Kurt, görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat’ı rahmetle andıklarını belirterek, ailesi ve mesai arkadaşlarının acısını paylaştıklarını ifade etti.
Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu’nda görevini yerine getirirken hayatını kaybeden Av. Zekeriya Polat’ın şahsında, kamu hizmeti sunan tüm çalışanlara yönelen tehdit ve saldırıların artık tahammül edilemez bir boyuta ulaştığını vurgulayan Kurt, bu olayın kamu görevlilerinin can güvenliği sorununu bir kez daha acı şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Basın açıklamasında konuşan Çanakkale Baro Başkanı Ardahan Dikme ise meslektaşlarına yapılan saldırıyı kınadı.
Kamu görevlilerinin görevlerini can korkusuyla değil, devlet güvencesi altında ve hukukun koruması içinde yerine getirmesi gerektiğini belirten Türk Büro-Sen Çanakkale Şube Başkanı İlhan Kurt, devlet adına görev yapan memurun yaşam hakkının korunamamasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Kamu görevlilerine yönelik şiddetin münferit olmadığını, gerekli önleyici tedbirler alınmadığı için kronikleşmiş bir sorun haline geldiğini ifade eden Kurt, şiddetin normalleştirilemeyeceğini ve kader gibi sunulamayacağını vurguladı. Sözlü kınamaların ve geçici önlemlerin yetersiz kaldığını belirten Kurt, kalıcı ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Türk Büro-Sen olarak bugün, 81 ilimizde eş zamanlı yaptığımız basın açıklamalarıyla; görevi başında hunharca katledilen görev şehidimiz Avukat Zekeriya Polat’ı rahmetle anıyor, ailesinin ve mesai arkadaşlarının acısını en derinden paylaşıyoruz. Aynı zamanda kamu görevlilerine yönelen şiddeti, tehdidi ve yıldırma girişimlerini bir kez daha en güçlü ifadelerle lanetliyoruz. Yalova Sosyal Güvenlik Kurumu’nda, yalnızca görevini layıkıyla yerine getirirken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden mesai arkadaşımız Av. Zekeriya Polat’ın şahsında, kamu hizmeti sunan tüm çalışanlara yönelik artan tehdit ve saldırılar, artık tahammül edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Bu acı olay, bir gerçeği tekrar ve acı biçimde göstermiştir:
Kamu görevlileri, görevlerini can korkusuyla değil; güven içinde, devlet güvencesi altında ve hukukun koruması ile yerine getirmek zorundadır. Devlet adına görev yapan memurun, görev esnasında yaşam hakkının korunamaması kabul edilemez.”
“ Şiddet normalleştirilemez, kaderleştirilemez”
“ Türk Büro-Sen olarak altını tekrar tekrar çiziyoruz: Kamu görevlilerine yönelik şiddet münferit değil, önleyici tedbirler alınmadığı için kronikleşmiş bir sorundur. Şiddet normalleştirilemez, kaderleştirilemez. Sözlü kınamalar, temenniler ve geçici önlemler artık yeterli değildir. Buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz: Kamu görevlilerine yönelik saldırılar ağırlaştırılmış cezalarla karşılık bulmalıdır. Kamu görevlilerine karşı işlenen suçlar, katalog suç kapsamına alınmalıdır. Kamu kurumlarında yeterli sayıda kadrolu ve silahlı güvenlik personeli istihdam edilmelidir. Kurum girişlerinde X-Ray, kamera ve fiziki güvenlik önlemleri eksiksiz uygulanmalıdır. Kamu görevlilerine yönelik şiddeti önlemeye dönük ivedi ve kapsamlı yasal düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıkları, kurum yöneticilerini ve TBMM’yi kurum güvenliğini güçlendirmeye ve çalışanı koruyan idari yapıları hızla tesis etmeye çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki; Kamu görevlisine uzanan el, devlete uzanmıştır. Bu saldırılara karşı caydırıcı bir irade ortaya konulmadığı sürece, yeni acıların yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Türk Büro-Sen olarak; kamu görevlilerine yönelik şiddetin normalleşmesine asla izin vermeyeceğimizi, görev şehidimiz Av. Zekeriya Polat’ın adalet mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve bu konuda atılacak her adımın kararlı savunucusu olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Görev şehidimiz Av. Zekeriya Polat’a Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarımıza sabır diliyoruz. Bu acı olayların bir daha yaşanmaması temennisiyle, kamuoyuna saygıyla duyururuz.”;
Atakan Alkış