Alman Konrad Adenauer Derneği ile Çanakkale Belediyesi’nin ortaklaşa düzenleyeceği seminer ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Tartışmalar alevlendikçe olayın arka planı netleşmeye başlıyor. Bergama’da çevrecilik maskesiyle halkı kumpasa getiren vakfın, bugün Çanakkale’de madencilik faaliyetlerinin başlayacağı zamanı seçerek belediyeyle işbirliği yapması akıllarda soru işaretleri yaratıyor.
Bir tarafta ‘Türkiye’nin cari açığını kapatmakta önemli kaynaklardan biri olan madencilik sektörüne darbe vurmak isteyen bir Alman dernek’, diğer tarafta ‘ülkede her türlü hain planın başrol oyuncusu olduğu bilinen dernekle işbirliği içerisine giren Belediye’ tezi kent gündemini kasıp kavuruyor.
Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Başkanı Hakan Pınar’ın konu hakkında yapmış olduğu açıklamalarına, Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar’dan karşılık geldi, ardından gelen karşılıklı cevaplar tartışmayı iyice alevlendi.
MHP Çanakkale İl Başkanı Hakan Pınar, Alman vakıflarıyla ve Konrad Adenauer Derneği ile ilgili bilgilendirici açıklamalarda bulunarak, Çanakkale Belediyesi’nin ortaklaşa düzenleyeceği "Kültürlerarası Sosyal Dahil Etme ve Savunuculuk" konulu eğitim seminerine tepkisini dile getirmişti. Pınar, açıklamalarında derneği incelendiğinde adeta Alman Gizli Servisi BND’nin legal uzantısı gibi iş görmekte olduğunu kaydederek, siyanürlü altın meselesinden illegal terör örgütlerinin finansına kadar toplumsal karmaşa çıkaran olayın arka planında olduğuna dikkat çekmişti.
Alman vakıflarının ülke siyasetine yön verme gayreti içerisinde olduklarını ve Türk Demokrasi Vakfı ile yol arkadaşı olduklarını belirterek, Çanakkale Belediyesi’nin CHP’nin siyaset anlayışı gereği olarak Alman derneğini ve Türk Demokrasi Vakfını davet etmekle kendilerini şaşırtmadığını ifade etmişti. Pınar, Türk Demokrasi Vakfı’nın kurucusunun geçmiş dönemlerde ANAP İstanbul Milletvekilliği ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı yapmış Bülent Akarcalı olduğuna dikkat çekmişti. Başkan Pınar, yaptığı açıklamada Çanakkalelilere seslenerek PKK destekçisi derneklerin ve yerli işbirlikçilerinin katılacağı eğitim seminerini boykot etmeye çağırmıştı ve boykotun ‘HDP sevdalısı’ Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’lı günleri bitireceğini kaydetmişti.
ÜNÜVAR: ORTAKLIK YOK, LOJİSTİK DESTEK YOK
Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar ise, Pınar’ın açıklamalarına karşılık verdi. Ünüvar, yapmış olduğu açıklamada, Pınar’ın kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini ve bilgi kirliliğine sebebiyet verdiğini ifade etti. Türk Demokrasi Vakfı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren bir vakıf olduğunu hatırlatan Ünüvar, ‘Bahsi geçen vakfın ortağı eğer söylediğiniz gibi bir lobi yapıyorsa devletimiz, hükümetimiz neden böyle bir vakfı incelememiş, gereğini yapmamış’ dedi. Çanakkale Belediyesi’nin söz konusu vakıfla herhangi bir ortaklıkta bulunmadığını ve bahse konu olan eğitime lojistik destek sağlamadığını da ifade eden Ünüvar, ‘Sağlamış dahi olsaydı Türkiye Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren bir vakıfla ortaklık yapmanın sakıncası nedir?’ diye sordu.
LOJİSTİK DESTEK VAR MI, YOK MU?
