Şaşırmışsın Mutan başkan be ya!

İyi misin Mutan kardeş! O nasıl basın toplantısı öyle! Kulaklarımıza inanamadık.

1037 0

Çavuş Bilir

Çavuş Bilir

Demokratlık, demokrasi, delege seçiminin çarşaf listesi…
Milletvekilliği seçimi…
İl, ilçe, belediye ı başkanlıkları seçimi…
Delege…
Çarşaf liste…
Kafayı mı yedin başkan Mutan!
Sabah sabah jilet gibi zihnimize çimdik attın, sözlerin uyuşmuş düşüncelilerin huzurunu kesmiş olmalı.
***
Hangi çağda yaşıyorsun?
Ne diyorsun öyle?
Seni severiz.
İyi bir adamsın.
Ama sen kafayı mı yedin be yaaa…
Parti içi demokrasiymiş!
Sen ne dersin Mutan başkan, eski köye yeni adet senin neyine!
Herkes birbirine benzeyince, sen aykırı kaldın be yaaa…                                       
***
Durun durun!
Kafalar karışmasın!
Eskiden deyince…
Eski karışmasın.
Öyle bir şey hatırlıyorum.
Evet, evet…
Kafa karışır diye açıklayayım:
İki tane eski var.
12 Eylül öncesi ve 12 Eylül sonrası.
12 Eylül öncesi, hatta biraz da sonrası, yani birkaç yıl, insanlar mahalle delege seçimlerini bile kahveye ya da partiye sandık koyar da yapardı. Listeler üstünden “Ben daha iyisini yaparım” iddialı parti içi mücadele, daha delegelerin seçiminde başlardı.
Eskiyi bir tane değil, karıştırmayalım yani…
***
Siyaset iddia sanatıdır.
Siyasetin asıl iddia sermayesi, “Ben daha iyiyim, daha iyisini yapacağım” kalmadı, “O benden daha kötü” yü versek olur mu?
Lafa bakın!
“O benden daha kötü!”
***
Hep kötülemek!
Hep kötülemek!
Sonra da “o benden daha kötü” demek, nasıl da berbat ve sakat anlayış olursa olsun, günümüzde geçerli hale geldi.
Sen daha kötü olabilirsin arkadaş!
“Biz daha iyisini, daha başarılısını, daha namuslusunu, daha demokratını, daha... daha… daha… güzelini, iyisini arıyoruz”
Gel görelim koltuk sıcak, makam havalı, muhabbet kavi!
Gelmesin kimse demokratlıkla, Mutan başkan sen olsan dahi!
***
“İSTİFA EDER BAŞKANLIĞA ADAY OLURUM”
Siyaset acayipleşti.
Gelmişse gitmek istemeyen, ama ülkeye demokrasi isteyen, gel görelim parti içinde demokratik yolları kapatan siyasi anlayış, nerede olursa olsun da CHP’ye yakışmıyor.
Demokrasiyi cumhuriyeti getirdiği iddiasıyla lam lum eden parti, bazı yerlerde göstermelik parti içi yönlendirmeli önseçimler yapsa da genelde polit büroya dayanan, gizli sivil dikta rejimleri gibi duruyor.
Düşün bakalım ey parti üst yöneticisi…
Adını demokratlığa çıkaracaksın, kendini demokrat diye pazarlayacaksın, sonra da parti içi demokrasiyle güçlenecek iddialı adayların önünü, dolayısıyla da partinin gelişimini engelleyeceksin, öyle mi?
Sebep?
Parti bölünmesin ha!
Asıl öyle yaparsanız bölünür.
Demokratlığı yalan kasasında, ipliği Pazar damında menfaat şarlatanı adamlar ayrılır.
İddiası olan partiden ayrılmaz.
Bir gün halk beni anlar diyen ayrılmaz.
Kendimi kabul ettiririm” diyen bir yere gitmez, “Parti başarılı olsun da sıra bana gelirse…” der beklentisini yükseltir.
Partinin önemsemediği, dışladığı insanlar partiden ayrılır.
Umudu kalmayan çeker gider.
Partiye inancını yitirten ne haliniz varsa görün der kenara geçer.
Siz partiyi asıl öyle bölersiniz.
Havalı partilileri istemeyen küser; partiye oy verir, ama iştiyakla çalışmaz.
