Hoşçakal Adnan Baba

Merhaba, Av. Adnan Erdemol (baba) sana böyle merhaba dememdeki espriyi anladığını biliyorum.

304 0

Akın Salkın

Akın Salkın

Merhaba, Av. Adnan Erdemol (baba) sana böyle merhaba dememdeki espriyi anladığını biliyorum. Ne zaman tanınmadığımız bir yere gitsek veya birilerini görsek ben Av. Adnan Erdemol diyerek kendini tanıtır ve tüm kontrolü eline alırdın ilk önceleri garipsesem de sonraları içten içe bu özelliğine hayranlık duymaya başladım. Biliyorum ki gittiğin yerde de bir fırsatını bulup tüm kontrolü ele geçirme çabasındasın belki de orada da kontrol sende. Böyle düşünmem bazılarına abes gelebilir. Ben gerçek ölümün unutulmak olduğuna inananlardanım. Seni tanıyan veya anan son insan da bu dünyadan gidene kadar (en azından benim için) ölemezsin. Bu yazıyı sana yazdığım içinde seni sana anlatmak istemiyorum tabi ki seni merak edenlerde vardır. Onlara da anlatmam gerekenleri bir dahaki sefer anlatırım artık.
Sana birçok konuda duygularımı belli edemediğimi biliyorum ama şimdi yazmazsam da kendimi affetmeyeceğimi de biliyorum. Seni çok severdim be baba!
Biliyor musun? 80 li yılların ortasında tanımıştım seni. Bir kere fener kıraathanesinde de çay içmişliğimiz vardı. Yine bu dünyadan giden iki sevdiğim abi vardı yanında ( Eşref ve Saim abi).  Sonra öğrendim ki çıktığım kızın babasısın epey tırsmıştım hafta sonları olma ihtimalin olan yerlerden kaçardım, senden ta ki Truva otelinin orada Seda ile el eleyken sana yakalanana dek, komik dimi. Tabi yakalanma anındaki korku tavandı, sonra korku da geçti gitti bitti, sevgisi kaldı.
26.07.22 den beri boğazımda kocaman bir düğümle geziyorum. Ne zaman kendi kendime kalsam dalıp gidiyorum. Dümensiz gemi gibi aklımdaki düşünceler. Bir orada bir burada ama hepsi de gülümsetiyor beni sana teşekkür ederim bana böyle anılar verdiğin için. İnsan uzağında ama eninde sonunda yüz yüze geleceğini bildiği birini özlerse eğer, özlemek o insanı büyütürmüş. Sayende epey bi büyüdük hatta yaşlandık. Ama artık bu dünyada olmaman ve hiçbir şekilde bir araya gelemeyeceğimiz gerçeği varya bundan da daha ağır bir duygu yokmuş yeryüzünde. Bunu da bilmeni isterim. Çok üzdün be bizi ama yine de kızamıyorum sana.
Seni en heyecanlı gördüğüm zamanda bahsedeyim mi sana? Seda ile nikâhımız da bizden bile daha fazla heyecan içindeydin. 68 yaşında olmana rağmen ( gerçi yaşın sorulduğunda bir türlü benim yaşımdan büyük olmadı hiç yaşın 49 da takılı kalmıştın erkek adam sözünden dönmez dimi) herkesten daha hareketli, enerjik, kıpır kıpır, her yere yetişen hiçbir olayı kaçırmayan tam bir protokol adamı. Orada da imrenmiştim sana her fırsatta herkese söylerim. Merak etme çapkın bakışlarını yazmayacağım. Bak şimdi bunları yazarken birde komik anımız geldi aklıma ama diyeceksin ki ; ’’ağzımdan çıkan o uydurma kelimeler mi?’’ hayır değil yazayım. Sanırım bir festival zamanıydı hep birlikte halk bahçesinde geziyorduk. Fıstık satan bir tezgâhın önünden geçerken ; ‘’ size fıstık alayım mı?’’ dedin. Al dediğimizde de ‘’ boş ver şimdi benim dişlerim sorunlu sonra’’ dedin. Sana belli etmedim ama sesli sesli güldürmüştün beni. Biliyor musun? Ne kadar zorlasam da kendimi seninle ilgili kötü bir anım yok. Bunu gıyabında değil sana söylüyorum. Seninle geçirdiğim her gün için sana teşekkür ederim. Bu arada teşekkür etmesini de senden öğrendim. Gerçi tam da öğrenebilmiş değilim hala sağ ol deyip geçiyorum. Bundan sonra daha dikkatli olacağım. Sadece bunu değil birçok şeyi de öğrettin bana şimdi hepsini yazıp kendimi de gömmeyeyim buraya. Bana öğrettiğin her şey içinde teşekkür ederim.
Vedamızı da yazmak isterim 26 Temmuz 22 saat 15; 05 telefon arayan Seda içime kaynar sular döküldü ‘’hastaneye gel babam fenalaşmış’’. Eve nasıl geldim Berca’yı alıp nasıl hastaneye geldim bilmiyorum. Anne gelmiş Seda ve Yekta orada Berca ve ben herkeste boş ve soru işaretli bakışlar. Dr. Haberi verdi ’’ Av. Adnan Erdemol gitti’’ ama bizim eşimiz, babamız ve dedemizdin. Var mıydı öyle vedasız gitmek. Eşin yani annem ve kızlarınla orada vedalaştınız. Hani gerçek mirasım, veliahdım geleceğim dediğin torunun Berca varya son ana kadar seni hiç bırakmadı. O hastane elbiselerinin çıkmasından ve bu dünyada ki vücudunda kalan tozları götürecek olan son suyu da döken oydu. O bembeyaz elbiseni de giydiren de biricik torunundu. Ta ki sen doğayla buluşana kadar hep yanındaydı. Biz en son vedalaştık. Sanma ki zorunlu hissetti aksine gönüllü oldu. Bunları yazmam serzeniş değil biliyorsundur sen de. Gitme telaşında olduğun için atlamış olabilirsin diye yazıyorum.
Tahmin ediyorum ki gözün arkada kalmamıştır. Bana sorarsan da kalacak bir şey yok derim. Umut ediyor ve biliyor sayılırım ki gittiğin yerde ve yattığın yerde rahat ve ışıklar içindesindir. Sana her şey için çok teşekkür ederim. Şimdiden özledim..!
     
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.