Rebiye Ünüvar’ın belediyeyi savunan açıklamalarına tekrar karşılık veren Pınar, belediyenin internet sitesindeki bilgilendirmeyi belge olarak gösterdi. Başkan Pınar, Ünüvar’ın ‘Bahse konu olan eğitime en ufak lojistik destek sağlanmamıştır’ demesi üzerine; Çanakkale Belediyesi’nin resmi internet sitesindeki "Eğitime kabul edilecek katılımcıların konaklaması ve 3 öğün yeme-içme ücretleri karşılanacaktır. Ulaşım ücretleri orijinal biletlerini ibraz etmeleri şartıyla eğitimin son günü katılımcılara geri ödenecektir" ibaresini hatırlattı ve ‘Lütfen düzelttirin zira sizin ifadelerinizle pek örtüşmüyor’ dedi.
MHP İl Başkanı Pınar, Alman Vakıflar ve söz konusu dernek konusundaki açıklamalarını yineleyerek; “Bu vakıfların, uzantısı derneklerin, uluslararası nitelikteki düşünce kuruluşlarının masum olmadığını siz de en az bizim kadar bilmektesiniz. Her birinin ileri demokrasi, insan hakları, emek, eşitlik, bireysel hak ve özgürlükler, çağdaş hukuk, evrensel insani değerler ve benzeri ambalajlar altında, Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri ve Almanya’nın emrinde modern sömürgecilik anlayışı çerçevesinde, dünyayı hedefleri doğrultusunda yeniden dizayn etmek son günlerdeki moda tabirle demokrasi götürmek üzere kurulmuş ve sahiplerine hizmet etmektedirler. Biz asıl itibarıyla hem nalına hem mıhına vurmuşken siz bize cevabı bile zul görmekte ve iktidar Partisinin avukatlığını yaptığımızı ima etmektesiniz. Biz yine de sizin acemiliğinize veriyor ve yukarıda da ifade ettiğim üzere yazımızı bir kez daha okumanızı salık veriyoruz” dedi.
Pınar, vermiş oldukları tepkinin ve karşı çıkmanın ülke yararına olduğuna dikkat çekerek; “Dün olduğu gibi ‘Önce Ülkem ve Milletim’ anlayışı ile onu yapmaktadır, bundan sonra da kimin ne dediğine bakmaksızın milletinin emrinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yüksek menfaatlerinin yanındadır” dedi.
İşte, belediyenin resmi sitesindeki açıklama:
“Çanakkale Belediyesi, Türk Demokrasi Vakfı ve Konrad Adaneauer Stiftung Derneği ortaklığında 10-14 Temmuz 2017 tarihleri arasında düzenlenecek olan "Kültürlerarası Sosyal Dahil Etme ve Savunuculuk" eğitim seminerine ev sahipliği yapacak.
Konrad Adanauer Stiftung Derneği ve Türk Demokrasi Vakfı, 1987 yılından bu yana Türkiye'de demokrasi kültürünü yaygınlaştırma adına Bireylerin, Gençlerin, Kadınların ve Dezavantajlı grupların katılımcılığını arttırmaya yönelik birçok projeyi başarıyla uygulamaya koymuştur. Kuruluşundan bu yana yapmış olduğu çalışmaların deneyimi ışığında ve 2016 yılında yaptırdığı saha çalışmaları sonucunda Türkiye’de özellikle göç ile gelen nüfusun yaşadığı bölgelerin yoğun olduğu illerde göç eden bireylere karşı sivil toplum alanında çalışmalar yapan kişilerin tutum ve davranışlarının çok önemli bir rol oynadığı belirlenmiştir. Bu sebeple, özellikle gençlik ve sivil toplum çalışanlarının kültürlerarası diyalog ve bireyin haklar konusunda gelişimine önemli katkılar sağlayacağı bilinmektedir.
