Reklam

Mehmet Daniş’e ve Bülent Turan’a sitemli selam

Sitemli selama geleceğiz. Şu belediye başkanları ve teşkilatlar meselesini bitirelim

1818 0

Mustafa Atmaca

Mustafa Atmaca

Öncelikle yeni kurulan İYİ Parti’yle ilgili bir kısa söyleyeceğim var.
Bence adı İYİ olmuş.
***
Urfa’da, 18 Mart Çanakkale Zaferi için konferansa gitmiştim. Kültürlü, saygılı, bilgiye ve bilgiliye hürmetli insanlarla karşılaşmak ve tarihten, kültürden, şiirden, müzikten, hele de 3.Selim’in icat ettiği Türk Müziği makamından muhabbet etmek, müthiş bir zenginlikti.
Benim ilgimi görünce…
Zaten konu da Çanakkale olunca…
İki önemli bilgiyi bana aktardılar:
Birincisi; Çanakkale Şehitlerine Kürtçe ağıt idi.
Bu ağıtı yayınladım.
1915’de Çanakkale’de şehit düşen kahramanlarımız için yazılmış ağıt, ezgisiyle söylendi ve beni ağlattı. Kürtçe anlamıyordum, ama ezgisindeki yanıklık içime işledi.
Bir şey daha eklediler:
Günümüzde de asker ölümlerinin ve genç vefatlarının mevlitlerinde, yöreye ait o Kürtçe yakılan Çanakkale Şehitleri ağıtı okunuyormuş.
Derken…
Biri yanıma yanaşıp ikinci konuyu çıtlattı:
“Süleyman Şah’ın ilk otağ kurduğu yeri görmek ister misin?”
İstemez miydim!
Bir gün sonra götürdüler.
O sahneyi de yazmıştım.
Orada gösterilen Kayı Boyu’nun ilk mezar taşlarıydı. İki metreyi aşan taşların üstünde, zamanın acımasızlığıyla örselenmiş ve törpülenmiş gibi aşınmış izler vardı.
İYİ Parti’nin amblemini görünce, tıpa tıp o mezar taşlarının üstündeki işaretler olduğunu gördüm.
İYİ Parti’yi kuranlar Kayı Boyu mensubu mudur bilmem, ama İYİ Parti adı iyi olmuş.
Hayırlı olsun; ne diyelim.
 
50 Bülent Turan çıkarsaydık, 50 Ersümer, 50 Ülgür Gökhan…
Siyaseti bırakmış Sayın Ersümer’in, bu kadar yıl sonra sütunumuzda ne işi vardı?
Yeni bir siyasi çalışma olduğunda, Çanakkale’de neden akla geliyor, getiriliyor?
Bir siyasetçinin adı geçiyorsa, diğerleri üstünü örtemediğindendir; çünkü siyaset mevtası çabuk unutulur.
Yeri doldurulsaydı Ersümer bugün konuşulmazdı.
İYİ Parti içinde az çıngar çıkmamış.
Keşke 50 Bülent Turan çıkarsaydık, 50 Ersümer, 50 Ülgür Gökhan konuşsaydık!
Çanakkale adam yetiştirmiyor mu?
Bizim kişilerle işimiz yok.
Biz siyasetçinin, siyasetçi de bizim hayatımızda olsa ne olmasa ne?
Ancak, siyasetçiler anasına söveni de rahmet okuyanı da bilmesi gerekir.
***
Babasından, amcasından, oğlundan, kızından, arkadaşından, kardeşinden, akrabasından…
Görevlisinden, teşkilatından, tayin ettirdiği bürokratından…
Yaptığından yapmadığından…
Siyasetçi sorumludur.
***
Halk ile Bülent Turan arasına duvar örenler değil, her çiçekten oluşmuş bir bahçe sunanlar onu Çanakkale’deki siyasette var ya da yok eder.
Hoşuna gidenleri çok dinlemiştir siyasetçiler, biz siyasetçilerin birikimleriyle daha iyi hizmet vermeleri için, titreyip kendilerine gelmelerini, geldikleri yeri unutmamalarını ve sorumluluklarını hatırlatmak üzere yazıyoruz.
***
Mehmet elbette danışır, Ayhan da gider
Mevcut milletvekillerine ve özellikle Mehmet Daniş’e, Adatepelilerin “Selamı” var.
Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, temerrütlü tahsilat talepleri oluşturulacağına dair mesaj atıyormuş.
Fırtına/dolu zararından bahisle;
Geçen dönemden kalan zarar ziyan için, söz verilen ödeme ertelemesi bekleniyormuş.
İlgilerini istiyorlar.
Adatepeli vatandaş, “Bakan Yardımcısı”nı biliyor.
Bizim söylediğimiz tam da budur:
Teşkilatı yok mu belediyesi yok mu bu AK Parti’nin. Vatandaşla teması yok mu?
Sonra da yazdık diye laf ediyorlar!
Söylediler, biz de yazdık.
Yoksa…
Arının yuvasına çöp sokmak bize mi kaldı!, bize ne faydası var!
***
“Soranlar dağları aşar mı aşar
“Sormayan düz yolda şaşar mı şaşar…”
Hatırladınız mı bu türküyü;
Arif Sağ söyler.
Diğer siyasetçiler Mehmet Daniş ve Ayhan Gider’e gelince…
Mehmet elbette danışır, Ayhan da gider kardeşim.
Kendilerince, sessiz sedasız işlerini…
Pardon…
Siyasetlerini yapıyorlar.
 
Bu “Nokta!” mühim, anlayana…
Gazeteye gelirken, sabah çevrilen benim.
Yolu, iş durumunu, çamuru, beton yığınına dönen şehri, partiyi, milletvekilini, belediye başkanını…
Kim hakkında ne sorulacaksa bana soruyorlar.
Neden?
Çünkü yazıyoruz.
Halk kendisini dillendirdiğimizi görüyor.
Siyasiler ise o halktan koptular; taşıma partilileri halk sanıyorlar!
Siyasetçi duymak istediklerini söyleyeni dinliyor ve seviyorsa…
İşi gerçekten zordur.
***
İşim düşerse…
Aman ses çıkarmayayım…
Aman bana ne, ne halleri varsa görsünler…
Aman bana mı kaldı…
Benzeri sözler benim için geçerli değildir.
Yazarım, söylerim, düzeltilmesi için örnek gösteririm.
Siyasetçi yazdığım için kızmasın, akılıysa yazmazsam üzülsün.
“Cahilin takdiri ulemanın canını sıkar” derdi eskiler.
Ulema…
Yani bilgililer, bilgeler…
Bilge; “Neden beni cahiller takdir ediyor, da bilginler takdir etmiyor!” diye üzülürmüş.
Siyaseti bilmeyen; göbeğinden, midesinden, makamından, çıkarından, gelecek hesabından bağlı olanların söyledikleriyle, siyasetçi ancak uyutulur.
Uyutanlar zaten uyutmaya alışkındır, sonra da uyutacakları olacaktır; daha öncekiler gibi.
Ey siyasetçiler…
Sizi uyandıranlardan uzaklaştıkça, uykunuz o kadar derin, düşeceğiniz siyaset çukurunun derinliği de o derece fazla artacaktır.
Nokta.
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.