Reklam

GÖZLERİN SARMALI

Herkes gibi havaların ya da gezegenlerin etkisiyle, havanın yağmuruyla, sonbahardır mevsim belki yer yer güneş açıyordur ve aklımıza olmadık şeyler geliyordur.

156 0

Şemsettin Solak

Şemsettin Solak


Herkes gibi havaların ya da gezegenlerin etkisiyle, havanın yağmuruyla, sonbahardır mevsim belki yer yer güneş açıyordur ve aklımıza olmadık şeyler geliyordur. Gerçek sevgiyi tanımlamak geliyordur aklımıza ve belki de tatmayı istiyoruzdur. Kalem yazarak anlatmaya çalışır. Hüzünlü alaca karanlık sonbahar sabahında güler bir yüzü arar gözler. Ruh ile bedeni akort etme zamanıdır ve biraz da zordur.
       Belki okuduğun ve belki de yaşamışlığın olduğu duygu yoğunluğu bir müzik eşliğinde çıkar ortaya. Anlatması heyecan veren duygular elinizde olmadan sizi kontrol eder. Kaptanlık senden alınmıştır.
      Bir fincan kahveyi yudumladığım kafede iki çift gözün birbiriyle kenetlendiğini gördüm. Daha ne olabilir ki?
      Onlar sevmek, sadakat,saygı,güven, gezmek, ilgi görmek, ayrılmamak ve evlenmekten söz etmiyorlar. Adeta gözleriyle birbirinin derinliklerinde geziyorlar. Çok ayrı dünyadalar.
     Bizler kahvenin kokusuyla keyifliyken, denizin maviliğiyle göğün maviliğini birleştirme gayretindeyken bir an o gözlerden ikisiyle yer değiştirmeyi düşünüyorum.
    İnsan sevmekten vaz geçer mi?
Kıvamında ya da yoğunluğunda ölçü bilinir mi?
Olsa olsa sadece acısında ölçüdür olan bitenler.
  Taraflardan biri duygu çemberinden ayrılamıyorsa, bu onu kazanmaktan çok, aklını kaybetmemek ve kalbini sakinleştirmek içindir. Zaten çok da uzağa gidemez firenler.
     Can yakıcılık halinin, gerçekten gerçek yaşananla ilgisi olmayabilir. Can yakmak istemez. Evrenin insana en büyük armağanı olan aşk duygusu yerini doldurabilir. Herkesle barışık, herkese yardıma hazırdır, coşar ve kendini dahi terk eder. Kavuşamamanın da olduğunu bilerek içindeki çırpıntılara kulak vermek zorundadır.
    Aşk bazen küllenir ama her an ortaya çıkabilir. Kaybolmayı bilmez. Az bir rüzgâr yeter. Yıllarca küllerin altında mahkûm olsa da hatırlanır.
    Aşk ortamında dilden çıkan kötü sözler dahi gerçek değildir. Yoğun sevginin şaşkın halidir.
Tarafın hayali, onun gelmesidir. Kavuşmaya dair bir saniyenin duasındadır esasen. Hatta o kadar komiktir ki, gerçek bir aşık, aşık olunan gelip “Evlen benimle” dese hazırlıksız yakalanabilir ve dahi arkasını dönüp kaçabilir.
  Kim yeniden doğmak istemez ki?
Yeni bir aşk yeniden doğuşun habercisidir.
 Kim deli dana gibi coşmak istemez ki? Hele ipini de koparırsa!
Tanıyorsanız her halini, hiç olmadığı bir hal içine girmişse unutmayın o gerçek aşkın ettiğidir, müsamaha gösteriniz.
Elbette en acı olanı kavuşamamaktır.
  Hele reddedilmişse! Yarım kalmışsa.
  İki duvarın arasında sıkışıp kalmak gibidir. Gücü nereye kadar dayanır.
Bir daha böyle sevemeyeceğini düşünmek ve aslında bir daha böyle sevmek isteyip istemediğinden emin olamamaktır. Bu aşk gül açana ya da kül olana kadar ulaşılmaz haldedir. Diğerine aynı aşkla karşılık vermek zorunda olmadığını, bu yangının içinden söyleyebilir.  Aynı aşkı bulamamak yaksa da, bunu sineye çekebilecek kadar olgundur artık.
Hepimizden Hepinize Selam Olsun
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.