Berkit, tüketicilerin sahip olduğu haklar konusunda bilinçli olmadığını, haklarını aramakta yavaş yavaş bilinçlenmeye başladıklarını söyledi.
Tüketici Koruma Derneği’ni nasıl tanımlıyorsunuz?
Tüketici haklarının ülkemizde uygulanması, tüketici haklarına uygun mal ve hizmetlerin üretilmesi, tüketicilerin örgütlenmesi ve haklarının daha da geliştirilmesi amacıyla kurulan gönüllü bir kitle örgütüdür.
Ayıplı mallarda tüketici malını 14 gün içerisinde iade edip parasını alabiliyor mu?
Ayıplı olsun ya da olmasın tüketici hiçbir gerekçe göstermeden üründen cayabiliyor. 14 gün geçtikten sonra ise cayma hakkını hiçbir gerekçe gösteremeden kullanamaz. Ancak mal ayıplıysa orada haklarını kullanabilir. Bedel iadesi talep edilebiliyor.
‘Yasaları öğrenmek gerek. Ben suç işledim adam öldürdüm ama suç olduğunu bilmiyordum diyebilir mi insanlar?’
Son günlerde en çok yaşanan vakalardan birinden bahsetmek istiyorum. Tüketici 2016 yılının başından itibaren sabit telefon hattının ve internet hattının aboneliğini iptal ettirmek istiyor. Günlerce süren sözlü görüşmelere rağmen abonelik iptal edilmiyor. Sonunda bize başvurdu. Kendilerine biraz önce bahsettiğim gibi bir ihtarname örneği hazırladık, aboneliğimin iptalini istiyorum diye dilekçe yazdırdık. Postaneden taahhütlü olarak gönderttirdik. 1-2 ay geçtikten sonra yine aboneliğin iptal edilmediğini gözlemledik. Daha sonra da Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu vatandaş. Ağustos ayında da tüketici hakem heyeti bu talebi resmi olarak kabul edip, mahkeme kararı yerine geçecek bir karar çıkarttı. Karar daha sonra hem tüketiciye hem de ilgili firmaya tebliğ edildi. Yıl 2017 Ocak ayı, aynı tüketiciye hala fatura gönderiliyor. Sabit ücretlendirme türü bir fatura gönderiliyor. Bu arada da ilgili firma tüketiciyi telefonla arayarak taciz ediyor. Bu taciz ‘ödemezseniz icra gelecek’ şeklinde oluyor. Biz kendilerine hakem heyetinin kararını göstermemize rağmen kendilerinin Çanakkale’de hukuk bürolarının bulunmadığını, genel müdürlükte olduklarını, fotokopi çektiklerini söylüyorlar. Tüketiciden son aldığım habere göre Şubat ayında tekrar fatura göndermişler. Bununla ilgili ciddi bir şaşkınlık içindeyiz. Bu ülkede yasalar hepimizi bağlıyor. Bilmeyen olabilir ama yasayı bilmeleri gerekiyor. Ben suç işledim adam öldürdüm ama suç olduğunu bilmiyordum diyebilir mi insanlar? Bilmeleri lazım. Bu anlamda önümüzdeki günlerde çalışmalarımız tekrar olacaktır. Tüketici yasası da parayı kim alıyorsa muhatap o diyor. Bu konuyla alakalı muhataplarımız Çanakkale’deki yetkililer oluyor bu durumda, genel müdürlük değil. Bu alanda tüm kurumlardan mahkeme kararlarının uygulamasını istiyoruz.
‘Hakem Heyeti Kararı Yargıtay Kararı Gibi Kesinleşmiş Bir Karardır’
Yasa bizlere diyor ki, 3bin610 liraya kadar hakem heyetlerine gitmelisiniz. Mahkeme kararı oluyor, insanlar oradan gelen kararı da uygulamak zorundalar. Ama yasa şöyle de diyor; taraflardan biri istiyorsa 15 gün içerisinde itiraz edebilir. 15 gün içerisinde gitmediyse yapılacak bir şey yoktur. Yargıtay kararı gibi kesinleşmiş bir karardır bu. Başka bir itiraz yapma hakkı yoktur, uymak zorundadır karara. Bu olayda da verilen gün içerisinde itiraz etmemiş ilgili firma, aboneliği iptal etmelidir ancak maalesef uygulamıyorlar. Vatandaş daha ne yapsın, bu kadar uğraşmaya rağmen kapatılmıyorsa diyecek bir söz bulamıyorum.
Vatandaşların karıştırdığı bir konu var; kapatma ve aboneliğin iptali. Telefonu kapattırmak istiyorum denildiğinde, ilgili firma sadece telefonu görüşmeye kapatıyor, aboneliği iptal etmiyorlar. 1 sene bekledikten sonra birikmiş vergiler ve sabit ücret için icra diyorlar.
Yasada çok açık belirtiliyor. Yazılı gönderdiğiniz aboneliklere ilgili 7 gün sonra tüketicinin yasal bir sorumluluğu kalmıyor. İster kapatsınlar, ister açık tutsunlar.
