Gündem

“Sağlıklı Beslenme Kişiye Özel Olmalı”

Begüm Kuran Beslenme Eğitimi ve Diyet Danışmanlık Merkezi’nin başarılı, çalışkan ve işinde çok titiz sahibi Begüm Kuran ile sağlıklı yaşam ve beslenme üzerine merak edilenleri konuştuk.

. Doğru beslenme ve sağlıklı yaşam üzerine eğitimler de veren Kuran, yazın yaklaşmasıyla birlikte başvurulan hızlı diyetlerden uzak durulması ve sağlıklı beslenmenin kişiye özel olmasının gerekliliğinin altını çizdi. Kuran çocukların dengeli ve yeterli beslenmesinin önemine de vurgu yaparak; “Çocuklarınızı 8 yaşına kadar abur cuburdan uzak tutun” dedi.
İşte Begüm Kuran’la gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj;
Begüm Kuran Beslenme Eğitimi ve Diyet Danışmanlık Merkezi ne zaman Çanakkale halkına hizmet vermeye başladı? Bu merkezi kurma fikri nasıl oluştu?
13 Ocak 2015’te kurulduk. 10 yaşında bir safra kesesi ameliyatı geçirmiştim. Bu safra kesesi ameliyatında da diyetisyen bana yumurtalı ve kremalı gıdaları yasaklamıştı. Bu da çikolata demekti ki çok severdim küçükken. O zamanlar diyetisyen olmaya karar verdim. Ben bu işi yapacağım ve farklı alternatif yollar bularak bu yiyeceklerden danışmanlarımı mahrum bırakmayacağım dedim. Safra kesesi ameliyatı da geçirse kişi ağrıdan ölse de ben ona farklı tariflerle gene çikolata tadında bir şeyler yedireceğim ya da çikolata yerine geçebilecek ona aynı mutluluğu kazandıracak şeylerivereceğim. Ya da insanlara kebap vereceğim tatlı vereceğim demiştim. Hep hayalimde bu vardı. O nedenle büyüdüm ve diyetisyen oldum. Önce dedim ki; hastanelerde çalışıp hastaları ve kan değerlerini yorumlamasını öğreneceğim. Önce bir üç sene kadar, 3.3.5 sene kadar Ankara’da hastanede çalıştım. Özel bir hastanede çalıştım. Çeşitli ameliyatlara girip gözlemci olarak izledim. Hocalarla devamlı yan yana çalıştık. Ankara’nın en sayılı endokrin hocalarıyla birlikte çalıştık. Genel cerrahlarıyla çalıştık. Ameliyattan çıkan hastalarla gidip birebir sohbet ettik. Diyetle ilgili ben onları aydınlattım. İki hafta hastanede kalma dönemi var. Bu dönemde her gün gidip belki günde iki defa gidip hem yedirdiğim besinlere göre alınan kan sonuçlarını hem bağırsak sonuçlarını gözlemledim. Daha sonra home ofis çalışmaya başladım. Aynı zamanda bir güzellik merkezinde daha çalışmaya başladım. Ankara’da üç senede üç yıl boyunca üç farklı işte çalışmaya devam ettim. Hastane tam gündü. Haftanın belli günleri evde diğer güzellik merkezinde de yine haftanın belirli günleri akşam sekiz dokuza kadar çalıştım. Güzellik merkezindeki çalışma amacım da zayıflama cihazlarıyla zayıflayanların yağ kayıplarını saptayabilmek, hangi diyetin bu güzellik merkezlerinde nasıl gerçekleştiğini saptayabilmekti. Protein ağırlıklı diyetler fayda etmiyor, bunu biliyorum.  Ne olmalı gerçeğini öğrenmek, kendimi geliştirmek için gitmiştim. Böylece meslek hayatımda daha fazla bilinçlenerek Çanakkale’de eksikliği hissedilen bu merkezi açtım.
Mesleki açıdan ne gibi çalışmalar yaptınız?