Geriye kalanlar bize yeter diyen zihniyetle de siyaset ancak olduğu kadar yapılır.
Mutan da yeni keşfetmiş değildir, artık bıçak kemiğe dayanmış olmalı ki, yeter dercesine isyanda.
“Kimse olmazsa, istifa eder başkanlığa ben aday olurum.”
Ne diyorsun başkan Mutan!
***
Sen kendini ne sandın Mutan kardeş!
Oyun içinde oyun var, bu siyaset cambazlarının bin türlü huyu var!
Bilmiyorsan ben söyleyeyim…
Bilip de söylemiyorsan ben söylemiş olayım:
Başkasıyla seçimi kazanacaklarına inansalardı, başkan kusura bakma da seni aday yapmazlardı.
 “Ağacın gölgesinde uyur da marifeti kendinde sanır” derdi rahmetli babam.
Partinin ölüsü yanında, senin adın üstünden seçim kazananlar var.
***
TÜZÜK DE ÇARŞAF LİSTE VAR
Basın toplantısında, Mutan başkan çarşaf liste dedi.
Tüzük de çarşaf liste diyor dedi.
Yeter dedi.
Kimse blok liste demesin demeye getirdi.
Çağdaş siyaset anlayışına yakışır şekilde yapalım delege il, ilçe, belediye, milletvekili, seçimlerini dedi.
Sıkış tepiş kongre yapmayalım, gerekirse Kolin Otel’de yapalım dedi.
Atamayla bir yere gelmek istemiyorum dedi.
Halkın olmadığını istemediğini söyledi.
***
Kendi söyleyip kendi mi dinledi, işte orasını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Mutan yalnız mıdır, göreceğiz.
Parti içi demokrasiye inanan, öylece de ülkeye demokrasiyi isteyen samimi demokratlar Sayın Mutan’ı
anlamış mıdır ve desteklerler mi biz de anlayacağız.
Bildiğim, demokrasiden bahsedenler, ülkeye demokratik haklar zedeleniyor diye AK Partiyi suçlayanlar, parti içi demokrasiyi işletmelidir.
Öylece belki diğer partilere de örnek olunur.
Bu merkez siyaset yöntemiyle, halk çocuklarının kendini sevdirerek kendi başarısıyla Meclis’e girmek yolu kapatılmıştır.
***
“BÜLENT TURAN’A TEŞEKKÜR…”
İlginç bir konuşma daha oldu.
Gültekin Yıldız, başkan Mutan’ın Bülent Turan’a teşekkür etmediğini söylemiş.
“Sen aday olacaksan benim üstümden olmaz, Bülent Turan’ı aşacak kimse varsa oraya git, ama öyle biri yok. Bülent Turan ile işini gör, başkan ol. Beni katma. Ben Bülent Turan’a teşekkür ettim.” dedi ve yine teşekkür etti.
Bendeniz de Güçsüzler Yurdu açılışında teşekkür ettiğini duymuştum.
En iyisi…
Burada keselim.
Keselim de son sözümüzü de söyleyelim:
Sen de iyi düşün başkan, Mutan bey kardeşim.
Her ne kadar sık sık görüşmüyorsak da hizmet etmeye uğraştığına halk inanıyor.
Mahkeme kadıya mülk değil.
İnsanoğluyuz gelir geçeriz, kuş misali konar göçeriz. En iyisini yapmaya talip olmak gerekir. Ortaya iddia koymak, demokratlıkta ısrarlı olmak, sorumluluğa talip olmak, demem odur ki adam olmaktır.
Çünkü…
İnsanlar kişisel haklarıyla doğar, ama toplumsal ödevleriyle yaşar ya da yaşamalıdır.
30 vagon da olsa bir lokomotif gerekir.
Vagonlar birbirine benzer, lokomotif ayrılır, farklıdır.
Halk yığınlarının doluştuğu vagonları lokomotif olan önderler taşırlar.
“Düş önümüze Mutan” derlerse, geri durma.
İddialı olarak, halk sen ve senin gibileri özledi.
Kaybedersen de galip sayılır bu yolda mağlup Başkan Mutan.
Minnetli olan hiç olmasın!
 
 
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.