Tarım ve Sanayi

Batak Ovası'nın Altın Buğdayına TMO'dan Yemlik Fiyatı (videolu)

Çanakkale'nin verimli tarım alanlarından Batak Ovası'nda buğday hasadıyla birlikte üreticiler ürünlerini Kumkale Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) alım noktalarına teslim etmeye başladı.

Ancak TMO'nun 2026 yılı hububat alım fiyatları ile alım merkezlerinde uygulanan ekspertiz değerlendirmeleri, üreticilerin tepkisini beraberinde getirdi.

Çanakkale'nin verimli tarım alanlarından Batak Ovası'nda hasat edilen buğdaylar, Kumkale Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) alım noktalarına teslim ediliyor. 2026 dönemi hububat alım fiyatları tablosuna göre makarnalık ve ekmeklik buğday alım bedelleri ürün kodlarına göre farklılık gösteriyor. İlgili belgede, makarnalık buğday için ton başına 16.750 TL, 16.500 TL ve 15.750 TL; düşük vasıflı makarnalık buğday için ise 14.750 TL fiyat belirlendiği görülüyor. Beyaz ve kırmızı ekmeklik buğday gruplarında tavan fiyat 16.750 TL iken, düşük vasıflı ekmeklik buğday 14.750 TL üzerinden işlem görüyor. Arpa alım fiyatları ise 13.000 TL ve 12.750 TL olarak listeleniyor.

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver ve Kumkale Muhtarı Hüseyin Beyden, hasat dönemi fiyat politikalarını değerlendirdi. Ünver, enflasyon oranının yüzde 35 olduğu mevcut durumda buğday alım fiyatlarındaki artışın yüzde 22'de kaldığını, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi üretim maliyetlerindeki artışın ise yüzde 110 seviyelerinde ölçüldüğünü ifade etti. Ünver, bu veriler ışığında üreticinin hasat sezonuna yüzde 12'lik bir eksi bakiye ile başladığını savundu. Hüseyin Beyden ise belirlenen alım fiyatlarının üretim masraflarını karşılamadığını ve kağıt üzerindeki fiyat artışlarının uygulamada geçen yılın oranlarına gerilediğini aktardı.

Beyden: “Vatandaş çiftçiliği bırakacak”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Kumkale Muhtarı Hüseyin Beyden: “Kesinlikle maliyeti kurtarmıyor. Çok düşük maliyetler altında… Yani bu şekilde olduğu sürece vatandaş çiftçiliği bırakacak yapmayacak. Şu anda bakıyorsun girdiye, gübre fiyatları mazot fiyatları hepsi çok yüksek geliyor buğday fiyatları geçen yine baktığın zaman %22’lik bir zam var. O da kağıt üzerinde ofise vermeye kalktığın zaman fiyatın altında. 16 buçuk olan verilen fiyatlar 14.750civarında oldu. Geçen seneki fiyatın aynısına denk geliyor.”

Ünver: “Çiftçi üretemez duruma geldi”


Hasat edilen buğdayların TMO alım noktalarındaki ekspertiz değerlendirmeleri bir diğer tartışma konusu olarak öne çıktı. Ufuk Ünver, bu yıl rekoltenin yüksek olduğunu ancak teslim edilen ürünlerin yüzde 80'inin 16.500 TL yerine düşük vasıflı ürün kategorisinde değerlendirilerek 14.750 TL üzerinden alındığını kaydetti. Çevre illerdeki alım noktalarıyla yapılan karşılaştırmalarda aynı kalitedeki ürünlere ton başına 1.000 ile 2.000 TL arasında daha yüksek bedel verilebildiğini belirten Ünver, tarım sektöründeki yaş ortalamasının 59'a yükseldiğini vurgulayarak fiyat politikalarının yeniden düzenlenmesi talebini iletti.  Çanakkale Ziraat Odası Başkanı Ufuk Ünver ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi ; “2026 yılında artık hasat dönemi insanlar artık buğdaylarını biçtirdi. Artık buğdaylarını teslim ediyorlar.Kimisi tüccara kimisi de toprak mahsulleri ofisine ama insanlığın çoğu tabii ki toprak mahsulleri ofisine buğdayının teslimatını yapıyor. Şunu en başta belirttim evet geçen yıllarda toprak mahsulleri ofisi herkesin tüm buğdayını aldı.  Bu yıl fiyat açıklandı fakat açıklanan fiyat maalesef çiftçiyi hüsrana uğrattı. Çünkü verilen fiyat çiftçinin asla alın terinin karşılığı değil. Yani devlet kendi eliyle ve kendi ifadesiyle açıkladı %35 enflasyon açıkladığı bir ülkede %22 fiyat verdi. Yani zaten en başta çiftçi işe başlarken üretime başlarken ve hasatı yaparken %12’lik bir zararla işe başladı. Şimdi ülkemiz ve Çanakkale zor bir dönemden geçiyor. Etrafımız ateş çemberi. Elbette ekonomi çok iyi değil elbet bunun yansıması var ama yansımasının da en büyük faturası maalesef tarım ve üretime yansıyor. Çünkü üreticinin gübresinde ilacında işçisinden mazotuna her türlü maliyet en az %110 artarken buradaki fiyat artışı buğday ve arpada maalesef %22’de kaldı. Hal böyle olduğu zaman bu sefer çiftçi üretemez duruma geldi.”

