Gayrimenkul Danışmanı Erhan Adsoy, Çanakkale’nin önümüzdeki 10 yıllık ekonomik geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kentin klasik bir sahil şehri kimliğinden çıkma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Adsoy, doğru planlamaların belirleyici olacağına dikkat çekti.
Gayrimenkul Danışmanı Erhan Adsoy, Çanakkale’nin önümüzdeki süreçte üretim, turizm ve tarımın dengeli biçimde büyüdüğü bir şehir haline gelebileceğini belirterek, “Çanakkale önümüzdeki 10 yılda klasik bir sahil kenti kimliğinden çıkıp, üretim, turizm ve tarımın dengeli şekilde büyüdüğü bir şehir haline gelecek. Büyükşehirlerde artan maliyetler ve sıkışma, yatırımcıyı daha ulaşılabilir ama stratejik lokasyonlara yöneltiyor. Bu noktada Çanakkale, doğru planlama ile sürdürülebilir büyümenin kazanan şehirlerinden biri olabilir.” dedi.
Şehrin geleceğine dair iki olası senaryoya dikkat çeken Adsoy, bugün alınacak kararların belirleyici olacağını vurgulayarak, “Çanakkale önümüzdeki 10 yılda ya kontrollü biçimde büyüyen bir üretim ve yatırım merkezi olacak ya da potansiyelini ıskalayan bir geçiş şehri olarak kalacak. Mevcut göstergeler, doğru kararlar alındığı takdirde ilk senaryonun çok daha güçlü olduğunu gösteriyor. Bugün yapılan planlamalar, şehrin 10 yıl sonraki ekonomik seviyesini doğrudan belirleyecek.” ifadelerini kullandı.
“Çanakkale’yi ayıran en önemli unsur konum avantajı”
Çanakkale’yi diğer Anadolu şehirlerinden ayıran temel avantajın konum ve yaşam kalitesi dengesi olduğunu belirten Adsoy, kentin Marmara ve Ege arasında bir geçiş noktası olmasının büyük bir lojistik ve ticari avantaj sağladığını dile getirdi. Adsoy, “Çanakkale’yi ayıran en önemli unsur, konum avantajı ile yaşam kalitesini aynı anda sunabilmesidir.” diyerek, sanayi bölgelerine ve sınır kapılarına olan yakınlığın yatırımcılar açısından belirleyici olduğunu söyledi.
“Plansız ve kontrolsüz sanayileşme her şehirde zarar verir”
Sanayi konusunda Çanakkale’nin yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Adsoy, bunu bir eksiklikten ziyade gecikmiş bir fırsat olarak gördüğünü belirtti. Ağır sanayi yerine orta ölçekli, ihracat ve teknoloji odaklı yatırımların önemine dikkat çeken Adsoy, bu tür yatırımların hem istihdam yaratacağını hem de şehir dengesini koruyacağını ifade etti. Sanayileşmenin doğa ve turizme zarar verip vermeyeceği sorusuna da değinen Adsoy, “Plansız ve kontrolsüz sanayileşme her şehirde zarar verir, Çanakkale’de de verir. Ancak Asıl tehlike sanayisiz kalmak ya da kontrolsüz büyümektir.” değerlendirmesinde bulundu. Adsoy, doğru lokasyon ve çevre hassasiyetiyle yapılan yatırımların şehre değer katacağını vurguladı.
“Tarım Çanakkale için hâlâ güçlü bir alan”
Turizmde Çanakkale’nin en büyük gücünün çeşitlilik olduğuna işaret eden Adsoy, tarih, doğa, kültür ve gastronominin bir arada değerlendirilebileceğini belirtti. Assos ve Troya antik kentleri, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı milli parklar ve boğaz kenti olma özelliğinin büyük bir potansiyel sunduğunu ifade etti. Tarımın Çanakkale için hâlâ güçlü bir alan olduğunu söyleyen Adsoy, asıl sorunun markalaşma ve pazarlama eksikliği olduğuna dikkat çekti. Tarımın sanayi ve ticaretle entegre edilmesi halinde çok daha yüksek katma değer üretilebileceğini dile getirdi.
“Çanakkale’de yatırım için hâlâ doğru bir zaman”
Yatırımcıların son dönemde konuttan ziyade ticari arsa, depo alanları ve karma kullanımlı projelere yöneldiğini belirten Adsoy, özellikle lojistik avantajı olan bölgelerin daha fazla ilgi gördüğünü söyledi. Yatırım algısının artık kısa vadeli kazançtan çok uzun vadeli güvenli büyümeye odaklandığını ifade etti. Çanakkale’nin yatırım için hâlâ doğru bir zaman sunduğunu belirten Adsoy, erken davranan yatırımcıların ilerleyen yıllarda ciddi avantaj elde edeceğini vurguladı. Yanlış yatırımlardaki en büyük hatanın kullanım amacının baştan net belirlenmemesi olduğunu söyleyen Adsoy, sadece fiyat odaklı yatırımların uzun vadede sorun yarattığını ifade etti.
Röportajın sonunda yatırımcılara tek bir öneride bulunan Erhan Adsoy, Çanakkale’de yatırım yaparken en az 5–10 yıl sonrasının düşünülmesi gerektiğini vurgulayarak, doğru lokasyon, doğru zamanlama ve doğru kullanımın yatırımın değer üretmesini sağladığını söyledi.
Atakan Alkış