Öngen, 2026 yılında derinleşen talep daralması ve artan maliyetlere karşı turizmin siyaset üstü bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Turizmin Türkiye için döviz kazandıran ve istihdam yaratan en stratejik sektörlerin başında geldiği ifade edildi. Mehmet Öngen, sektörün şu an hem dış talep daralması hem de kontrolsüz artan maliyetler arasında sıkıştığını belirtti. 2026 yılında talebin daha da azalacağı öngörülürken; İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi rakiplerin fiyat artırdığı bir dönemde Türkiye’nin doluluk oranlarını korumak için fiyat kırmak zorunda kaldığına dikkat çekildi. Bu durumun, maliyet artışlarıyla birleştiğinde sektörel bir krizi tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.
Kurtuluş için 7 maddelik öneri paketi
Öngen, sektörün güçlü bir destek sigortası olan iç pazarı hareketlendirmek ve yapısal sorunları çözmek adına şu çözüm önerilerini sıraladı: “1-Turizmde çok taraflı dağınık yönetimler, karar süreçlerinde olumsuzluk yaratır. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı, Turizm STK”ları, Sektör Temsilcileri, Ekonomi Koordinasyon Kurulu, TOBB ve hatta Bankalar Birliğinin aynı masada olduğu bir yapının oluşturulması zorunludur.
2-Turizm Sektörü, kesinlikle siyasi mülahazaların dışında tutulmalıdır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, tamamen teknik düzeyde ve ortak aklın hakim olduğu bir bütünsel yapı içinde değerlendirilmelidir.
3-Hazine ve Maliye Bakanlığı kefaletiyle sektöre sağlanacak 60 milyarlık kredi destek paketi olumlu ve esasen gerekli bir karardır. Bir an önce paketin uygulanma esaslarını içeren yönetmelik çıkarılmalı ve destek hayata geçirilmelidir.
4-Sektörde vergi yükünün azaltılması gerekir. Gerek SGK prim desteği gerekse KDV oranlarında iyileştirilmeler yapılmalıdır.
5-Enerji giderlerinde destek şarttır. Örneğin geçmişte, Teşvikli Yatırımlarda yüzde elli civarında enerji desteği vardı. Bu destek acilen tekrar yürürlüğe konulmalıdır
6-Yurt içinde, artan hayat pahalılığı nedeniyle tatilin onlar için bir hayale dönüştüğü kesimler için düşük faizli ve uzun vadeli TATİL KREDİSİ oluşturulmalıdır.
7-Turizmde Rejeneratif kavramı yani sürdürülebilirlik anlayışı artık yeterli değildir. Sadece “zarar vermemek” değil, doğayı iyileştirmek, yerel ekonomiyi güçlendirmek ve kültürel mirası korumak, sektörün global dünyadaki geleceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri olacaktır. Nitekim 19 – 23 Ocak 2026”da toplanan son Dünya Ekonomik Forumunda bu konu üzerinde özellikle durulmuş ve karar alma süreçlerinde bu etkilerin varlığı oybirliği ile kabul edilmiştir.”
Bu sayılanlar aslında birer teşvik değil, ülkemizin ekonomisine birer yatırımdır. Çünkü bu yatırımlar, belirli bir süre sonra yine ülke ekonomimize olumlu olarak yansıyacaktır.
2034 vizyonu ve küresel rekabet
Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 yılı başındaki toplantısında alınan kararlara atıfta bulunan Öngen, turizmin artık teknoloji ve finans kadar stratejik bir küresel gündem maddesi olduğunu ifade etti. 2034 yılına kadar dünyada 30 milyar kişilik dev bir seyahat hareketliliğinin beklendiğini hatırlatarak, bu sürecin yönetim kademelerinde bir zorunluluk olarak kabul görmesi gerektiğini belirtti. Öngen, önerilen maddelerin birer teşvik değil, ülke ekonomisinin geleceğine yapılan yatırımlar olduğunu sözlerine ekledi.
Bünyamin Nami Tonka