine tepkiler çığ gibi büyüyor. Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Başkanı Hakan Pınar, seminer tartışmalarına sessiz kalmayarak, derneğin Alman Gizli Servisi BND’nin legal uzantısı gibi iş görmekte olduğuna dikkat çekti. Pınar’ın siyanürlü altın meselesinden illegal terör örgütlerinin finansına kadar birçok konuda bu derneğin başrol oynadığını belirttiği açıklaması şu şekilde:
“Bir kaç gündür Çanakkale Belediyesinin 10-14 Temmuz 2017 tarihleri arasında düzenleyeceği "Kültürlerarası Sosyal Dahil Etme ve Savunuculuk" konulu Eğitim Seminerine davetli olan Konrad Adenauer Derneği ile ilgili bir hayli fikir yazıldı çizildi. Hattı zatında her fikir serdedende tepkilerinde büyük ölçüde haklıydı. Bu Dernek detaylı incelendiğinde adeta Alman Gizli Servisi BND nin legal uzantısı gibi işgörmekte , Siyanürlü altın meselesinden İllegal Terör Örgütlerinin Finansına Kürt ve Alevi Meselelerinin bilinçli olarak kaşınıp toplumun kamplara ayrılmasına kadar bir çok fitne kazanının başında suç üstü yakalanmış bir dernektir. En son bu dernekle ilgili araştırmalar yapan ve kitap yazan Milliyetçi Yazar Necip Hablemitoğlu suikastinde de parmak izi olduğu şüphe götürmez gerçekliktedir, her ne kadar dönemin DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in yürüttüğü soruşturmada aklanmış görünse de Mesut Yılmaz’dan bu yana Ülke siyasetine yön verme gayreti içerisinde olmuşlar tekerlerine çomak sokanları da bir şekilde ya satın almışlar yada şehit etmişlerdir. Buraya kadar tüm yazılan çizilenler konusunda hemfikirim, ancak kurulduğu günden bu yana yol arkadaşlarına baktığımızda konunun sadece dış üst akıl mühendisliğinden ibaret olmadığını da söylemeden edemeyeceğim, şimdi bakalım Türkiyedeki partnerleri kimmiş bu vakfın ve ne menem bir şeymiş bu yapı, öncelikle basit bir araştırmayla Türk Demokrasi Vakfı çıkıyor karşımıza.”
BOYKOT EDİN; HDP SEVDALISI GÖKHANLI GÜNLER BİTSİN
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve CHP’nin siyaset anlayışı gereği, söz konusu vakfın kente davet edilmesinin kendilerini şaşırtmadığını belirten Pınar, seminerin vatandaşlar tarafından boykot edilmesi gerektiğini ifade etti. Pınar açıklamasının devamında şunları kaydetti; “Kurucusu Saint Joseph Fransız Lisesi ve Brüksel Üniversitesi Ekonomi Bilimleri Fakültesi mezunu, Bilgi Üniversitesi kurucusu ve yöneticisi, Siyasi hayatında 17., 18., 19., 20. ve 21. Dönem'de ANAP İstanbul Milletvekilliği ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı yapmış Bülent Akarcalı çıkmaktadır. Ayrıca yine partnerleri arasında Gazeteciler Cemiyeti ve Belediyeler Birliği bulunmaktadır, yani deyim yerindeyse adeta bir ahtapot gibi sarmıştır. İlginç olan bu gün en fazla rahatsız olanlardan biri olan AKP ise uzun bir dönem bu vakfa destek vermiş hatta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve birçok AKP'li siyasetçi defalarca bu vakfın toplantılarına konuşmacı olarak katılmışlardır. Kısacası Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve CHP siyaset anlayışı gereği bu Vakfın derneğini ve Türk Demokrasi Vakfını davet etmekle bizleri şaşırtmamıştır, asıl şaşırtıcı olan geçmişte bir çok kez örneğini yaşadığımız uyarılarımıza rağmen kolkola bir çok tehlikeli yapıyla birlikte hareket edenlerin bu gün bizden fazla tribünlere oynayıp rahatsızlık ifade etmeleridir. Yani Batı Cephesinde değişen bir şey yoktur, yakındır ki yine Allah bizi affetsin söylemleri eli kulağında duyulacaktır. Kısaca "En masumunuz ilk taşı atsın " dersek kimse yere eğilip taş bile almaya cesaret edemez. Son söz olarak Çanakkaleli değerli hemşerilerime diyorum ki elinde asker polis ve vatandaş kanı olan PKK destekçisi bu derneğin ve yerli işbirlikçilerinin katılacağı Eğitim Seminerini boykot edin ki artık HDP sevdalısı Ülgür Gökhan'lı günlerin çok yakında biteceğinin habercisi olsun bu tavrınız.”
BARAJ PİLAVIYLA BENZERLİĞİ VAR MI?
Son olarak MHP Belediye Meclis Üyesi Recep Cahit Özer de, belediye bütçesinin Çanakkale halkı için kullanılması gerektiğini hatırlatarak durumu eleştirdi.
Kent gündemini uzun zaman meşgul eden ve sıcak tartışmalara sebep olan HDP'nin barajı geçmesinin ardından pilav dağıtıldığını hatırlatan Özer, Ülgür Gökhan’a , “Türkiyemizin çok hassas döneminde ve 15 Temmuz FETÖ'cu darbenin yıldönümünde, devletimizin düşmanları nazi artıklarını Çanakkale’de eğitim semineri diye ağırlamak isteğinizin, HDP barajı geçti diye verilen pilavla bir benzerliği var mıdır, yok mudur?” şeklinde soru sorarak Çanakkalelilerin merak ettiği gerçekleri açıklamasını istedi.
Çanakkale halkının bilgilenmesi için Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a açık mektup olarak sunduğu açıklamalarında, dernek hakkında bilgilendirici cümlelere yer vererek, konunun muhatabı Başkan Gökhan’a sorular sordu. Oturduğu koltuğun Çanakkale halkına ait olduğunu ve belediye bütçesinin de Çanakkale halkına ait olduğunu hatırlatan Özer, derneğin kente davet edilmesinin Çanakkale halkının hiçbir yararına olmayacağını gözler önüne serdi. Özer, “Bu derneğin yöneticilerinin Çanakkale’ye getirilip 3 gün 3 gece bakılması, yedirilmesi, içirilmesi, eğlendirilmesi Çanakkale Belediyesi’ne kaç TL yük getirecektir?” diye sorarak, bu harcamaların Çanakkale Belediyesi bütçesinden karşılanacağına dikkat çekti.
Yaptığı açıklamada söz konusu derneğin PKK’ya destek verdiğini belirten Özer, derneğin Necip Hablemitoğlu cinayetinde rol oynadığını ve Türkiye’deki altın madenlerini yönlendiren Alman vakıflarla ilişkisinin olduğunu ileri sürdü.
ZAMANLAMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Özer, yapılan davetin zamanlamasına da dikkat çekerek, 15 Temmuz Darbe Girişiminin yıldönümüne denk getirilmesini de eleştirdi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin Almanya ile diplomatik ilişkilerinin bozulduğu ve restleşmeye gidildiği günlerde böyle bir davetin yapıldığını belirten ve davetin kasti yapılmış olma ihtimalini değerlendiren Özer, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Almanya ile diplomatik restleşmeye girdiği şu günlerde Alman Konrad Adenauer Stiftung Derneği’ni Çanakkale’ye davet etmenizin amacı nedir?” dedi.
Sinem Tetik