Reklam

Dumansız Hava Sahalarının Son Durumu

.

195 0

Ender Özgün

Ender Özgün

 
Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı ülkemizde hatrı sayılır zamandır uygulanan yasalardan biri. Eskiden uzun yolcuklarda, otobüs içinde şoförler tarafından dahi içilebilen sigara, şu anda hususi araçlar içinde de yasaklanmış durumda. Peki ama, hususi araçlar içinde yasaklanmasına gelene kadar sigara yasağı şu anki haliyle gerçekten uygulanıyor mu yoksa bu iş biraz lafta mı kalıyor, gelin ona bakalım.
 
Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı, aslında tam manasıyla hayata geçirilebilmiş bir durum değil. Bu yasağın ilk çıktığı günden bugüne değin pek bir değişim göstermediği de aşikar. Çünkü senelerdir, gerek mevcut mekanlar, gerekse sonradan inşa edilenler sigara yasağı göz önünde bulundurularak sözde üstü açık - kapalı olmayan yapılar şeklinde inşa edildi. Örnek vermek gerekirse, bugün çay-kahve içmeye bir yere gittiğiniz zaman, sizi çoğunlukla iki şekilde karşılıyorlar: Oturulacak dış mekan ve iç mekan. İç mekana geçtiğinizde sigara içilmediğini zaten fark ediyorsunuz fakat daha havadar olan dış mekana oturmak istediğinizde ise, ortamın dumandan boğulduğunu görüyorsunuz. Kapalı olan iç mekan genelde sıkıcı ve havasız olduğundan, bu sefer havadar fakat sigara dumanlarıyla boğulmuş dış mekana geçmek zorunda kalıyorsunuz. Bu noktada sıkıntı şurada: Sigara yasağı, aslında şehir hayatı ve sosyal alanlar içinde sigara kullanan insanları teşvik edecek şekilde uygulamaya geçirilmiş. Yani sigara içenler için alttan alta verilen mesaj ''Böyle bir yasak var ama siz rahatınızı sakın bozmayın, biz mekanın üstünü açılabilir yapıp sizin sigara keyfinize asla ket vurmayacağız.'' şeklinde... İşin özü, burda sigara içen insanlar cezalandırılması gerektiği yerde, bilakis havadar mekanlar onlara tahsis edilerek onların bu davranışı adeta ödüllendiriliyor. Sigara içmeyen insanlar, kapalı ve sıkıcı, kimsenin oturmadığı iç tarafa oturmak zorunda kalıyor veya hiç oturmadan tepkisel olarak kalkıp gidiyor.
 
Benzer durum feribotlarda, duraklarda, farklı bekleme alanlarında ve benzeri yerlerde de geçerli. Durakta otobüs beklerken ortalama 15-20 kişi içinde birisi sigarasını yakıyor ve herkes o dumanı teneffüs etmek zorunda kalıyor.
 
Başlangıçta, feribotların sadece iç oturma kısımlarında bu yasak uygulanırken, artık dış kısımlarında da uygulanıyor fakat yasağa uyan var mı diye şöyle bir baktığınız zaman, hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Yaz aylarında feribota binip dış kısımdaki yerlerden boğazı seyretmek, sırf bu dumandan dolayı imkansız hale geliyor. 7/24 sigara içme yasağı ile ilgili anons yapılsa da, cezai yaptırım uygulanmadığı için değişen bir şey de olmuyor.
 
Hiç kimse, bir başkasının nefes hakkına girmeyi kendinde bulmasın. Sigara yasaklarının artarak devam etmesi taraftarıyım fakat bu şekilde olmaz... Yasak getiriyorsan, denetimini de yapacaksın. Sigara, kamusal haklara alenen tecavüzdür. İvedi bir şekilde bu duruma cezai tedbirler ile son verilmelidir.
 
Hüseyin Nihal Atsız'dan ufak bir alıntı yaparak yazıyı bitirelim: ''Ben sigara içmem, dumanından tiksinirim. Vapurda, dolmuşta beni en çok rahatsız eden nesne ağzı emzikli vatandaşlardır. Eskiden, yürürken bile ağzında sigara taşıyan yalnız Köprülü Fuat'tı. Şimdi hamalından cici bayanına kadar herkes Köprülüzade oldu. Herif, sırtındaki 150 kiloluk yükün altında canı burnunda yürürken bile ağzından sigarasını eksik etmiyor. Ciğer kanseri yaptığı artık anlaşılan sigaraya düşmanım.''
 


Etiketler; #dumansız
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.