İnternet üzerinden yapılan alışverişlerle ilgili düzenlemeler nelerdir?
İnternet üzerinden yapılan alışverişler mesafeli alışverişlere giriyor. İnternet üzerinden alışverişlerde de cayma hakkı 14 güne çıkartıldı. Burada tüketicilerin çok dikkatli olması lazım. İnternet üzerinden alışveriş yapanlardan bir kısım vatandaş dolandırıcılarla karşı karşıya kalabiliyor. Tüketici, karşılaştığı sorunlarda yasal yollara başvurduğunda bazen firmayı bile bulamayabiliyor. Bir mal alınacaksa, iyice incelenerek alınması daha uygundur.
Kapıdan yapılan satışlarda tüketiciyi nasıl uyarıyorsunuz?
Bu konuya yönelik birtakım ağır yükümlülükler getirildi. Bu konuda da kapıdan satışta 14 gün cayma hakkı getirildi. Dikkat edilmesi gereken bir nokta satıcı firmadaki aynı sözleşmenin bir örneğinin tüketicide olması gerekiyor. Bu tür satışlarda zaman zaman hiçbir belge verilmiyor. Bu yüzden tüketici, firma adresini bile bulamıyor. Cayma hakkı kullanılsa bile ortada firma olmayabiliyor.
Firmaların kendilerine göre belirlemiş olduğu kampanyalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yıl boyunca indirim örneğiyle çok karşılaşıyoruz. Bu sorunların yaşanmasına denetimlerin yetersizliği neden olmaktadır. Eğer yeterli denetim olmazsa yasaların bir anlamı kalmaz. Kamu kurumları yasaya uyum konusunda denetimlerini arttırmalı. Ülkemiz son yıllarda ciddi bir ekonomik sıkıntıdan geçiyor. Hem tüketicilerde hem de esnaflarda ciddi sıkıntılar var. Zaman zaman ziyaret ettiğimiz, görüştüğümüz esnaflarımız var. Ülkedeki vergi sistemi yüzünden iflas etmek durumunda olanlar var, ailenin emekli maaşı takviyesiyle geçinmeye çalışanlar var. Bu söylediklerim küçük esnafla ilgili. Bu durumu hükümetin göz önüne alması lazım. Yavaş yavaş çalışmalara da başlandı sanırım. Geçtiğimiz günlerde sigorta primlerini öteleme haberleri de çıktı. Şimdi söyleyeceklerim bu esnaf kardeşlerimizle ilgili değil.
‘Yanlış politikalar yüzünden ülke ekonomisi de düzgün gitmiyor’
Eskiden kampanyalar Ticaret ve Sanayi Odasıyla ilintili, onlardan izin alınarak yapılırdı. Faturalar incelenir, faturanın yarısı diye kampanya yapılırdı. Ama içinde bulunduğumuz yıllarda, esnaf cama %50 iskonto, etiketin yarısı diye yazıyor. Etiketi kim hazırlıyor? Kendisi. Faturayı kim hazırlıyor? Kendisi. Fatura geliyor ama faturayı görüp inceleyen, denetleyen yok. Piyasada ciddi bir fiyat kargaşası var. Bu kampanyalar üreticilerin de, esnafın da zararına, çünkü tüketici dediğim nedenden dolayı güven duymuyor. Kampanya yapacak firmaların hangi kurumdan izin alacağına dair bir belirleme yok. Ticaret Odası’yla görüştüm, Gümrük ve Ticaret İl Müdürlüğü’yle görüştüm onlardan izin alınmıyor. Esnaflar kampanyalarını kendi kendilerine belirleyip dükkanlarında görülen yerlere asıyorlar. Tüketici bu tür kampanyalara güven duymuyor. Tüketicinin güven duyması isteniyorsa faturalarını da tüketicinin görebileceği yerlerde bulundurmaları gerekiyor. En azından tüketici bunları görsün, kampanyalara bu şekilde inanmaya, güvenmeye başlayalım diye düşünüyorum. Böyle yanlış politikalar yüzünden ülke ekonomisi de düzgün gitmiyor. Tüketim olursa esnaf para kazanacak, tüketim olmazsa nasıl kazanacak? Tüketimle ilgili bir güvensizlik oluşunca da mecburen satış da az oluyor. Bene bu konu daha somut izinlere bağlanmalı. Tüketiciye güven verici kampanyalar yapılmalı, esnafın da, esnaf odalarının da, esnaf birliklerinin de buna dikkat etmesi lazım diye düşünüyorum. Bu konuyla ilgili sıkıntı var ama düzeltmenin yolları da var.