Boş kalan zamanlarında marketleri dolaşıp marketteki bütün ürünlerin etiketlerini okuyup bisküvi yersen o gün ne yememen gerekiyor, cips yersen ne yememen gerekiyor bunları tespit ettim. Yağ ikameleri, karbonhidrat ikamelerini tespit ettim. Dondurmaya yediği zaman kişinin öğle yemeğinden neyi çıkarması gerektiğini tespit ettim.Protein hayvansal kaynaklı bir gıdadır. Protein demek bizim için aynı zamanda yağ da demek. Güzellik merkezlerinde yapılan uygulamalarda lipolizdekavitasyonda vücuttaki yağ oranı hücre zarının yapısındaki yağlar parçalandığı için artıyor. Diyetteki fark ise besinlerle alınan ve depolanan yağlar parçalanıyor. Ama yine de bu uygulamaları tercih edenleri hem sağlıklı tutup hem de yağ kayıplarını yüksek tutabilmek için hangi diyet programları uygulanır diye bunları deneme yanılma yöntemiyle kendime çeşitli şablonlar oluşturdum. Yediğin gıda karbonhidrattan zenginse diyetindeki diğer karbonhidrat kaynağını çıkartıyorsun. Yani waffle yedin diye dondurma yememezlik yapmıyorsun. Çünkü waffle başka dondurma başka bir şey. Bunları danışanlarımıza gösterebilmek önemli.Şu an İzmir Gen diye bir firmayla çalışıyoruz. Burada tükürük testi alıyoruz. Vücudun hangi besine alerjisi var bunları ortaya çıkıyoruz. Buna göre beslenme programı düzenliyoruz.
 
YO YO ETKİSİ’NE KANMAYIN
Hızlı kilo verdiren diyetler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok hızlı kilo verdiren diyetler aynı zamanda çok hızlı kilo aldırır. Bu yo yo döngüsüdür. Halbuki bizim tekniğimize göre bir kişi diyette olduğunu fark etmeden diyet yapabiliyor olmalı. Diyet lafı mutsuz ediyor. Halbuki diyet olayı sağlıklı beslenmedir. Rejimim bitince hepsini yiyeceğim diye gayri ihtiyari yemeye başlıyor. Şu kiloya ineceğim ondan sonra tekrar yiyeceğim gibi. Bu sık gözlemlediğimiz bir yanlıştır. Halbuki beslenme programında gözleme de yiyebilirsin, simit de. İki lahmacun bir ayran da öğlen yemeğinde yenebilir. Miktarlar çok önemlidir. Yarım paket light bisküvi bir dilim ekmek yapıyor zaten. Onun yerine akşam çorba iç, pilav ye ya da menemeninin yanında bir dilim ekmek ye. Hem tam tahılını alırsın, hem de vücuduna işlenmiş bir ürün almamış olursun. Hadi diyelim ki ekmek yemeyeceksin abur cubur seviyorsun, o zaman da yulaf ezmesi kullanabilirsin. Yulaf ezmesinden tatlılar yapabilirsin. Light tatlılar yapabilirsin. Tam tahıllı unlardan, çavdarlılardan mayasız ekmekler yapılabilir. Tadı da çok lezzetli olur. Damağından geçerken tahıl yediğini hissedersin.
Kilo vermek isteyenlerin en büyük sorunlarından bir tanesi de diyet yiyeceklerin maddi olarak bir külfet oluşturacağı korkusu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Düşük bütçeyle de diyet yapılabilir. Aslında evimize aldığımız gıdalara önce bir bakıyoruz. Koyun peyniri mi yiyorsun, inek peyniri mi yiyorsun, değiştirilmesi gereken bir şey var mı? Mesela hipertansiyonsan tuzsuz peynire geçiş yapman gerekebiliyor. Kolesterolün yüksekse inek peynirine geçiş yapman gerekiyor. Ondan sonrası çok basit. Normalde evine ne alıyorsan aynı besinleri ölçüsünü ayarlayarak uyguluyorsun. Yani kıymalı karnabahar etli sebze yerine geçiyor. Aslında çok çok da doyurucu. Yanında salatası, makarnası, yoğurdu oluyor. Her besin grubundan belirli miktarlarda alıyoruz. Yeşillikler yağ kullanılmadığı sürece sınırsız oluyor. Aslında kilo aldıran aslında makarna pilav değil onların içerisinde kullandığımız soslar. Esmer ürünleri de tavsiye ediyorum. Çünkü normalde bir porsiyon tüketebileceğimiz makarnayı kepekli/esmer olduğunda iki porsiyon tüketebiliyorsunuz. Hem de içerisinde B vitamini var. B vitamini ise tiaminden zengindir. Metabolizmanın hızlanması için gereklidir. Bulgur pilavı tüketerek, tahıl tüketerek hem metabolizmayı hızlandırıyorsun, hem konsantrasyonunu dağıtmıyorsun. Çünkü beyin karbonhidratlarla besleniyor.
