Sepetle Giden Hurmalar

Ashab-ı Kiram'dan Abdullah İbnü'z-Zübeyr r.a. Hazretleri anlatıyor:

77 0

Merve GÜR

Merve GÜR

Bir gece Mescid-i Haram'a gitmiştim. Baktım ki bir grup kadın Kâbe'yi tavaf ediyor. Tavaflarını bitirince kapının birinden çıkıp gittiler. Hallerinde bir gariplik sezdiğim için, şunları bir takip edip yerlerini öğreneyim, dedim. Akabe'ye kadar yürüyüp oraya çıktılar. Ben de çıktım. Sonra aşağı doğru indiler. Onların peşi sıra ben de indim. Vadide bir harabeye girdiler. Onların ardından ben de girdim. Bir de baktım, bir toplantı. Bana sordular:
 
- İbnü'z-Zübeyr, neden geldin?
 
Ben de onlara sordum:
 
- Söyleyin hele, siz kimsiniz?
 
- Bizler cin cemaatiyiz.
 
- Ben Kâbe'yi tavaf eden bir kadın topluluğu gördüm de onlara hayret ettim. Peşlerine takılıp buraya girdim.
 
- Ha, onlar bizim kadınlarımız. Sen dilediğin şeyi bizden iste!
 
- Ben taze hurma isterim, dedim.
 
O günlerde Mekke'de taze hurma yoktu. Bana bir miktar o hurmadan verdiler, ben de yedim. Sonra dediler ki:
 
- Artanı da yanında götür!
 
Kalan hurmaları alıp döndüm. İstiyordum ki bunları Mekke halkına göstereyim.
 
Evime geldim ve hurmaları kapaklı bir sepete koydum. Sepeti de bir sandığa kapattım. Sonra başımı yaslayıp kestirmeye başlamıştım ki, vallahi uyku ve uyanıklık arasında iken evde bir gürültü duydum. Birbiriyle şöyle konuşuyorlardı:
 
- Onu nereye koydu nereye?.. Sandığa koydu sandığa!..
 
- Açın sandığı açın! (Sandık açıldı) Hani o nerede?
 
- Sepetin içinde. Sepeti de açın!
 
- Onu açamayız ki. Onun üstüne Allah'ın ismi (besmele) okunmuş.
 
- Öyleyse onu olduğu gibi alıp götürün!
 
Böylece hurma sepetini alıp götürdüler. Cinler evden hurma sepetini aşırırken, onlara saldırmadığıma çok pişmanım.
 
İbn Asâkir: Tarîhu Medineti Dimaşk (Beyrut, 1995), 28/125
 
***
 
Hadîs-i Şerîf
 
Sehl (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
 
“Cennette, ‘er-Reyyan’ denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde yalnız oruç tutanlar girer; ondan oruç tutanlardan başka hiç kimse giremez. (Kıyamet gününde): ‘Oruç tutanlar nerede?’ denilir. Oruç tutanlar kalkarlar ve o kapıdan girerler. Onlardan başka hiç bir kimse buradan giremez. Onlar girdiği zaman kapı kapatılır, artık bu kapıdan hiç bir kimse giremez.” (Buharî, Savm:4, 2/226, Müslim, Sıyam:166)
 
Âyet-i Kerîme
 
Her kim dîn olarak İslâm’dan başkasını ararsa, asla kendisinden (bu yanlış dîni de, diyâneti de) kabul edilmeyecektir. Üstelik o, (fıtratında bulunan İslâm kabiliyetini işleterek sonsuz cennetleri ve nimetleri kazanma imkânına sahipken, kâfirliği seçip bu istidâdını iptal ederek ebedî azaplara dûçâr olacağından,) âhirette hüsrâna düşenlerdendir. (Âl-i İmrân Sûresi:85)
 
İslâm kelimesi, tevhid ve inkıyâd(; Allâh-u Te’âlâ’nın birliğini kabul edip gönderdiği peygambere itaat) mânâsında olduğundan, her peygamberin dini İslâm’sa da burada kastedilen, Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in getirdiği özel şeri’attır. Bu durumda mânâ: “Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) gönderildikten sonra her kim onun şeri’atından başka yol arayışına girerse, onun bu yolu, kendisini Allâh-u Te’âlâ’nın rızasına ve mükâfatına asla ulaştırmayacak, üstelik cehennem azâbına düşürecektir” şeklindedir.
 


Etiketler; #merve gür
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.