Gündem

Kuzu’ya Sevap, Arslan’a Günah Mı?

Çan’ın kurtuluşunun 100. yıl kutlamaları kapsamında, Çan Belediyesi tarafından organize edilen Hande Yener Konseri ilçede büyük ilgi gördü. Geniş katılımlı konserin ardından Çan İmam Hatip Lisesi konserin ardından skandal bir çağrıya imza attı.

Çan İmam Hatip Lisesi skandal bir çağrıya imza atarak,  “Üryanlığın pazarlandığı konser alanlarından uzak durun” ifadeleri ile öğrencilerine, Çan’ın kurtuluşunun 100’üncü yılı nedeni ile Çan Belediyesi tarafından organize edilen Hande Yener Konserine gitmemeleri çağrısını yapması ilçe gündemine bomba gibi düştü. Çan’ın 96. Kurtuluş kutlamalarında da dönemin belediye başkanı Abdurrahman Kuzu tarafından sahneye aynı sanatçının çıkarılmasına hiç tepki göstermeyen ve müfredatının temelinde dini eğitim yer alan kurumunun bu tutumu, akıllara “Kuzu’ya Sevap, Arslan’a Günah Mı?” sorusunu getirdi.

Çan’ın kurtuluşunun 100. yıl kutlamaları kapsamında, Çan Belediyesi tarafından organize edilen Hande Yener Konseri ilçede büyük ilgi gördü. Belediye Başkanvekili Harun Arslan, konserin sonunda Yener’e çiçek takdiminde de bulundu. Geniş katılımlı konserin ardından Çan İmam Hatip Lisesi konserin ardından skandal bir çağrıya imza attı.


Tepkilerin ardından sosyal medya paylaşımını kaldıran okul, Kuran-ı Kerim ayetlerinden de örnek vererek, "Mezunlarımızdan ve öğrencilerimizden Allah'ın emirlerinin topluca hiçe sayıldığı sanat adı altında üryanlığın pazarlandığı konser alanlarından uzak durmalarını rica ediyoruz. Topluca Allah'ın sınırlarını aşmak gazabını celbeder. Eğlenmenin helal ve mutedil yolları pek çoktur. Aramızdan her gün ayrılanların ardından okunan selalar bize dünya zevkinin geçici ahiret nimetlerinin ebedi olduğunu hatırlatmak içindir. İçinizde, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (Ali İmran Suresi 104). İmam Hatip okullarımız işte bu topluluğu yetiştirmek için vardır" ifadelerine yer verdi.
Çan’ın 96. Kurtuluş kutlamalarında da dönemin belediye başkanı Abdurrahman Kuzu tarafından sahneye aynı sanatçının çıkarılmasına hiç tepki göstermeyen ve müfredatının temelinde dini eğitim yer alan kurumunun bu tutumu, akıllara “Kuzu’ya Sevap, Arslan’a Günah Mı?” sorusunu getirdi.
 
Bir eğitim öğretim kurumunun hem dini eğitime dayalı müfredatına rağmen dini yanlış anlatması hem de Milli Eğitime bağlı bir kurum olarak siyasi temelli çağrılarda bulunması vatandaşların tepkisine yol açtı.
 
Gülçin Akın