Gündem

‘Sürekli Engelli Raporu’ her engelliye verilemez

Çanakkale Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Güngör Sağır “Engelli raporunun devamlı olmasının sakıncaları olabilir. Çocuklar engelli raporu alındığı andan itibaren rapor süresi dolana kadar gelişim gösterebilir. Hastanelerin engelli raporunu sürekli olarak vermemesinin nedeni bu” dedi.

Çanakkale Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Güngör Sağır engelli çocuğu olan ailelerin ‘Sürekli Engelli Raporu’ almak istemesi hakkında açıklamalarda bulundu. Bazı ailelerin engelli raporlarının devamlı olması hakkında talepleri olduğunu belirten Sağır, bu durumun çocukların engellilik oranına göre değiştiğini belirtti. Raporların üniversiteden veya hastanelerden çıktığını söyleyen Sağır, devletin çocukların engelli yüzdelerindeki ilerlemesi veya gerilemesi üzerine sürekli engelli raporu verdiklerini hatırlattı. Kendi çocuğunun IQ’sunun 28 iken 38’e yükseldiğini belirten Sağır, “Benim çocuğumun engelli raporu süresiz. Engellilik oranı yükseldikçe raporların süreleri ya uzuyor ya da kısalıyor. Çocuğun gelişimine göre bu raporların yenilenmesi gerekiyor. Aslında gerekçe bu. Hastane koridorlarından çocukların rahatsız olduğunu, etraftan itici bakışların onları seyrettiğini söylediklerini duyuyoruz. Anneler babalar çocuklarından utanmamalı” dedi.

AİLELER DERNEKLERE GELİP BİLGİ ALMALI
Rapor süresi ile ilgili şikayetleri olan ailelerin derneklere, sivil toplum kuruluşlarına gelerek bilgi alması gerektiğinin altını çizen Sağır, “Raporlar devamlı olmasın senelik olsun desem yine yanlış olur. Çünkü süreleri çocuğun kapasitesine göre değişiyor. Çocuk gelişimde ilerleme gösteriyorsa raporun süresi kısalıyor. 90 ise 50’ye iniyor. Veya çocuk düzelmiş diyorlar rapor vermeyebiliyorlar. Bu durumdan şikayet eden aileler sivil toplum kuruluşlarına, derneklerine gelmeleri gerekiyor. Biz de ona göre yol izliyoruz. Çok ağır zihinsel engellilere devamlı rapor veriliyor zaten. Ama benim çocuğum gelişme gösterdi. Okuma yazmayı söktü. Sosyalliği var ama öz bakımı yok. IQ çocukların zeka seviyesini, rapor engellilik oranını düzenliyor. Hem zihninde, hem bedeninde hem de gözlerinde sıkıntı varsa hepsinin toplamı engellilik oranını yükseltiyor. Bu yüzden devamlı rapor alınmaması gerekiyor. Düzelebilme ihtimali olabildiği için devlet sürekli rapor vermiyor. Yapılan uygulamanın amacı bu” dedi.

Hüseyin Emre Atalay