Gündem

Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye Geçişinin 672. Yıl Dönümü TBMM Himayesinde Kutlandı

Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişi ve Gelibolu’nun fethinin 672. yıl dönümü, bu yıl ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi himayesinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Tarihi öneme sahip kutlamalara TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş katılım sağladı.

Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile birlikte AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, AKP Önceki Dönem Genel Sekreteri Fatih Şahin, Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak, Lapseki Belediye Başkanı Atilla Öztürk ve Çardak Belediye Başkanı Metin Semerci ile çevre illerden gelen AK Parti milletvekilleri katıldı. Program kapsamında yapılan konuşmalarda Gelibolu’nun fethinin tarihi ve stratejik önemi üzerinde duruldu. Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak, yaptığı konuşmada Gazi Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye geçişinin Osmanlı’nın Avrupa’daki varlığının temelini oluşturduğunu ifade etti. 

 

Başkan Soyuak: “Gelibolu Türk Milletinin sarsılmaz kalesidir”

Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak , törenlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı himayesinde gerçekleştirilmesinin büyük bir onur kaynağı olduğunu belirtti. Soyuak, tarihi Gelibolu'ya gösterilen bu ilgiden dolayı teşekkürlerini ileterek, kutlamaların gelecek yıllarda da aynı şekilde devam edecek olmasının önemine vurgu yaptı. Soyuak  yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; “Her yıl bu törenlerimizi büyük bir heyecanla yapıyoruz. Ama bu yılkı farkı Sayın Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş Beyefendi'nin talimatlarıyla törenlerimizin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının himayesine gerçekleşiyor olmasının ve bundan sonraki törenlerimizin de yine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımızın himayesinde gerçekleşecek olmasının onur ve gururunu yaşıyoruz. Sayın Meclis Başkanım tarihimize, ecdadımıza, Gelibolu'muza vermiş olduğunuz değer ve önemden dolayı şahsım ve kendim adıma şükranlarımı sunuyorum.  Gelibolu'muz tarihi boyunca aziz Türk milletinin dünyaya açılan kapısı, stratejik, aklı, sarsılmaz kalesi olmuştur. Ve bu toprakların fethi yeri olarak seçilmesi tesadüfü değildir. Bir milletin asırlar boyu devam edecek olan medeniyet, adalet, hoşgörü yürüyüşünün Avrupa'daki ayak izleridir” dedi.

 

Vali Toraman: “Gelibolu, Türk varlığının dünyaya ilanıdır”

Törende konuşan Vali Toraman, Osmanlı Devleti’nin adaletli yönetimiyle üç kıtaya yayılan büyük bir miras bıraktığını ifade etti. Şehzade Gazi Süleyman Paşa’nın askeri dehası ve stratejik öngörüsüyle Rumeli kapısının açıldığını belirten Toraman, bu adımın Viyana’ya kadar uzanan ve Rumeli’yi Anadolu gibi Türk yurdu haline getiren sürecin başlangıcı olduğunu vurguladı. Vali Toraman konuşmasında şu ifadelere yer verdi;  “Mirasçısı olduğumuz Osmanlı Devleti üç kıtada yedi iklimde yüz yıllarca adaletle hükmederek bize bir büyük miras bıraktı. Bursa ve civarında küçük bir beylikken Şehzade Gazi Süleyman Paşa'nın büyük öngörüsüyle askeri dehasıyla bunun yüksek stratejik baskıyla Rumeli Fethi'nin kapısının açıldığı yerdeyiz.  Bu Fethi kapısı Viyana’ya kadar devam edecek ve Rumeli'ni Türk yurdu haline getirecek. Rumeli bir Türk yurdu. Tıpkı Anadolu gibi. Gazi Süleyman Paşa ve beraberindeki gaziler geri dönmemek amacıyla bu yola çıktılar. Biz bu büyük hadiseyi hatırlamak, önemini fark etmek ve gelecek nesilleri arttırmak için her yıl düzenli olarak etkinlikler yapıyoruz. Ancak bu sene TBMM’nin destekleri, talimatları, himayeleriyle yapıyor olmanın da mutluluğunu, gururunu yaşıyoruz.  Gelibolu'nun fethi Rumeli'nin fethi bugün bu topraklarda unutulmaması gereken tekrar hatırlanması gereken bir büyük hadise.  Bunun mimarı Gazi Süleyman Paşa başta olmak üzere yoldaşları gaziler bütün kahramanlar ve şehitleri hepsini rahmetle, minnetle yad ediyoruz. Onların bize bıraktığı emaneti her kuşak, her nesil bugün de aramızda gazilerimiz var. Yeri geldiğinde şehit olarak ve gazi olarak aynı bilinçle sürdürmeye devam ediyorlar.  Gelibolu bizim hem ilk adımımızı attığımız yer hem de bu topraklarda var olacağımızı bütün dünyaya tekraren ilan ettiğimiz yer. Büyük zaferlerimiz, büyük mücadelelerimiz kutlu olsun. Gazi Süleyman Paşa ve bütün kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum” ifadelerine yer verdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: “Atalarımızın Anadolu'dan Rumeli'ye geçişi tesadüf değildir”

Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişinin ve Gelibolu’nun fethinin 672. yıl dönümü etkinliklerinde konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, bu yıl ilk kez meclis himayelerinde gerçekleştirilen programın önemine dikkat çekti. Nusret Mayın Gemisi ile gerçekleştirilen boğaz geçişinin tarih ile bugünü birleştiren sembolik bir anlam taşıdığını belirten Kurtulmuş, bu tür kutlamaların gelenekselleşerek Rumeli’ye geçişin ruhunu gelecek kuşaklara aktarmasını hedeflediklerini ifade etti. Kurtulmuş konuşmasında şunları söyledi; “Bugün gerçekten anlamlı bir gündeyiz. Bu programın her bir safhası fevkalade iyi düşünülmüş, anlamlı ziyaretlerle, tabiri caizse nokta vuruşuyla gerçekleştirilmiş, gerçekleştirilmekte olan bir programdır. 672 yıl önce Türklerin Anadolu'ya geçişinin ve Gelibolu'nun Rumeli'deki ilk yer olarak fethedilmesinin yıl dönümünü idrak ediyoruz. Boğaz geçişi de bizim için fevkalade önemliydi. 18 Mart Çanakkale Deniz Savaşları'nın seyrini belirleyen en önemli aksiyonları gerçekleştiren Nusret Mayın Gemisi ile gerçekleştirdiğimiz boğaz geçişi, aslında tarih ile bugünü birleştiren önemli bir geziydi. O geçişe bize eşlik eden Gelibolu, Çardaklı, Lapsekili, Çanakkaleli, kayıkçı tekneleri hemşehrilerimiz, boğazda bize eşlik eden savaş gemilerimiz yukarıdan aynı şekilde savaş uçaklarımız ve helikopterlerimiz tabiri caizse bize tarihi yaşadığımız bir geçişi gerçekleştirmiş oldular. Ümit ediyorum ki Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin himayelerinde ilk kez bu yıl gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik bundan sonraki yıllarda da devam eder ve artık gelenekselleşerek sadece Gelibolu'nun fethi anlamında değil, Türklerin Rumeli'ye geçişinin hatırlanması bakımından da önemli bir yıl dönümü olarak idrak edilir, kutlanır. Atalarımızın Anadolu'dan Rumeli'ye geçişi tesadüf değildir. Alınacak çok derslerin olduğu fevkalade büyük bir fetihler silsilesinin başlangıcıdır.” 