‘Herkese çok para lazım, ancak onursuz, şerefsiz bir şekilde kazanılan para lazım değil’
Yasa gereği etiket kontrolünü Ticaret İl Müdürlüğü ve belediyeler yapıyor. Zaman zaman vatandaşlardan bu tür şikayetler geliyor. Biliyorsunuz serbest piyasa ekonomisi içinde ülkemiz yönetiliyor. Herkes istediği fiyata istediği malı satabilir. Tüketicini burada araştırma yaparak ürünü alması lazım. Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş bizi aradı 50 liraya eczaneden bir krem aldığını söyledi. Başka bir eczanede aynı ürünün 20 lira, internetten baktığında da 15 lira olduğunu görmüş. Yapabileceği bir şey olup olmadığını sordu. Bu durumda yapılabilecek hiçbir şey yok. Serbest piyasa ekonomisi burada devreye giriyor. Herkes istediği malı istediği fiyata satabilir. Bunun kontrolü gümrük ve ticaret müdürlükleri ve belediyeler, sağlıkla ilgili olursa tarım il müdürlükleri yapıyor. Burada ürünü satın alırken tüketicinin etiketlere dikkat etmesi lazım. Esnafın da, satıcının da yani sağlayıcının da ürünleri satarken etiketleri tüketicinin göreceği şekilde sergileyip ona göre tüketicinin seçenekleri olması lazım diye düşünüyorum. Biz Çanakkale’de bu tür fahiş fiyata ürün satanları kayıtlarımıza alıyoruz. Tüketicileri zaman zaman belirli şekillerde uyaracağız. Günümüzde herkese çok para lazım, ancak onursuz, şerefsiz bir şekilde kazanılan para lazım değil. Herkesin ticaretini ahlaklı yapmasında yarar var diye düşünüyorum.
‘Çanakkale merkez ilçede başvuru yapıp paralarını alan 23bin kişi, ilçelerin toplamında 36bin kişi var’
Peki şehrimizde hakkını aramak için yasal yollara başvuranlar ne durumda?
Halk birazcık bilinçli olmaya başladı. Biraz önce de söylediğim gibi tüketici yasasına göre 3610 liraya kadar olan uyumsuzluklarla ilgili hakem heyetlerine başvurulacak. Çanakkale merkez ilçede 2014-2015 yılları içinde bankalardan tüketici ve konut ve araç kredileriyle ilgili başvuru yapıp paralarını alan 23bin kişi olduğu, ilçelerin toplamında 36bin kişi olduğu bilinmekte bu sayılar hak aramada ciddi bir olay. Vatandaş hakkını arıyor, parasını da alıyor. Hak ararken para alamamak gibi bir şey olsa vatandaş hemen boş veriyor, bununla mı uğraşacağım diyor. Yine söylüyorum bu hak aramada emek yok, masraf yok. Ama her alanda da tüketici haklıdır diye de bir şey yok. Kulaktan dolma belirli bilgileri var vatandaşın. Ben gideyim başvurayım diye düşünüyor. Bize gelirken de kendini %100 haklı gibi görüyor. Yasaya uygun olarak davranıyoruz. Belki avrupada tüketiciyi haklı gösteren bir yasa vardır ama ülkemizdeki mevcut yasada böyle bir durum olmayabilir. Kulaktan dolma bilgilerle, sağdan soldan duyduklarıyla vatandaş kendini haklı görüp, buraya geliyor ve bizler de haksız olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bizim ülkemizde vatandaşı tam anlamıyla koruyacak yasalar yok. Sadece belirli alanlarda var. Örneğin bir ürünü aldınız, hangi ürün olursa olsun, bilgisayar, cep telefonu, beyaz eşya vs. ilk 6 ay içerisinde ürün fabrikadan kusurlu çıkarsa bunun parasını alma ve yenisiyle değiştirme hakkınız var. Ürün aldığınızda arıza çıktı, sağlayıcıya götürüyorsunuz, servise gönderiliyor. Pazar günü hariç 20 gün içinde size teslim edemezlerse ürünleri yani ürün sizin elinize geçmezse yine bunun parasını alma, yenisiyle değiştirme hakkınız var. 3.seçenek ürün garanti süresi içinde 2den fazla servise giderse yine aynı şekilde parasını alma veya değiştirme haklarınız var. Hiç kimse bunu bilmiyor. Kapıdan satışlarla sabit alışveriş merkezlerindeki alışverişleri karıştırıyorlar. Sabit alışveriş merkezinden aldığınız bir ürünü beğenmediğiniz için geri verme hakkınız yok. Bu da tüketiciler tarafından çok karıştırılan bir konu. İnternetten ve kapıdan satışlarda hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 14 gün içinde cayma hakkı var. Sabit alışveriş merkezlerinde ürün kusurlu çıkarsa değiştirme hakkı var. iyi seçip, iyi değerlendirip öyle satın alacaksınız. Mağdur olmamanın tek yolu bu. 2 senelik yeni bir yasa, bazı firmalar taksitle alışveriş de yapıyor.
Son olarak, size göre bilinçli tüketici kimdir?
Haklarını arayan, örgütlü, önüne çıkan mal ve hizmetleri satın almadan önce araştırmada bulunan, kaliteli yerli malının peşine düşen kişidir. Yerli malını ararken, kalitesi konusunda hassas bir yapıya sahiptir.
HÜSEYİN EMRE ATALAY