Reklam

İhlas Suresi ve Cennet

Vakti zamanında Allah erenlerinden birinin bir gün oğlu vefat eder. Daha o gece rüyasında oğlunu Cehennemde azap çekerken bitmiş tükenmiş bir halde gören ermiş, derin bir üzüntüye boğulur

659 0

Merve Fıçıcı

Merve Fıçıcı

 
 Ertesi akşam yine görür. Fakat bu defa oğlu Cennet köşklerinden birine kurulmuş neşe içinde yüzmektedir.
 Merak içinde kalarak sorar.
"Ey oğlum, seni dün akşam Cehennemde, bu akşam da Cennette gördüm. Bu nasıl iş, bunun sebebi ne?
Babasının bu sorusunu oğlu, şu sözlerle cevaplandırır.
"Bugün mezarlığımıza muhterem bir mümin uğradı. Üç defa ihlâs sûresi'ni okuduktan sonra sevabını bütün yeryüzü ölülerinin, ruhlarına bağışladı. Benim payıma düşen sevapla işte gördüğün gibi Allah (c.c.) beni Cennetine koydu."
Yüce Allah (c.c.) cümlemizi İhlâs Suresi'ni okuyarak hem bu dünyanın, hem de öbür dünyanın çile ve sıkıntılarından uzak kalan kullarından eylesin, âmin.
 
***
 
 
Ağızdaki Taşın Hikmeti 
 
 
Birgün Hazret-i Ebû Bekr (r.a), hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin (s.a.v.) huzûr-ı şerîflerinde, se'âdetle otururlarken; Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba'zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se'âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:
 
- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.
 
Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn 's.a.v.' buyurdu ki:
 
- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, Allahü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la'înin olduğu yerde, ben durmam.
 
Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a) ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat'î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.
 
 
***
 
Ebû Hüreyre (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
 
“Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin, yemesini içmesini bırakmasına Allâh (c.c)’ın hiç bir ihtiyacı yoktur.” (Buharî, Kitabu’s-savm:8, 2/228)
 
***
 
 
Ey iman etmiş olan kimseler! Sizi rızıklandırmış olduğumuz şeylerden (bazısını zekât olarak hayır yolunda) infakta bulunun; büyük bir gün gelmeden önce ki, kendisinde ne bir alış-veriş (yoluyla, kaçırılanı telâfi fırsatı) vardır, ne bir dostluk (nedeniyle müsamaha ve yardım) vardır ve ne de (Allâh (c.c)’dan izinsiz) bir şefaat (ve aracılık imkânı) vardır! (Zekâta inanmayarak veya hafife alarak Allâh-u Te’âlâ’nın emrini inkâr etmiş olan) o kâfirler ise, (muhtaç kalacakları gün için yatırım yapmadıklarından, kendilerine yazık eden) zâlimler ancak onlardır. (el-Bakara Sûresi:254)
 
***
 
“Her kim (cihat vazifesinde iken) Allâh yolunda bir gün oruç tutarsa, Allâh onun yüzünü (vücudunu) yetmiş yıl cehennem ateşinden uzaklaştırır.” (Buharî, Cihad:36, 3/213, Müslim, Sıyam:167-168)
 
***
 
"Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru, iyilerle birlikte cennete koy. Ey sınırsız güç sahibi! Ey günahları çok bağışlayan! Ey âlemlerin Rabbi!"
 
***
 


Etiketler; #ihlas
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.