BEN MECBUR KALSAM KENDİ KENDİME DE DOĞURURUM DA…

Çanakkale’de bir süt çiftliğinin sahibi, geçtiğimiz günlerde, yeni doğum yapmış bir inek ile yavrusunun videosunu paylaşarak, ineklerin kendi kendilerine doğurabilmeleri üzerinden...

287 0

Dilek Akşen

Dilek Akşen

Çanakkale’de bir süt çiftliğinin sahibi, geçtiğimiz günlerde, yeni doğum yapmış bir inek ile yavrusunun videosunu paylaşarak, ineklerin kendi kendilerine doğurabilmeleri üzerinden bir güzelleme yapmış. İsminin bir önemi yok bu durumda!

Demiş ki; “İlk defa anne oluyor. Geçmişten hiç bir deneyimi yok. Yapayalnız kendi başına doğuruyor. Yavrusunun ihtiyacı olan ilk tıbbî müdahaleleri biliyor ve yapıyor. Doktor yok, hemşire yok, ben doğurdum kasıntılığı yok. İşini biliyor, özenle yapıyor, kapris yapmıyor. Saygıyı hak ediyor.”
Paylaşımın altında birkaç yorum yapılınca da şu açıklamayı yapıyor!

“Dişiye övgü idi muradım. Kendi ayakları üzerindeki mücadeleciye saygı idi amacım. Hanımefendi bir kadının yavrusu, hanımefendi kadının eşi, hanımefendi kızların babasıyım. Kadına neden vurayım? Baktığınız yer ve ruh hâli önemli! %90'ı dolu bardağın %10'unu konuşmak üzücü bir durum.”

2014 senesinde doğum yaptım! Çok sıklıkla, kızımı severken, ‘Ben doğurdummmm’ şeklinde seslenirim.  İlk defa anne oldum.  Memleket meseleleri gereği de sanırım son kez! Geçmişten hiçbir deneyimim yok! Kızımın ihtiyacı olan ilk tıbbi müdahaleleri bilip bilmediğimi bilmiyorum, zira hastanede doğurdum ama kucağıma aldığım andan itibaren onun dilini anladığıma eminim. Doğum esnasında bir ebe, iki hemşire iki de yardımcı hemşire vardı ve kapıda  eşim! ( Elinde yüz adet pipetin olduğu bir paket ile- o konu çok başka!)

Neyse!  Yani istese idim evde de doğurabilir miydim diye düşünüyorum, tabi ki doğururdum ama oluşabilecek binlerce riski göze almama gerek yoktu, hastane bir kilometre ötede sonuçta! İşin uzmanı var! Ama işimi bildiğime, özenle gittiğime ve hiçbir sağlık görevlisini yormadığıma yemin edebilirim, ne olacağını biliyorum çünkü.Ayrıca yoradabilirdim, insan doğuruyorum! Korkuyorum, heyecanlıyım!  Kapris yaptım mı, hımm! Yaptım, yüz pipeti ne yapacağım ben diye sorarken, biraz yaptım!

Ben doğurdum kasıntılığı! Kasılırım! Nereye doğru sürüklediğimizi bilmediğimiz, insanların da hayvanların da canlarının, yaşam haklarının gözetilmediği, yeteri kadar hatta fazla kalabalık olan bu dünyaya,  bunca zorluk, umutsuzluk ve mücadele içerisinde sapsarı bir prenses doğurdum! Korkmadım, nasıl bakarım demedim, işsiz kalırsam gelecek temin edemezsem demedim,  iş hayatına atılınca kızımdan ayrı nasıl kalırım demedim, ya iyi bir eğitim veremezsem demedim,  ya kocam beni öldürürse kızım öksüz kalırsa demedim. Ya kızım olur olmaz insanlarla karşılaşırsa,  ya ben onu koruyamazsam demedim.  Güzel insanlar, güzel aileler kurarsa, toplum da güzelleşir diye düşündüm, güzel bir insan yetiştireyim dedim. E dünya da zorluk çektim.  Hala da çekiyorum. O da öyle güzel bir zorluk ki… Kimseden de madalya beklemedim ama sayın İnek Çiftliği Sahibi, bırakın da biraz kasılayım ben! Ben doğurdum!

Sonra, o İşini bilen, özenle yapan, kapris yapmayan ve saygıyı hak eden inek var ya, sütü bitip, yaşlanmaya başladığında onu keseceğinizi ya da yavrusundan ayıracağınızı bilse idi, kısa sürede güdümlenir ve asla doğurmazdı!

Ben de bu sahibin niyetinin inek güzellemesi üzerinden kadınları eleştirdiğini düşünmüyorum. Biraz fazla yazmış sadece o kadar da. İneklerin anne güzellemesi yerinde olmamış sadece, talihsiz bir açıklama!

Ayrıca gereksiz bir açıklama daha yapayım. Ben kendi kendime de doğururum mecbur kalırsam da sen kendi kendine sünnet olamazsın!


Etiketler; #dilek akşen
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.