Perinçek, 3.0 ile 4.9 büyüklükleri arasındaki depremleri gösteren harita üzerinde yaptığı analizde, Demyan ve Küçükbükü faylarının (yeşil renkli) bölgedeki depremleri kuzeydoğudan sınırlayan bir bariyer oluşturduğunu ifade etti. Söz konusu fay zonunun kuzeydoğusunda daha önce az sayıda deprem odağı bulunduğunu hatırlatan Perinçek, 27 Ekim’de meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından bu bariyerin kuzeyinde yeni bir kümeleşme oluştuğunu kaydetti.
Prof. Dr. Perinçek, “Bu yeni kümeleşmeyi, bölgede daha önce tariflediğimiz iki dairesel kümeleşme alanının dışında, üçüncü bir magma sokulum alanı olarak yorumluyorum.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca bölgedeki KD-GB (kuzeydoğu-güneybatı) doğrultulu faylarda saha çalışmaları yaptığını belirten Perinçek, bu faylardan birinin haritada yeşil çizgiyle, aynı doğrultuda dizilen deprem odaklarının ise siyah kesikli çizgiyle işaretlendiğini aktardı.
Perinçek, bölgede saptadığı diğer KD-GB doğrultulu fayların detaylarını yeni hazırladığı bilimsel makaleyle kamuoyuna sunacağını bildirdi.
Atakan Alkış