.

Bu ara, çok duyduğumuz bir sözcük oldu...
İşi ehline vermek, diye bir sözümüz vardır... İşte tam karşılığı bu olsa gerek...
Son dönemde çevremize baktığımızda, devlet kadrolarını oluşturanlar açısından çok çok kötü duruma geldiğimizi görüyoruz... Sadakat ön plana çıkınca liyakat çöpe atılmış oldu... Parlamentomuzda entelektüel birikimi olan yanlışları kendi partisi yapsa da söyleyen kaç kişi var?
Altı yüz kişiden kaç tanesi, Yüce Meclisimizde Cumhuriyetimizin 2. Yüz yılı için fikir üretmiş ve bu fikri hayata geçirmek için çalışmış pek hatırlamıyoruz... Varsa da ben bilmiyorum... Bu da benim ayıbım olsun, derim...
Neyse, devlet kademesinde görevini layıkıyla yapan kaç kişi var, merak ediyoruz...
Adalet, yerlerde sürünüyor...
Tarım, saman ithal ediyoruz...
Eğitim, Piza'da sonlardayız... Temel eğitim dibe vurmuş durumda... Üniversiteler bilim üretmede çok irtifa kaybettiler...
İçişleri, daha yetenekli valilere ve kaymakamlara ihtiyaç var...
Maliye ve para politikaları, millete, emekliye, kamu görevlisine vermeniz gerekenleri vermeden iş yapıyorsunuz! Bu inandırıcılığınızı yitirmenize sebep oluyor, bunun bile farkında değilsiniz...
Şehircilik, dibe vurdunuz... Depremler bunu faş etmiş oldu...
Çevre, ülke yabancı şirketlerin işgaline uğradı... Yeni farketmeye başladınız...
Milli Savunma, bedelli askerlik yanlış... Diğer faaliyetler doğru...
İç güvenlik, şu an en başarılı olduğunuz yer... Ama, tüm dünyanın ajanları Türkiye'de cirit atıyor, ses çıkartmıyorsunuz... Sınırlarımız da yol geçen hanına döndü... Bu sanki bilinçli bir yapılanma gibi... Ege sahilleri böyle bir intiba uyandırıyor...
Belediyeler, tamamı dökülüyor... Borç batağında...
Baktığımız yer Türkiye. Durduğumuz yer Türkiye... İşte, ülkemizin röntgeni bu...
Bundan çıkış için yeni fikirlerle yeni programlarla liyakatli kişileri makamlara getirirsek bir çıkışımız olur... Yoksa hep açı, göz yaşı içinde oluruz...
 
Van'daki faciaya da bu gözle baktığımızda, liyakatsiz ama iyi niyetli kişilerle devletin yönetilemiyeceğini görmüş oluruz... Çığ düştüğünde, bir dağçılık, kar, çığ uzmanı da orada olsaydı, bu facia yaşanmazdı... Tüm çevre kontrol edildikten sonra kurtarma çalışması yapılırdı... Üzücü olaylar da yaşanmazdı...
İş bilmezlik diz boyu...
Sonra Takdir-i İlahi öylemi?
Sen, önce tedbirlerin tamamını al sonra yine felaket gelmişse tevekkülle karşıla...
Son sözüm, her alanda reform şart...
Düşünmeye, okumaya, yazmaya ve konuşmaya devam...