“Üreticimiz düşük fiyat politikasında bezdirmeye çalışıldı”

Ünver: “Çiftçi bir yandan bu ürün fiyatın politikasını içine sindirmeye çalışırken, Toprak Mahsul Ofisimiz alımlara başladı ve üreticimiz bu yıl yağıştan dolayı çok güzel bir verim yaşadı, rekolte yaşandı. Fakat bu kaliteli ürünü teslim ettiğim ve gittiğin zaman toprak mahsulleri ofisine oradaki ekspertiz arkadaşların yaptığı inceleme sonucunda yani buğdaylarımız ikinci sınıf baş fiyat 16.500 iken buğdaylarımızın %80’i maalesef son fiyat politikası olan 14.75’ten değerlendiriliyor. Yani yemlik olarak alınıyor. Şimdi zaten enflasyonun altın fiyat verildi. Yani çiftçimiz üreticimiz düşük fiyat politikasıyla bezdirmeye çalışıldı, şimdi de artık buğdayı bize vermeyin kardeşim gidin tüccarla daha ucuza verin politikası izleniyor. Hal böyle olduğu zaman zaten üreticimiz üretimde her gün uzaklaşırken artık bu son darbeyle beraber biz artık ‘kardeşim bu işi üretmeyelim devletimiz ithal etsin’ onu mu istiyor noktasına gelmekte. Biz bunu asla doğru bulmuyoruz ve civar illerdeki Toprak Mahsulleri Ofisinin yetkilerin ile konuştuğumuz zaman ve aynı değerleri aldığımız değerleri oraya gönderdiğimiz zaman oradaki arkadaşların inceleme sonucunda fiyatların en az 1 TL 2 TL üst olduğunu, verilebildiğini gördük.”


“Üreticinin buğdayı hak ettiği değerde alınsın”

Ziraat Ofası Başkanı Ufuk Ünver konuşmasını şu sözlerle tamamladı; “Burada biz şunu talep ediyoruz çiftçinin ve üreticinin buğdayı hak ettiği değerde alınsın. Çiftçi artık ötekileştirilmesin. Çiftçi devletten uzaklaştırılmasın.  Bu politika çiftçiyi her gün devletten kopartıyor ve her gün ülkesinde soğutuyor. Kimse artık üretmek istemiyor. Zaten yaş ortalaması olmuş 59. Her geçen gün çiftçilik de yapan insanın yaş ortalaması ilerliyor. İlerlediği zaman da maalesef ileride maalesef ürün üretecek kimseyi bulamayacağız. Bakınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 17 bakanlık vardır, 17 bakanın içine ben sıralama yapın dese kimse Tarım ve Orman Bakanlığı birinci sıraya koymaz. Halbuki tüm insanlığın ve canlıların beslenmesini üretimini yapan çiftçidir, üreticidir. Yani üretici olmasa gıda olmasa yaşam olması diğer bakanlıkların hiçbir önemi yoktur. Onun için biz Tarım Bakanlığının öncelikli ve bakan olması, bütçenin o şekilde şekillenmesi para ayrılması ve çiftçiye üreticiye bu tüm insanın ve canlı yaşaması için gerekli hak ettiği paranın ve değerini verilmesi talep ediyoruz. Maalesef şu anki durum hiç iç açıcı değil. Herkes Toprak Mahsulleri Ofisine giderken herkes salavatla, duayla gidiyor, korkarak gidiyor. Halbuki millet devletine koşa koşa sevinçle gitmesi laızm. Biz milleti buraya taşımak için milletin de alın terinin hak ettiği şekilde değerlendirmek istiyoruz. İki ay içinde olacak. Vatandaşın hiçbir gidecek ne makamı kaldı ne söyleyecek dermanı kaldı. Bu yanlışlardan ve efendime söyleyeyim uygulamadan derhal vazgeçelim. Çiftçiye ve üreticiye haklarının verilmesini talep ediyoruz. Bu yıl bizim beklentimiz çok iyi fakat fiyat beklentimiz maalesef herkese hayal kırıklığına uğratıyor. Talebimiz fiyatların biraz daha yukarı çekilmesi ve arkadaşların yani bu hediye alırken bu çiftçiyi düşünerek fiyat verilmesini talep ediyoruz.”

Atakan Alkış