Et yemeyenler buradaki kayıplarını nasıl karşılayabilirler?
Et dışındaki demirden zengin bütün yiyeceklerin vücuttaki kullanılabilme oranı yüzde ondur. Etinse yüzde kırktır. Yani bir etten alabileceğin demiri kaç kilo baklagil yersen anca alabiliyorsun. Birkaç kilo baklagil de aynı zamanda birkaç kilo pilava eşdeğerdir. Biz hayvansal bir bünyeye sahip olduğumuz için hayvanlarla beslenmemiz gerekiyor. Vücudumuzdaki vitamin ve mineral yapısı ona uygun.
SPORDAN 2-3 SAAT ÖNCE KARBONHİDRAT YENMELİ
Sporcularda beslenme nasıl olmalıdır? Yapılan yanlışlar nelerdir?
Sporcularda tavuk tüketimi östrojen fazlalığından dolayı göğüs yapıyor. Erkeklerde göğüs büyümesine neden oluyor.  Aslında sporcular spordan iki üç saat önce mutlaka karbonhidrat kaynağı bir şey tüketmeliler. Aç karına, tamamen aç karına spor yapılması kas kabına sebep olabilir. Konsantrasyon ve baş dönmesiyle bayılmaya kadar gidebilir. Spordan ya da müsabakalardan iki üç saat önce mutlaka bir meyve, sütlü bir tatlı ya makarna ya pilav yani bu tarz karbonhidratlı bir gıda tüketilmesi gerekiyor.  Kanda bir miktar şekerin olması lazım. Hangi egzersizi yaparsanız yapın ilk 24 dakika boyunca karbonhidratlar yanar. Ondan sonra yağa geçer. Yanması için vücuda bir karbonhidratın girmiş olması lazım. İki üç saat önce de bir karbonhidratın tüketilmesi gerekir. Zaten emilim ve sindirim üç saat sonra yapılıyor. Kanda  şeker oranınız yükseldiği anda spor yapmaya başlıyorsunuz. Spor bitimindeki ilk iki saat içerisinde de sadece protein değil ya da sadece süt ya da ayran değil kesinlikle insülinin hala yağ yakımına devam edebilmesi için, insülin şekerle alakalı bir hormon olduğu için ilk iki saat içinde mutlaka hem şeker yani hem karbonhidrat hem de protein alınması gerekiyor. Yani peynirli makarna, köfte ekmek, peynirli tost, tam tahıllı gözleme gibi. Yanında da soda ya da ayran tüketmelidir. Spor esnasında ise 15 dakikada bir ise düzenli olarak su içilmelidir.
Kan şekeri düşen bir kişi tatlıya saldırırsa ne olur?
Reaktif hipoglisemi hastalarının kan şekerleri çok ciddi düşüşe girer. Kan şekerinin düştüğünü anladığı anda, ellinin altındaki bir şeker kişiyi komaya sokup felce kadar götürebilir. Bu nedenle iki tane kesmeşeker ağzına hemen atması gerekiyor. Ama bu tanı konmamış bireylerin ağzına iki tane şeker atması tam tersi acıkmaya ve daha da kan şekerinin düşmesine neden olur. Bu kişilerin daha çok peynir ekmek, ayran gibi içerisinde gizli karbonhidrat olan besinleri tüketmesi gerekiyor. Gözümüz karardı gibi acıktık gibi olduğunda ayran ya da süt kurtarıcımız olabilir.
Kuruyemiş tüketimi ne kadar olmalı?
Kuruyemişlerde sabahları zeytin tüketmeyerek kullanılan kuruyemiş miktarını arttırabiliriz. Salatalara yağ koymayarak sabahları da zeytin tüketmeyerek bir avucun dolu dolu değil de yarısı kadar ceviz, fındık, badem gibi yemişleri tüketebiliriz. Çok yararlıdır. Omega 3, 6 ve 9’dan zengindir. Beyin sağlığı için kalp damar sağlığı için çok önemlidir. Fazlası yağ yerine geçtiği için kilo fazlasına neden olabiliyor. Çörekotu yağı, çörekotunun kendisi bunların hepsi yağ. Bir tatlı kaşığını geçmemesi gerekiyor.
Beslenme alışkanlığı ne kadar sürede oturabilir?