Kurtulmuş: “Tarih tekerrürden ibarettir”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk tarihinin sürekliliğine vurgu yaptı. Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu ifade eden Kurtulmuş, 672 yıl önce atılan adımın 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ile aynı vatan savunması bilincini taşıdığını belirtti. Emperyalist güçlerin Çanakkale üzerinden milleti tarih sahnesinden silme girişimlerine karşı, milletin iman ve vatan sevdasıyla cevap verdiğini dile getirdi. "Tarih tekerrürden ibarettir. Bu topraklar da geçmişle geleceğimizi birleştiren önemli, mübarek topraklardır. Nasıl 672 sene evvel Türklerin Rumeli'ye geçişine sahne olduysa, aynı şekilde 18 Mart'ta Birinci Dünya Savaşı'nın sonrasında da yine bu sefer Batı'da emperyalist güçler tarafından 'Haydi siz kim oluyorsunuz. Orta Asya'dan gelmiş olan parya millet. Gidin ait olduğunuz yere Orta Asya steplerine' denilerek milletimiz Çanakkale'den bu topraklardan sökülüp atılmaya çalışılmış, Akif'in tabiriyle 'Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ. Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ' dediği O istila gerçekleştirilmeye çalışılmış ama bir avuç imanlı insanın ayağa kalkmasıyla ya Allah diyerek buradan bu topraklardan emperyalistler tekrar püskürtülmüş, onlar ait oldukları yerlere geri dönmüşlerdir. Bu büyük zafer milletimizin imanının, tarih şuurunun, vatan aşkının, millet sevdasının çok tabii bir sonucudur. Hepiniz Çanakkale'yi çok iyi biliyorsunuz. Çanakkale destanında taraflar arasındaki güç dengesi kağıt üzerine yazılıp mukayese edilemeyecek kadar büyük bir dengesizliktir. Bir tarafta dünyanın en ağır, en gelişmiş silahları diğer tarafta kazma küreği olmayan bir millet. Bir tarafta istila etmek için istemediği bir savaşa sokulan bir takım askerler dünyanın dört bir tarafından getirilen, diğer taraftan bir karış toprağını vermemek için canını seve seve feda eden Mehmetçikler. Varla yok arasında imanla inkar arasında, varoluş mücadelesiyle, yok etme gayreti arasında bir büyük savaşı, iman, var olma iradesi ve kurtuluş mücadelesinin o aziz kahramanları kazandılar, hepsinin ruhu şad olsun. Gazi Yakup Bey ve Alperenleri, Gazi Süleyman Paşa ve yoldaşları buraya gelirken bir avuç insandı. İnanın ki karşımızda temsilini gördüğümüz 57. Alay da bir avuç askerden ibaretti. Karşılarında ordular vardı. Buraya bizi getiren mayın gemisi, devrin mütevazi gemilerinden birisiydi. Boğaza bıraka bıraka 26 tane mayını ancak bırakabilmişti. Karşısında ise onlarca dünyanın en büyük savaş gemileri. Hani bugün var ya dünyanın en büyük uçak gemileri diye dolaşıyorlar. Aynen onlara benzer dönemin en büyük uçak gemileri vardı. Ama sonuçta Malazgirt'in ruhu, Gazi Süleyman Paşa'nın ruhu, Osmanlı'nın fetih ruhu ve Anadolu'nun var olma ruhu bir araya gelerek mücadele etti ve kahramanca direndi. Biz bu büyük tarihi sürekliliği bundan sonra da devam ettireceğiz" dedi.


Kurtulmuş: “Bir olmak, beraber olmak ve güçlü olmaktan başka şansımız yok”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, konuşmasının devamında Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Kurtulmuş, dünyada ve özellikle Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere dikkat çekerek yaptığı konuşmasında şunları söyledi; “"Dünyanın her yerinin nasıl büyük bir ateş çukuruna döndürüldüğü, hele bizim coğrafyamızın nasıl Akif'in tabir ettiği gibi dünyanın bütün devletlerin güçleri tarafından parsellenmeye çalışıldığı bir dönemde bizim Türk milleti olarak bir olmak, beraber olmak, birlikte olmak ve güçlü olmaktan başka bir şansımız yoktur. Birbirimize yaslanmak, birbirimize güvenmek ve birbirimizden güç almak mecburiyetindeyiz. Bu toprakların tarih şuurunu iyi bir şekilde kavramak, gençlerimize, evlatlarımıza bu şuuru kavratmak mecburiyetindeyiz. Bu töreni sadece bir sembol olsun diye yapmıyoruz. Bizim törene ihtiyacımız yok. Bu törenleri ihtiyacımız olan birliği ve ihtiyacımız olan tarih şuuruna sahip olmayı pratik olarak yaşamak için gerçekleştiriyoruz. Esasında Yakup Bey'den, Gazi Süleyman Paşa'dan, Gelibolu'nun fethinden 57. Alay'a, Gazi Mustafa Kemal'e Çanakkale mücadelesine bir hat çekiyor ve bu hattın verdiği ışıkla geleceğe doğru daha aydınlık, daha güçlü bir şekilde yürüyoruz. Bu şekilde milletçe el ele vermek, kenetlenmek, tarihten aldığımız güçle kökü mazide olan bir atiyi kurmak mecburiyetindeyiz. Nasıl dün bu topraklarda Türklerin varlığına emperyalistler rıza göstermediyse, inanın ki bugün de rıza göstermemektedirler. Bugün de isterler ki başımızda 50 bin tane gaile olsun. İsterler ki, dışarıya bakıp hedeflerimizi büyütmek yerine, içeriye dönüp aynen Osmanlı'nın dışındaki beyliklerin yaptığı gibi birbirimizle uğraşalım. Buna müsaade etmeyeceğiz. Emperyalizmin yolu bölmek, parçalamak, ufalamak ve dağıtmaktır. Bizim tarihten aldığımız ders ve ecdadımızın bize gösterdiği yol ise birleşmek, bütünleşmek, bir arada olmak, daha güçlü olmaktır."

Atakan Alkış