Günümüz siyaset ve sivil toplum gündeminin en önemli konularından biri olan "Suriyeli göçmenler ve kırsaldan kente göç" kavramının kamu kurumlarında, sivil toplum kuruluşlarında görev yapan profesyoneller, gençlik liderleri, çalışanları ve diğer gençlerin bakış açısıyla yerel boyutta ve yerel mekanizmaların çalışmalarının irdelenmesiyle sosyal adaptasyon sürecine göç ile gelen gençlerin katılımı kapsamında farkındalığının artırılmasını sağlamak amacıyla Türk Demokrasi Vakfı ve Konrad Adaneauer Stiftung Derneği, ile ortaklaşa yürüttükleri "Kültürlerarası Sosyal Dahil Etme ve Savunuculuk " eğitim semineri, 10-14 Temmuz 2017 tarihleri arasında Çanakkale Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenecektir. Eğitime Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesi illerinden katılıma öncelik sağlanacaktır.
Hedeflen Katılımcı Profili:
Eğitim dezavantajlı kesimlerle çalışan kamu ve sivil toplum kuruluşu çalışanlarına ve profesyonellerine yöneliktir. Herhangi bir yaş sınırı bulunmayıp; sadece Marmara ve Ege Bölgesinden gelecek başvurular kabul edilecektir. Eğitime kabul edilecek katılımcıların konaklaması ve 3 öğün yeme-içme ücretleri karşılanacaktır. Ulaşım ücretleri orijinal biletlerini ibraz etmeleri şartıyla eğitimin son günü katılımcılara geri ödenecektir. Başvuru sonuçları Çanakkale Belediyesi Gençlik Çalışmaları Birimi’nin ve Türk Demokrasi Vakfının facebook sayfasından 1 Temmuz 2017 tarihinde duyurulacaktır. Eğitime tam katılım mecburidir. Tam katılım göstermeyen arkadaşların ulaşım ve konaklama ödemeleri program tarafından yapılamayacak olup katılımcının kendisi yapmak zorunda kalacaktır.”
PEKİ AMA NEDEN?
“Türkiye dünyada önemli altın potansiyeline sahip olduğu bilinen bir ülke. Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalardan elde edilen bilgilere göre ülkemiz 6.500 ton altın potansiyeline sahip. Türkiye’de 2001 yılına kadar altın üretimi yok iken, yapılan yatırımlar sonucunda yıllık altın üretimi 2013 yılında 33 tona çıkmış. Ancak son yıllarda yaşanan bazı sıkıntılardan dolayı yıllık üretimimiz 24 tona kadar düştü. 24 ton altının parasal değeri bugünkü fiyatlarla yaklaşık 1 milyar dolar. Şu anda yatırıma hazır projelerin önümüzdeki iki üç yılda devreye girmesiyle bu kapasite çok rahat 50 tona çıkabilir. 10 yıl içerisinde ise yıllık üretimi 80-100 ton seviyesine çıkarma potansiyeli olan bir ülkeyiz.”
Yani; MADENCİLİK CARİ AÇIĞIN KAPATILMASINDA ÖNEMLİ ROL OYNAYABİLİR
Bu durum göz önüne alındığında ortaya çıkan sonuç düşündürüyor. Bergama’da çevrecilik maskesiyle halkı kumpasa getiren vakfın, bugün Çanakkale’de madencilik faaliyetlerinin başlayacağı zamanı seçerek belediyeyle işbirliği yapması manidar bulundu. Türkiye’deki maden potansiyelini rakip olarak gören bu vakfın, madene karşı eylemleri destekleyerek yer altı zenginliğinin Türk ekonomisine kazandırılmasını engelleme çabası içerisinde olduğunu bir kez daha akıllara getirdi.
Bir tarafta Türkiye’nin cari açığını kapatmakta önemli kaynaklardan biri olan madencilik sektörüne darbe vurmak isteyen bir Alman dernek, diğer tarafta ülkede her türlü hain planın başrol oyuncusu olduğu bilinen dernekle işbirliği içerisine giren Belediye.
Haber: Sinem Tetik