Gündem

ÜRKÜTEN İDDİA

Deprem fırtınasının yaşandığı Çanakkale'de, Çanakkale Belediyesi bünyesinde bulunan deprem istasyonu kapalı.

Gökçeada depremini gerçekleşmeden önce internet sitesi ve blogunda vererek yetkilileri uyaran, İstanbul 911 Arama Kurtarma Araştırma Derneği’nin kurucusu Oksal Erev gazetemize ürküten açıklamalarda bulundu.
 
Gökçeada ve Van depremi gibi birçok depremi, Deprem Tahmin İstasyonları’ndan gelen verileri yorumlayarak belirleyen ve yetkilileri uyaran Oksal Erev, Çanakkale Belediyesi’nin 2010 yılında istasyondan sorumlu çalışanı görevden alarak istasyonun kapanmasına sebep olduğunu iddia etti. Yazdığı yazılar ve sosyal medya paylaşımlarıyla istasyonun açılması ve sağlıklı verilerin alınabilmesi için Çanakkale Belediyesi’ni defalarca uyardığını iddia eden Erev, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın bu konuda duyarsızlık sergilediğini ifade etti. Bölgemizde meydana gelebilecek hasarlı bir durum için bir an önce istasyona gereken önemin verilmesi konusunda uyarılar yapan Erev, depreme bağlı kayıplar yaşanması durumunda, bu konuya duyarsız kalanların sorumlu olacaklarını kaydetti.
 
Gazetemize açıklamalarda bulunan Erev, Hava Harp Okulu (HHO) İstasyonu ile birlikte izlenmesi gereken en değerli istasyonun Çanakkale Belediyesi İstasyonu olduğunu belirterek, istasyonun belirli faylar üzerinde meydana gelebilecek depremleri ve buna bağlı kayıpları önceden gösteren, olmazsa olmaz bir istasyon olduğunu söyledi. Erev sözlerine şu şekilde devam etti: ‘’ 2001 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) üzerinden bir proje yürütülmeye başlandı. Adı KAYAÇ GERGİNLİK YÖNTEMİ İLE DEPREM TAHMİNİ PROJESİ. O yıllarda Başbakan Başdanışmanı Ahmet Vefik Alp'in özel kalemi, beni proje görevlileri ile tanıştırdı. Bir protokolle Proje Destek Grubu’na alındım. Söz konusu bu projenin mucidi olan rahmetli Lütfi Canyaran ile tanıştım ve kendisi bana proje ve verileriyle ilgili çok fazla bilgi verdi. Yıllar içinde söz konusu projenin istasyon kurulum görevlerinde bulundum. Türkiye'nin birçok iline İTÜ’nün deprem tahmini istasyonlarını kurdum. Zaman geçtikçe proje verilerini okuma ve yorumlama konusunda uzman oldum. Birçok depremi olmadan önce belirleyip sayfamda yayınladım. Bunların içinde en dikkat çekenleri; Elazığ 6.0 - Çanakkale açıkları 6.5 - Van 7.2’dir. Onlarca 5.0 büyüklüğünde depremi tahmin ettim ve tüm tahminlerim ulusal basında ciddi ses getirdi’’.
 
‘Elazığ depremi tahminimi Çanakkale’deki istasyon sayesinde yaptım’
‘’2000’li yılların başında Çanakkale Belediyesi’ne bir istasyon kuruldu. Bu istasyon Çanakkale ve çevresini, Ege sahilini ve DAF (Doğu Anadolu Fayı)’ı gözlem altında tutuyordu ve depremleri çok öncesinden tahmin edebiliyordu. Hatta Elazığ depremi tahminimi de Çanakkale’deki istasyon sayesinde yaptım. Çanakkale’deki istasyon bu açıdan bakıldığında büyük önem arz eden, olmazsa olmaz bir istasyondur’’.
 
‘Çanakkale Belediyesi istasyonu ne açtı, ne de ilgilendi’
‘’2010 yılına geldiğimizde Çanakkale Belediyesi istasyondan sorumlu çalışanını görevden aldı ve istasyon ile ilgili kimse bir çalışma yapamadı. Cihaz veri yollamadı, kapandı ve sonunda da bozuldu. Defalarca belediyeye bilgi yolladım, sosyal medya üzerinden insanları örgütledim, ilinizin yerel bir gazetesini belediyeye yönlendirdim, fakat ne istasyonu bir daha açtılar, ne de ilgilendiler. Bu süre içinde projenin mucidi olan Lütfi Canyaran " sarı nokta " hastalığına yakalandı ve istasyon yapamaz bir duruma geldi. İşin acı tarafı ise tüm bilgileri İTÜ Proje biliyor ama Lütfi Canyaran bildiklerinin %99’unu vermişti onlara. O kalan % 1’lik kısım ise İTÜ proje ekibine çok kırgın olduğu için verilmedi. Akabinde de rahmetli oldu. Dünyada bu istasyonları yapabilen kimse yok. Benzerini İTÜ bir grup ile anlaşıp yaptırdı, fakat bu cihazı yapan kişi de doğal olarak aynısını yapamadı. Yani verilerine %100 güvenemeyiz. Bu nedenden ötürü artık Çanakkale’ye de yeni bir istasyon yapacak kişi yok. Zaten İTÜ oradaki istasyonu da geri aldı’’.

Olası bir depremi tahmin edebilmek ve buna göre önlem alabilmek varken, hasar yaratabilecek ve kayıplar yaşanmasına sebep olabilecek olası bir deprem durumunda kadere terk edildiğimizin iddia edilmesi ürkütüyor.
 
Haber: SİNEM TETİK