Padişah Olana Asmak ve Kesmek Niçin Serbesttir?

.

131 0

Ender Özgün

Ender Özgün

 
Bu sorunun cevabını Fatih devrine bakarak görebilmekteyiz. Sultan Mehmet, ikinci kez tahta çıktığında hükmünün meşruluğunu kendi cemiyetine kabul ettirene dek çok ince siyasi manevralarda bulunmuştur. Çandarlı Halil Paşa'nın onca itirazına rağmen İstanbul'u kafaya koyup almak için kendini yırtması, aldıktan sonra da hemen fermanlar çıkartıp bazı şeyleri yasalaştırması göze çarpıyor. Bunlardan en önemli ikisi, Çandarlı'nın infazı ve kardeş katli yasası.
Bugün bize canice gelen kardeş katli yasasını neden çıkartıyor? Aslında cevabı, geçmişten ders çıkaran birisi için oldukça basit: Mehmet, Kendinden önceki dönemde, fetret devrinde (1402-1413) Timur'a esir düşen Yıldırım Bayezıt'ın oğulları arasında ülkenin dağılma noktasına geldiğini ve kardeşlerin 15-20 sene boyunca birbiriyle didişmekten devlet meselesiyle ilgilenemediğini, nizamın bozulduğunu görüyor ve bu durumdan ibret alıyor. Fetret devrinde yaşanan dağılma süreci ve kardeşlerin fuzuli mücadelesi Fatih Sultan Mehmet'i böyle bir yasa çıkartmaya itiyor. Baktığımız zaman bu, o dönemin şartlarına göre çıkartılmış olan, ileriye dönük en öngörülü yasalardan biridir. Benzer durumların ilerde de tekerrür etmemesi için Sultan Mehmet böyle bir yasaya imza atmak zorunda kalmıştır.
Peki Çandarlı Halil Paşa neden idam ediliyor? Biraz literatür taraması yaptığımızda bu durumun, Çandarlı'nın sadece İstanbul'un alınmasına karşı çıkmasından dolayı zuhur ettiğini söyleyemeyiz. Çandarlı ailesi, o döneme nüfuz etmiş, belki de padişahla yarışacak düzeyde bir kudrete sahip olan, dönemin sözü geçen en etkin ailelerinden biri. Mehmet rüştünü ispat edene dek de zaten yeniçeriler Çandarlılara itaat ediyor. işin özü Çandarlı ailesi, hem ekonomik, hem askeri, hem de siyasi açıdan saray içinde inanılmaz bir mertebeye gelmiş. Mehmet'in tahttan inip tahta çıkmasında, Mehmet'in önünün yeniçeriler tarafından kesilmesinde hep Çandarlı Halil Paşa'nın parmağı var. Mehmet fetihten sonra bu siyasi rekabete son vermek için 'çat' diye uçuruyor Halil Paşa'nın kelleyi. Çünkü mutlak monarşiye sahip devlet düzeninde ikiliğe yer olmayacağını çok iyi kavrıyor.
Peki sonra ne oluyor? Devşirme sistemi, imparatorluğun vazgeçilmezi oluyor. Neden? Çünkü soy yok. Soylu bir aileye mensup olmayan, nasıl bir hayat yaşadığı belirsiz insanlar fethedilen topraklardan getiriliyor ve burada sıkı bir eğitimden geçtikten sonra sadrazamlığa kadar yükseliyor. Getirilen yabancı kökenli bu insanların arkasında ailesi olmuyor, devam eden soyu olmuyor... Dizisi olmasaydı hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz(!) Kanuni ne yaptı? İbrahim Paşa'nın kellesini aldı, naaşını denize attı ve işine baktı. Paşanın ardından hesap soracak, hakkını arayabilecek bir aile ferdi var mıydı? Soylu bir ailesi vesaire? Yok.
Burada çok ince devlet alışkanlıkları ve nizamı var. Mesela padişah, vezirlerine karşı uyguladığı, bazen keyfi bazense zaruri bu kelle alma işini halktan birine karşı yapamaz. Yaparsa karşısında kadıyı bulur, işin içine din adamları girer, ulema sınıfı girer, halkına zulmettiği anlaşılan padişah o tahttan yaka paça indirilir. Örnekleri var.
Ancak, vezirlerine karşı aynı durum geçerli değil. Siyasi tehdit olarak algılarsa kimseye hesap verme zorunluluğu olmaksızın oracıkta canını alır adamın. Ardından devam eden aile bağları da olmadığı için hiçbir şey yaşanmamış gibi herkes işine gücüne bakmaya devam eder. Bir başka örnek olarak, Yavuz'u gösterebiliriz. Yavuz Sultan Selim hükümdarlığı döneminde o kadar çok vezirinin kellesini almıştır ki, Anadolu'da sevilmeyen insanlar için bir dönem ''Yavuz'a vezir olasın inşallah'' diye bir söz türemiştir. 
Fatih-Çandarlı ilişkisi de böyledir.
Kardeş katli de söylediğim gibi dönemin koşullarında yapılması en isabetli ve zaruri işlerden biridir.
Tarih, günümüzün yargı değerleriyle irdelenemez ve incelenemez. Bize bugün aykırı gelen bazı vakalar, o dönemin yaşam biçimine göre gündelik bir rutinden farksız olarak vuku bulabilir. Kaldı ki daha 20. yüzyılda bile bunca vahşet ve soykırım yaşanmışken 15-16. yüzyılın siyasi olaylarına şaşırıp içerlemek akıl işi değil. Dünya tarihi, hiç kimsenin zihnindeki hümanizmle ölçülecek kadar da basit değil.
 


Etiketler; #padşaah
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.