İnternetin Yuttuğu İnsanlar

.

111 0

Ender Özgün

Ender Özgün

Daha önceki ''kaydet, yükle, paylaş'' konu başlıklı içeriğimde sosyal medyanın modern toplumları ve bireysel olarak da insanları ne hale getirdiğinden söz etmiştim. İnternetin bizden çalıp götürdüğü en büyük şeylerden biri de sabır ve okuma alışkanlığı oldu. Nedir bu sabır ve okuma alışkanlığı ya da daha doğru bir ifadeyle ''sabırla okuma alışkanlığı''?
Bugünkü sosyal medyada aktif olarak kullandığımız tüm platformlar daha çok etkili bir görsel ve minik birkaç cümleden ibaret oluyor. Örneğin facebook'ta upuzun bir yazı yazsanız kimse onu okumaz. İnsanlar, kendilerinde o yazıyı okuyabilecek ne enerji bulabilir, ne de vakit. O yazı, başparmağın ucunda hızla kaydırılarak göz atılmadan geçilir. Aynı durum instagram'da da geçerlidir. Orada da yazı paylaşılmaz, fotoğraf ve kısa videolar hakimdir. Benzer bir durum twitter için de geçerlidir, öyle ki orada kendinizi ifade edebilmek için sadece birkaç cümle kurabilirsiniz... Çünkü karakter sınırlaması vardır. Yani belli bir harf miktarına ulaştığınızda sistem daha fazlasını yazmanıza izin vermez.
Peki böyle olunca ne oluyor? Bir kere en başta psikolojik olarak tüketim toplumu haline geliyoruz. Çok hızlı ve anlık olarak paylaşılan şeylere jet hızıyla bakıyor, yeni bir şeyler paylaşılmış mı diye mütemadiyen sayfaları yenilemek durumunda kalıyoruz. Bu durum, insan zihnini köreltiyor ve yaratıcı düşünceyi öldürüyor. Çünkü artık en saçma ve bayağı paylaşımlarımıza bile onlarca, yüzlerce beğeni geliyor. Sanal dünyadaki her beğeni, zihnimizde suni dopamin (mutluluk) salgılıyor. Suni dopamin salgılandıkça internete olan bağımlılığımız daha da artıyor. Özgün ve kalıcı, nitelikli şeyler üretmekten hızla uzaklaşıyoruz.
Gelelim işin en trajik kısmına: Vapurda, otobüste, bankta, parkta vesaire... Eline kitap alıp okuyan gün içinde kaç insana denk geliyorsunuz? Artık kitap okumak ciddi bir külfet haline geldi!
Çünkü internette aşırı hızlı şekilde paylaşılan şeyleri, aşırı hızla tükettiğimiz için satır satır, sayfa sayfa kitap okumak bize eziyet gibi geliyor!
Toplum olarak kitap okuma alışkanlığımız zaten kayda değer boyutlarda değildi. Ancak teknolojik bolluk içinde dünyaya gözlerini açan yeni nesiller; bir önceki nesillerden çok daha kötü bir durum içinde bulacaklar kendilerini. Sabır, enerjiyi ve odak yönünü doğru kullanma, doğru şeylere doğru anlarda vakit ayırma gibi faaliyetler artık toplumun büyük bir bölümünde kalmadı. Bu çılgın internet tüketimi ve kitaplara olan ilgisizlik, en çok da kendimizi ifade etmeye çalışırken ve birbirimizi anlamaya gayret gösterirken, kullandığımız kelimelerin darlığı ve yetersizliği ile birlikte yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor... Yediğimiz tokatlara rağmen rutin alışkanlıklarımızı değiştirmek için de hiçbir çaba sarf etmiyoruz. Çünkü zihnimizde suni bir tat bırakan, müptelası olduğumuz o bayağı alışkanlıklarımız aslında bizi esaret altına almış durumda. Öyle bir hale geldik ki, resmen Antik Mısır'da olduğu gibi yazılarımız bile neredeyse çeşitli sembollere, komik ifadelere inmiş ve birkaç görselden mürekkep hale gelecek seviyede bulunuyor. Bunu Fark edebilen ve bu teknoloji dünyasında alışkanlıklarını kırıp değiştirmeye çalışan insanlara kolaylıklar diliyorum.
 


Etiketler; #daha
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.