Kurtuluş için ne yapılmalıyı anlatan Prof Dr. Kemal Üçüncü Hocamızın güzel bir yazısı...

Kurtuluş için ne yapılmalıyı anlatan Prof Dr. Kemal Üçüncü Hocamızın güzel bir yazısı...
Teorinin ruhu bu...
Yıllardır anlatıyoruz, kimseye dinletemiyoruz... Türkiye'nin problemleri için akılcı yol budur... Her cümlesini düşünerek okumanızı isterim...
Tabii ki, siyasi körlerin okumasına ihtiyaç yok... Onlar, aptalca söylemlerine devam edebilirler..
Lütfen, düşünerek okuyun...
 
***
 
ABD...
Adamların Karadeniz'de Gürcistan'ın menfaati için bir ABD donanması kurması isteniyor..
Bir de, Gürcistan 'ın Karadeniz' deki haklarını Rusya'ya vermemiş olacaklarmış...
Şu Montreux Anlaşması ne kadar önemli...
ABD, bir tek Karadeniz 'de üs kurup hakimiyet sağlayamıyor...
Bu yüzden, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya' da üsler kuruyor... Yunanistan'da Dedeağaç'ta deniz üssü kurmaya çalışıyor... Türkiye, buna karşı, ABD' ye nota vermeli...
Çevremizde netameli işler dönüyor... Aman dikkat...
Aşağıda, ABD'li bir askerin bir paylaşıma yaptığı yorum...
Biz de, yedik!
Hadi oradan, pis Coni...
"My Dear and Fair U.S. Mission to NATO.
America should not cede Georgia's Black Sea to Russia.
The U.S. Pentagon should establish a U.S. Navy in Georgia.
Long live America.
Long live NATO.
Long live European Union.
Long live Georgia.
 
***
 
Cihat Gündoğdu'dan...
Bilgi edinmeniz dileğiyle...
Oluk oluk aktı kanımız... Şehitliği göze alıp gazi olanlara selam olsun... Vatan denen toprakta kefensiz yatanlara selam olsun... Yârini genç yaşta dul bırakıp Vatana yâr olanlara selam olsun...
Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı'nın, Çanakkale Savaşı hakkındaki zayiat tespiti:
Malul (sakat) ve diğer sebeplerle kıtalardan ayrılan: 64.440
Muhtelif (çeşitli) hastalıklardan vefat: 21.498
Gaip (kayıp) ve esir: 10.067
Yaralı: 100.000
Şehit: 55.127
Yekûn (toplam): 251.309
 
***
 
İki yüz yıldır çektiğimiz acının sebebi...
Kuşatılmış olmak...
Bunun farkında  olmamak...
Bu konuda ciltler dolusu kitap okumak gerek...
Ama, aşağıdaki yazı imbikten geçmiş saf bir bakış tarzı...
 Kirlenmemiş...
”Muhasara nizamı” bugün de kabuk ve renk değiştirerek devam ediyor. Ancak biz bunun şuurunu kaybettik. Söz olarak topluma adanmış, tavır olarak kendine esir...
Prof. Dr. Saadettin Yıldız
Saadettin Ağabey ,ne güzel yazmış...
Bugünkü halimiz...
Düşünmeye devam...