Altı hafta çok düzenli beslenirsen vücut buna alışıyor. Altı hafta sonra yediğin herhangi bir yiyecek kilo olarak yansımayabiliyor. Sadece vicdan azabı yaratabiliyor. Herkesin metabolizması farklıdır. Herkes göre ayrı beslenme programı düzenlenmelidir. Spor da keza öyle. Yürüyüş herkese yağdan kilo kaybettirmez. Kimisine pilates yağdan kilo verdirir.
Türk insanın beslenme alışkanlıkları nasıl sizce?
Sebzeden fakir besleniyoruz. Sebzeyi etin yanında salata tüketiyoruz. Etin zararını bloke etmeyi amaçlıyoruz. Halbuki sebzeyi daha fazla tüketmeliyiz. Sağlıklı olmak için değil de yaptığımız hataları telafi etmek için bir şeyler yapıyoruz. Bunlar da bağışıklığımızı zayıflatıyor. Gece yatmadan meyve yiyoruz. Bu da oldukça zararlı bir alışkanlık.
Light ürünler için neler söylemek istersiniz?
Normal içecekler beş dilim ekmeğe denk gelirse light içecekler üç dilim ekmeğe denk geliyor. Tatlandırıcı kullanılan tüm gıdalar karın bölgesinde yağlanma yapıyor.
Hamilelik süresince beslenme üzerine nelere dikkat edilmeli?
Bitki çayları tüketimini durdurmalılar. Tarçın bile zararlı olabiliyor. Loğusalık döneminde anason ve rezene çayları tüketilmelidir.
Gastrit sorunu yaşayan bireyler için ne tavsiye edersiniz?
Gastrit için 1.5 litrelik suyun içerisine bir silme çay kaşığı İngiliz karbonatı koyuyoruz. Ve her yemekten yarım saat önce bu suyu içiyoruz. Bu bizde hem tokluk sağlıyor, hem de asit seviyesini bazik hale çeviriyor. Etten porsiyon olarak azaltılmış şekilde yararlanıyoruz. Mide suyunu emen yiyecekler kullanıyoruz.
Çocukları abur cuburdan uzak tutmak için neler yapılabilir?
Çocukları abur cuburdan uzak tutmak için yemek öncesi abur cuburu kesmek gerekiyor. 8 yaşına kadar çocuklarınızı abur cuburdan uzak tutmaya çalışmalıyız. Okuldayken ne yiyip içtiğini daha az kontrol edebilme imkanımız oluyor çünkü. Hamburger yerine önden bir tabak çorba yedirip iştahı frenlemek gerekiyor.
KİŞİYE ÖZEL PROGRAM DÜZENLİYORUZ
Sizin merkezinizdeki sağlıklı beslenme programlarınızın diğer rakiplerinizinkinden farkı nedir?
Kişiye özel programlar düzenliyoruz. Programı danışanımıza verip onunla vedalaşmıyoruz. Çok düzenli bir şekilde takip ediyoruz. Ücretsiz kilo kontrolü sağlıyoruz. Her ay bir kere ya da düzenli periyotlarla kontrol ediyoruz. Kişiler aklına takılan ne varsa, ya da tekrar eğitim almak istiyoruz derlerse seminer oluşturuyoruz. Kişiye özel seminer veriyoruz. Etiket okuma eğitimi veriyoruz. Bilgisayar çıktısı vermiyoruz, elimizle yazıyoruz. Kişi ne isterse, günlük yaşam planı neyse, kaçta kalkıyorsa oralarda bulunan yiyecekleri kendilerine uygun bir şekilde vermeye çalışıyoruz. Herhangi bir öğünde hesap yaparak kendilerine ödül verebiliyorlar. Giysilerini de hep bir küçük beden almalarını söylüyorum. Bu motivasyon sağlıyor.
Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?
Şu an bulunduğumu yeri korumak istiyorum. Evimle işim arasındaki dengeye ağırlık vermek istiyorum. Seminerlerime, sempozyumlarıma devam etmek istiyorum. İnsanlarla birlikte başarılarını, mutluluklarını paylaşmak çok özel bir his.
Son olarak Çanakkale halkına neler söylemek istersiniz?
Bireysel olarak diyetisyeninizden hesaplar isteyin. İstediğiniz her şeyi diyetisyeninize sorun. Diyestisyeninizle her şeyi konuşabilmelisiniz. Ve lütfen motivasyonunuz düştüğünde diyetten kopmayın. Diyetisyeninize gidip kilo kontrolü için bir program isteyin. Korumaya geçilmesini isteyin. Ki verdiğiniz emekler boşa gitmesin.