Reklam

İnsanoğlunun Yarattığı En Kapsamlı Hayal

Homo sapiens dediğimiz insan türü birbiriyle etkileşim halinde yeryüzünde yayılım ve faaliyet gösterdikçe türlü şeyler icat etmiş.

511 0

Ender Özgün

Ender Özgün

Homo sapiens dediğimiz insan türü birbiriyle etkileşim halinde yeryüzünde yayılım ve faaliyet gösterdikçe türlü şeyler icat etmiş. Kendi hayatını kolaylaştıracak basit araç gereçlerden tutun da ideolojik inanç sistemlerine kadar her şey insan türünü, diğer canlılardan farklı kılan insanın eşsiz zekası sonucu ortaya çıkmış. Bir araziye çit çekip ''burası benimdir'' şeklinde basit bir sahip olma dürtüsü ile başlayan sürecin; devletlerin, hükümetlerin, bayrakların, sembollerin, dinlerin ve paranın keşfi ile devam ettiğini görmekteyiz. İmgesel bir şekilde soyut olarak önce zihnimizde canlandırıp sonrasında bunları çok iyi bir şekilde kurgulamışız. Kanun ve nizamlar bir şekilde var olduktan sonra herkes ona göre hayatını şekillendirmeye ve yaşamaya başlamış. Belki de, kurgu da olsa bu kanun ve nizamlar sayesinde insan denen canlının basit dürtüleri toplumda sıkıntı yaratmayacak şekilde törpülenmiş. Sosyal varlık olmamızı sağlayan en önemli faktörlerden biri de bu.
 
Peki ama yeryüzündeki tüm insanların inandığı ve güvendiği yegane şey nedir?
Adalet mi?
Devlet mi?
Din mi?
Tanrı mı?
Aslında baktığınız zaman hiçbiri değil. İnsanların bu dünyada ve bu zamanda inandığı tek şey para! Bir insan ''adalete inanmıyorum'' diyebilir, kimse yadırgamaz. Bir başkası dine inanmadığını söyleyebilir, yine kimse yadırgamaz. Bir başkası Tanrı'ya inanmadığını belirtebilir, yine problem yoktur. Fakat bugüne kadar kimse ''paraya, paranın gücüne inanmıyorum'' diyememiştir. Halbuki size de çok komik gelmiyor mu? Cebimizde veya elimizde fazlaca bulundurup sürekli haşır neşir olduğumuz zaman kirinden dolayı tiksinti duyup ellerimizi yıkadığımız, uzunca bir müddet bizde kaldığı zaman bozulup tahrip olmaya başlayan paradan söz etmiyor muyuz?
 
Bana soracak olursanız dünya tarihindeki en ilginç ve bulunduğu tarihten bugüne kadar da geçerliliğini hâlâ korumayı başarmış nesnelerden biri paradır. Altın ve gümüşten kağıt paraya evrilmesi ise daha da trajikomik. Altın ve gümüşün bir geçerliliği, değeri, az bulunan parça olma özelliği vardı. Peki ya kağıt paranın ne özelliği var? Üstünde basit birkaç rakam ve yazı olan, boyalı bir kağıt parçası. Genelde yeşil renkli olanları bugünlerde daha çok makbule geçiyor. İnsanlar bu boyalı kağıt parçası için eşyalarını veriyor, arabasını veriyor, evini veriyor, arsa-arazisini, bağını-bahçesini veriyor... Elinde sahip olduğu ve özünde onu daha mutlu eden somut şeyleri aslında sadece zihnimizde kurguladığımız ve gücüne inandığımız için kağıt parçasına çevirmekte beis görmüyor.
 
Bu kadar soyut bir nesnenin, hayatımızda bu kadar yer edinmesi ve bizim için vazgeçilmez olması nasıl açıklanabilir? Bence dünya, ''paraya inanmıyorum'' diyen insanların sayısı arttıkça daha yaşanabilir ve daha gerçekçi, daha doğal bir hale bürünecek. Şu haliyle yaşadığımız dünya birtakım hayal ve soyut şeyler yüklediğimiz anlamsızlıkların altında can çekişiyor. Gerçeklik algımız bir kağıt parçasının peşinde koşmaktan alt-üst olmuş durumda. Gelecek yüzyıllarda ise insanoğlu sanal parayı daha da önplana çıkartarak bu soyutluğu farklı bir boyuta taşıyacak gibi duruyor.
 
Bence en güzeli takas sistemine geri dönelim. Yoksa bu hayal aleminde bir kağıt parçası uğruna birbirimizi yemeye devam edeceğiz.
 
 


Etiketler; #hayal #homo
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.